Muharrem ayı geldiğinde yalnızca takvimde bir ay değişmez; insanlığın vicdanında derin bir yara yeniden hatırlanır. Kerbelâ, üzerinden asırlar geçmiş bir tarihî olay olmanın ötesinde, adalet ile zulmün, hakikat ile güç hırsının karşı karşıya geldiği büyük bir insanlık sınavıdır.
Hz. Hüseyin ve yol arkadaşları, susuzluğun ve kuşatılmışlığın ortasında yalnızca bir mücadele vermediler; insan onurunun, adaletin ve hakikatin bedelinin ne kadar ağır olabileceğini tüm çağlara gösterdiler. Bu nedenle Kerbelâ, yalnızca bir matem değil; aynı zamanda bir duruşun, bir vicdanın ve bir ahlâkın adıdır.
Muharrem ayında tutulan Yas-ı Matem oruçları da bu nedenle sıradan bir ibadet değildir. Bu oruçlar, açlığın ne olduğunu anlamanın ötesinde, nefsin terbiyesi, gönlün arınması ve insanın kendi vicdanıyla yüzleşmesidir. Kerbelâ'yı anlamak, yalnızca geçmişe ağıt yakmak değil; bugün adaletsizliğe karşı hangi tarafta durduğumuzu sorgulamaktır.
Ne yazık ki insanlık, Kerbelâ'dan gereken dersleri tam anlamıyla alabilmiş değildir. Dünyanın birçok coğrafyasında savaşlar sürmekte, masumlar hayatını kaybetmekte, adalet çoğu zaman güçlülerin gölgesinde kalmaktadır. Bölgemizde esen savaş rüzgârları, ayrışmalar ve kutuplaşmalar bize bir kez daha gösteriyor ki Kerbelâ'nın mesajı hâlâ günceldir. Çünkü Kerbelâ, insanın insana zulmettiği her yerde yeniden yaşanmaktadır.
Bu nedenle Muharrem ayı, sadece geçmişe dönük bir yas değil; geleceğe dair bir sorumluluk çağrısıdır. Hacı Bektaş Veli'nin yüzyıllar öncesinden seslenen “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözü bugün her zamankinden daha fazla anlam taşımaktadır. Toplum olarak ihtiyacımız olan şey ayrılıkları büyütmek değil, ortak değerlerde buluşabilmektir.
Bu günlerde paylaştığımız aşure lokmaları da yalnızca bir gelenek değildir. Aşure; farklılıkların aynı kazanda bir araya gelerek berekete dönüşmesinin sembolüdür. Dileğimiz odur ki paylaştığımız aşure lokmalarımız Hak katında kabul ve makbul olsun; birliğimize, kardeşliğimize ve muhabbetimize vesile olsun.
Muharrem ayının manevi ikliminde edilen duaların, tutulan oruçların ve yapılan niyazların kabul olmasını diliyorum. Hakkın, hukukun ve adaletin egemen olduğu; savaşların yerini barışın, ayrışmanın yerini kardeşliğin aldığı günlere kavuşmak umuduyla...
Kerbelâ'nın feryadı insanlığın vicdanında yankılanmaya devam etsin.
Aşk ile Canlar..www.yenicizgihaber.com