İş İnsanı Mehmet Pamuk’tan gümrük vergisi ve Oda aidatı tepkisi

Ticaret Sanayi Odaları üyelerin sorunlarından, piyasa gerçeklerinden uzak, sadece aidat toplayan bürokratik yapılar haline geldiğine ileri süren Pamuk, “Mecburi oda üyeliği meselesi ciddi biçimde tartışılmalı. Odalar arpalık olmaktan çıkarılmalı "

“Gümrük vergisi üretim politikası değil, gelir tahsilatıdır”
BEKİR ŞAHİN

Pamuk Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Pamuk City Otelcilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Pamuk, 30 Euro gümrük muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin kararın “yerli üretimi koruma” iddiasıyla sunulmasının, sahadaki ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini açıkladı. Pamuk, yerli üretimi korumak; gümrük duvarlarıyla değil, enerji maliyetlerini düşürerek, hammaddeye erişimi kolaylaştırarak, finansmanı ucuzlatarak ve vergi–SGK yüklerini makul seviyeye çekerek mümkün olacağını söyledi. Ticaret Sanayi Odalarının aidat toplayan bürokratik yapılar olduğuna da dikkat çeken Mehmet Pamuk, “Mecburi oda üyeliği meselesi artık ciddi biçimde tartışılmalıdır” dedi.

Vergileri artırmak, yeni vergiler koymak üretimi artırmaz

İş İnsanı Mehmet Pamuk gümrük vergileri başta olmak üzere sanayici ve iş dünyasının içinde bulunduğu, önemsediği sorunlara değinerek çözüm istedi. Mehmet Pamuk konuya ilişkin açıklamasında, “07 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren 30 Euro gümrük muafiyetinin kaldırılması, kamuoyuna ‘yerli üretim için fırsat’ olarak sunulmaktadır. Ancak bu kararın, üretim politikasıyla değil; dolaylı gelir tahsilatı refleksiyle alındığı açıktır. Yerli üretimi olmayan ya da sınırlı olan ürünlere vergi koymak, yerli üretimi korumaz; yalnızca vatandaşın ve küçük esnafın alım gücünü daraltır. Kararın, üretici lehine bir talep kayması yaratmaz” diye konuştu.

Yerli üretimi korumak gümrük duvarlarıyla olmaz

Pamuk, bu tür düzenlemelerin ekonomik teori ile saha pratiği arasındaki kopukluğu açıkça gösterdiğini belirterek şöyle devam etti:

“Yurt dışından bireysel kargo yoluyla getirilen ürünlerin önemli bir kısmı, zaten ülke içinde üretilmeyen ürünlerdir. Bu gerçek ortadayken, ‘yerli üretim korunuyor’ söylemi ancak temenni olarak kalır. Yerli üretimi korumak; gümrük duvarlarıyla değil, enerji maliyetlerini düşürerek, hammaddeye erişimi kolaylaştırarak, finansmanı ucuzlatarak ve vergi–SGK yüklerini makul seviyeye çekerek mümkündür. Özellikle bu düzenlemeden memnuniyet beyan eden kurum ve temsilcilerin, hangi ürün grubunda, hangi kapasiteyle yerli üretimin devreye gireceğini somut verilerle açıklaması gerek.”

Üyeler Odalarına ödedikleri aidatlara rağmen hizmet alamıyor

İş insanı Mehmet Pamuk açıklamasında İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’in söylemlerine de değinerek, “Sayın Avdagiç’in bu düzenlemeyi memnuniyetle karşılaması, ticaret odalarının kimin adına konuştuğu sorusunu yeniden gündeme getirmiştir. İstanbul Ticaret Odası’nın 2024 ve 2025 yıllarına ait toplam gelirleri, üye aidatları dahil olmak üzere, kamuoyuna şeffaf şekilde sunulmalıdır. Üyeler, ödedikleri aidatların karşılığında ne tür somut katkılar almaktadır? Ticaret odalarının mevcut yapısının, sahadaki esnaf ve tüccarın sorunlarına çözüm üretmekten uzaklaştı. Bu durum sadece İstanbul ile sınırlı değil.” diye konuştu.

GTO’da aynı sorun yaşanmakta

Mehmet Pamuk açıklamasına şöyle devam etti:

Gaziantep Ticaret Odası dahil olmak üzere birçok Odada tablo benzerdir. Üretmeyen, satamayan, ayakta kalmaya çalışan işletmelerden aidat toplanmakta; şube açılışında ciddi bedeller alınmakta; hatta ekonomik gerekçelerle kapanan işletmelerden dahi ‘kapanış ücreti’ talep edilmektedir. Bu yaklaşım ticareti desteklemek değil, ticaretin üzerine ateşi körükleyerek, ek yük bindirmektir.”

Ticaret Odaları aidat toplayan bürokratik yapı oldu

Pamuk, ticaret odalarının giderek aidat toplayan bürokratik yapılar hâline geldiğini, üyesine doğrudan fayda üretmeyen bu yapıların kamuoyunda haklı olarak “arpalık” algısıyla anıldığını ifade etti. Mehmet Pamuk “Mecburi oda üyeliği meselesi artık ciddi biçimde tartışılmalıdır. Temsil yetkisi, sağlanan faydayla doğru orantılı olmalıdır. Ticaret odaları, dernekler gibi gönüllülük esasına dayanmalıdır. Fayda gören üye olur, görmeyen ayrılır. Esnafın ve tüccarın sırtında yük olan hiçbir yapı, ‘kurumsallık’ gerekçesiyle dokunulmaz değildir.”

Ekonomi, üreticinin ve vatandaşın nefes alıp alamadığıyla ölçülür

Ekonomi yönetimine bir uyarıda bulunan iş insanı Mehmet Pamuk, masa başında alınan kararların sahadaki karşılığına bakılması gerektiğine vurgu yaparak, “Ekonomi; basın açıklamalarıyla değil, üreticinin ve vatandaşın nefes alıp alamadığı ile ölçülür. Bugün nefesi daralan taraf üretici değilse bile vatandaştır. Bu gerçek görülmeden alınan her karar, toplumsal ve ticari bir maliyet üretir. Yerli üretimi gerçekten korumak istiyorsak; sistemi, yapıları ve alışkanlıkları cesaretle sorgulamak zorundayız” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ) www.yenicizgihaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri