Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Meltem Gülşan, okul döneminin başlamasıyla birlikte çocuklarda görülebilen karın ağrısı şikâyetlerine ilişkin ebeveynleri uyardı. Gülşan, tekrarlayan karın ağrılarının yalnızca beslenme alışkanlıklarıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, bazı durumlarda altta yatan sindirim sistemi sorunlarının araştırılması gerektiğini söyledi.
Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günlük yaşam düzenlerinde önemli değişiklikler yaşanıyor. Uyku ve öğün saatlerinin değişmesi, kahvaltının atlanması, gün içerisinde yeterli su tüketilmemesi, tuvalet ihtiyacının ertelenmesi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler çocuklarda çeşitli sindirim sistemi şikâyetlerine neden olabiliyor. Bu dönemde özellikle karın ağrısı, kabızlık, şişkinlik ve mide rahatsızlıkları ebeveynlerin dikkat etmesi gereken sorunlar arasında yer alıyor.
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Meltem Gülşan, çocuklarda karın ağrısının oldukça sık görülen bir şikâyet olduğunu belirterek, “Çocuklarda karın ağrısının pek çok farklı nedeni olabilir. Okul döneminde beslenme ve tuvalet alışkanlıklarındaki değişiklikler, kabızlık, gaz ve şişkinlik gibi durumlar karın ağrısına yol açabilir. Bununla birlikte enfeksiyonlar, reflü, çölyak hastalığı gibi sindirim sistemi hastalıkları da değerlendirilmelidir. Bu nedenle tekrarlayan veya çocuğun günlük yaşamını etkileyen karın ağrılarının ihmal edilmemesi önemlidir” dedi.
“Tuvalet ihtiyacının ertelenmesi kabızlığa neden olabilir”
Okul döneminde çocukların tuvalet ihtiyacını ertelemesinin sık karşılaşılan bir durum olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Meltem Gülşan,, bunun zaman içerisinde kabızlık sorununa yol açabileceğini söyledi.
Uzm. Dr. Meltem Gülşan,, “Çocuklar okulda tuvalete gitmek istemeyebilir veya ders ve teneffüs düzeni nedeniyle tuvalet ihtiyacını erteleyebilir. Bunun yanı sıra yeterli su içmemek ve liften fakir beslenmek de kabızlığı tetikleyebilir. Kabızlık yaşayan çocuklarda karın ağrısı, şişkinlik, iştahsızlık ve dışkılama sırasında zorlanma görülebilir. Bu nedenle çocukların gün içerisinde yeterli sıvı tüketmesi, sebze, meyve ve lif içeren besinlerle dengeli beslenmesi ve tuvalet ihtiyacını ertelememesi önemlidir” diye konuştu.
“Karın ağrısının ne zaman başladığı ve nasıl seyrettiği önemli”
Ebeveynlerin çocuklarında görülen karın ağrısını değerlendirirken ağrının süresine, tekrarlayıp tekrarlamadığına ve eşlik eden diğer belirtilere dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Meltem Gülşan,, “Karın ağrısının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, yemeklerle veya dışkılama ile ilişkisi ve beraberinde ateş, kusma, ishal, kabızlık, kilo kaybı gibi belirtilerin olup olmadığı hekim değerlendirmesinde önem taşır” ifadelerini kullandı.
“Bazı belirtilerde doktora başvurmak gerekir”
Çocuklarda şiddetli veya giderek artan karın ağrısı, gece uykudan uyandıran ağrı, tekrarlayan kusma, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren ishal veya kabızlık ve büyüme-gelişme geriliği gibi durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Meltem Gülşan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her karın ağrısı ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak tekrarlayan, uzun süren veya çocuğun beslenmesini, okul hayatını ve günlük aktivitelerini etkileyen şikâyetlerde altta yatan nedenin belirlenmesi önemlidir. Erken değerlendirme, gerekli durumlarda uygun tedavinin planlanmasını sağlayabilir.”
“Okul döneminde düzenli beslenme ve su tüketimi önemli”
Ebeveynlere önerilerde bulunan Uzm. Dr. Meltem Gülşan,, çocukların güne kahvaltıyla başlamasının, öğünlerini düzenli tüketmesinin ve okulda yeterli miktarda su içmesinin önemli olduğunu belirtti. Beslenme çantasında yaş ve gelişim dönemine uygun, dengeli ve lif içeriği yüksek besinlere yer verilmesini öneren Uzm. Dr. Meltem Gülşan,, çocukların düzenli fiziksel aktivite yapmasının da bağırsak hareketleri açısından faydalı olduğunu ifade etti.
Uzm. Dr. Meltem Gülşan, “Çocukların sağlıklı bir okul dönemi geçirebilmesi için yalnızca ders başarısına değil, fiziksel sağlıklarına da dikkat etmek gerekiyor. Düzenli beslenme, yeterli sıvı tüketimi, hareketli bir yaşam ve sağlıklı tuvalet alışkanlığı sindirim sistemi sağlığının korunmasına katkı sağlar” dedi.www.yenicizgihaber.com