8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlanır mı?

.

19 Eylül 2017 tarihinde 23 yaşında gencecik pırıl pırıl kızımızı kadın cinayetine kurban veren bir anne olarak yazıma başlarken kızım Feray Şahin ile birlikte kadın cinayetine kurban giden tüm kadınları rahmetle, saygı ve sevgi ile anarak başlamak isterim.

Her yıl 8 Mart geldiğinde sosyal medya mesajlarla dolup taşar. Kurumlar, şirketler, siyasetçiler ve birçok kişi kadınların değerini anlatan paylaşımlar yapar, çiçekler verilir, kutlamalar yapılır. Ancak insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Türkiye’de bu kadar kadın cinayeti yaşanırken, gerçekten 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanabilir mi?

Kadınlar Günü’nün çıkış noktası aslında bir kutlamadan çok bir mücadeledir. Eşit haklar, güvenli yaşam ve insanca çalışma koşulları için verilen bir mücadelenin sembolüdür. Yani 8 Mart yalnızca çiçek verilen, güzel sözlerin söylendiği bir gün değil; aynı zamanda kadınların haklarının hatırlandığı ve eksiklerin konuşulduğu bir gündür.

Türkiye’de ise ne yazıki her yıl yüzlerce kadın, en yakınındaki erkekler tarafından hayatını kaybediyor. Gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında neredeyse her gün her hafta yeni bir kadın cinayeti haberi ile karşılaşıyoruz.

Bir annenin, bir kızın, bir kardeşin hayatı yarım kalıyor. Bu acı tablo karşısında “kutlama” kelimesi kulağa oldukça ağır geliyor.

Bu nedenle belki de 8 Mart’ı bir bayram gibi kutlamak yerine, bir farkındalık günü olarak görmek daha doğru olacaktır. Çünkü kadınların güven içinde yaşayamadığı bir toplumda gerçek anlamda bir kutlamadan söz etmek mümkün değildir. Kadınların sokakta, evde, iş yerinde korkmadan yaşayabildiği bir ülke olmadan, verilen çiçekler ve yapılan güzel konuşmalar ve etkinlikler yalnızca sembolik olacaktır.

Toplum olarak kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Kadınların yaşam hakkını gerçekten ne kadar koruyabiliyoruz? HAK, HUKUK ve ADALET, kadınların yanında mı? Eğer toplumsal bilinç bu soruya güçlü bir cevap verebilirse, belki o zaman 8 Mart gerçekten bir kutlama, bir bayram havasında geçebilir. Ancak kadınların hayatı, her geçen gün daha fazla tehdit altında olduğu sürece, bu özel günün anlamı sadece sembolik kalacaktır.

Kadınların sadece bir gün değil, her gün değer gördüğü, saygı bulduğu, hak ettikleri tüm fırsatlara eşit erişebildiği ve en önemlisi güvende yaşadığı bir toplum yaratmak, sadece kadınların değil, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların her alanda özgürce var olabilmesi için atılacak her adımda bizlere büyük bir yükümlülük bırakıyor. Gerçek değişim, hepimizin bu sorumluluğu taşımaya karar vermesiyle başlar.

Belki o zaman, 8 Mart’ı gerçekten gönül rahatlığıyla kutlayabiliriz...

www.yenicizgihaber.com

ÖNEMLİ NOT: YENİ ÇİZGİ HABER'DEN

Kıymeti takipçilerimiz lütfen paylaştığımız haberleri, köşe yazılarını, sadece okuyup geçmeyiniz, beğeni, yorum ve paylaşım yaparak haber sitemize destek olmanızı önemli rica ediyoruz.. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayınız. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.

Yeni Çizgi Haber Gazetemizin; Web Sayfa ve sosyal medya hesapları şunlar;

https://www.yenicizgihaber.com/

https://www.facebook.com/profile.php?id=61564912765480

https://www.facebook.com/yenicizgihaber

https://x.com/yenicizgigazete

https://www.instagram.com/yenicizgigazete

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri