Demokrasiye ödenen bedeller ve mutlak butlan

.

Türk demokrasisinin temeli, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesidir. Bu ilke, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar defalarca sınandı. Her bir sınanma yıllara mal oldu. Darbelerle, kapatma davalarıyla, yasaklarla ve vesayetle halkın iradesi kesintiye uğradı. Demokrasiye geçiş için ödenen bedeller; işkenceler, sürgünler, yasaklı liderler ve meydanlarda canını veren yurttaşlardır.

Bugün yaşanan CHP Butlan Kararı, bu tarihsel zincirin yeni halkasıdır. Ancak mesele artık bir parti meselesi değil; halk egemenliğinin doğrudan tehdit edilmesidir.

Hukuk, iktidarın sopası değil; halkın adalet terazisi olmalıdır. Bugün ise hukuk, siyasal mühendisliğin aparatı haline getirilmiştir. Bu noktada görev, yalnızca CHP’nin değil, muhalefetin tüm unsurlarının omuzlarındadır. Sağcı, solcu, liberal, muhafazakâr… Ayrım yok! Çünkü mesele demokrasiye inanan herkesin ortak sınavıdır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, yalnızca bir tepki değil; bir demokrasi seferberliğidir. Muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri ve halk; eşgüdüm içinde, bir üst organizasyon çatısı altında birleşmek zorundadır.

Bu organizasyon:

- Muhalefetin tüm partilerini aynı masada buluşturmalıdır.

- Sendikaları, meslek odalarını, dernekleri, vakıfları, kadın hareketlerini ve gençlik örgütlerini kapsamalıdır.

- Üniversitelerden işçilere, köylülerden esnafa kadar tüm halk kesimlerini içine almalıdır.

- Barışçıl ama kararlı bir direniş hattı kurmalıdır.

Bu organizasyon, yalnızca bir protesto değil; halkın iradesini yeniden sahneye çıkaracak bir demokrasi şöleni olmalıdır. Çünkü halk sustuğunda demokrasi sahipsiz kalır.

Demokrasi yalnızca sandıkta değil, meydanlarda da savunulur. Bugün ihtiyaç duyulan şey, meydanları dolduracak bir eylem planıdır.

Eyy muhalefet, duy bu sesi:

- Kavga etme, birleş!

- Susma, diren!

- Halkın iradesini savun!

- Demokrasi için meydanlara in!

- Parti değil, halk meselesidir!

- Egemenlik gasp edilemez, gasp ettirme!

Bu sloganlar, yalnızca birer söz değil; halkın nefesidir. Bu nefes, meydanlarda birleştiğinde demokrasi yeniden hayat bulacaktır.

Bugün mesele CHP değil, mesele halkın iradesidir. Demokrasiye inanan herkesin görevi, bu iradeyi savunmaktır. Eğer halk egemenliği bir kez daha gasp edilirse, yarın hiçbir kurumun, hiçbir bireyin güvencesi kalmayacaktır.

O halde çağrı açıktır:

Meydanlara çık, halkın iradesini savun, demokrasiyi yeniden kur!

Çünkü demokrasi, ancak halkın desteği ile yaşar; halk sustuğunda Cumhuriyet susar.

Ve unutulmamalıdır: Bu mücadele yalnızca iç siyasetin değil, dış müdahalelerin de hedefindedir.

Amerikan valisi Tom Barak’ın taleplerini gerçekleştirmesine izin verme!

Çünkü demokrasi, dışarıdan dayatmalarla değil, içeriden halkın nefesiyle yaşar. Halkın iradesi, hiçbir yabancı gücün talimatına teslim edilemez.

Egemenlik milletindir, milletin kalacaktır…www.yenicizgihaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri