Dün akşam, 05 Ağustos 2026 akşamında Reuters'in haberi ile ayrı bir umutlandım.
Bu umut, barışla ilgili bir yasa taslağının Meclise geldiğinin dünyaya duyurulması.
Gerçekten mi? Gerçekten barış olacak mı?
İşte bu soru beni çok düşündürüyor.
Sevgili okurlarım, bu ülke 40 yıldır aynı acıyla yaşıyor. 40 binden fazla insan. Rakam deyip geçiyoruz ama her biri bir evlat, bir anne, bir baba. 1984'ten beri bitmeyen bir yas.
Reuters dün ne diyor biliyor musunuz? İktidar ittifakı bir taslak sunmuş. AK Parti, MHP ve DEM Parti birlikte destekliyormuş. Adı milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme yasası.
Detaylar önemli. Af değil. Bunu özellikle yazmak istiyorum. Genel af değil. PKK üyeliğinden ceza almış olanların cezası askıya alınacakmış. Silaha, cinayete bulaşmamış olan ve 6 ay içinde dönenler için yasal koruma gelecekmiş. Ağır suçlar, ağırlaştırılmış müebbet alanlar kapsam dışı. Yani Abdullah Öcalan dahil o kategoridekiler içeride kalacak.
Ve en önemli madde. MİT, TSK sahada tespit edecek, Milli Güvenlik Kurulu teyit edecek. Yüzde 70-80 oranında silah bırakma olmadan hiçbir şey işlemeyecek.
Ben bu satırları okuyunca şunu düşündüm. Bu sefer farklı olabilir mi?
Biliyorum, çok hayal kırıklığı yaşadık. Habur'u yaşadık, Oslo'yu yaşadık, 2013'ü, 2015'i yaşadık. Her seferinde umutlandık, her seferinde başa döndük.
Ama bir baba olarak soruyorum. Başka çaremiz var mı?
Bu ülkenin Kürt çocukları da Türk çocukları da aynı sınıfta okumayı hak etmiyor mu? Diyarbakır'daki anne de, Yozgat'taki anne de evladını askere gönderirken aynı korkuyu yaşamamalı değil mi? Unutmayalım ki kaygılar benzer ve gözyaşlarının rengi aynı...
Ben DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan'ın dün söylediği söze takıldım. "Bugün ilk adımı atıyoruz. Umarım olumlu bir şekilde sonuna kadar devam ederiz" demiş.
Umarım diyor. Ben de umuyorum.
Çünkü barış dediğiniz şey sadece bir yasa maddesi değil. Barış dediğiniz şey bir dil. Birbirimizi dinleme hali.
Bu yasa 6 ay içinde dönene kapı açıyor. Kuzey Irak'ta yıllardır mağarada, kampta yaşayan binlerce insan için bir eve dönüş imkanı sunuyor. Kolay mı? Hayır. Orada kurulu bir hayat var. Gelip burada ne yapacaklar? İş, aş, uyum. Hiçbiri kolay değil.
Ama en azından bir kapı aralanıyor.
Benim hep savunduğum şey şudur. Bu mesele güvenlik meselesi olmaktan çıktı artık. Bu mesele demokrasi meselesi. Terörsüz Türkiye güzel bir hedef ama içi sadece güvenlikle dolarsa eksik kalır. İçini demokrasiyle, hukukla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarıyla doldurmamız lazım.
Reuters'in haberindeki o cümle çok önemliydi. Tasarı sadece dönüşü değil, toplumsal bütünleşmeyi amaçlıyormuş.
İşte o bütünleşme kelimesini sevdim.
Bu ülke çok yoruldu. Sağcısı da solcusu da, Türkü de Kürdü de yoruldu.
Barışa bir şans daha verelim mi? www.yenicizgihaber.com
ÖNEMLİ NOT: YENİ ÇİZGİ HABER'DEN
Kıymeti takipçilerimiz lütfen paylaştığımız haberleri, köşe yazılarını, sadece okuyup geçmeyiniz, beğeni, yorum ve paylaşım yaparak haber sitemize destek olmanızı önemle rica ediyoruz. Sosyal medya hesaplarınızdan ve katıldığınız gruplardan bizi takip etmeyi unutmayınız. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.
Yeni Çizgi Haber Gazetemizin; Web Sayfa ve sosyal medya hesapları şunlar;
https://www.yenicizgihaber.com/
https://www.facebook.com/profile.php?id=61564912765480
https://www.facebook.com/yenicizgihaber
https://x.com/yenicizgigazete