Sessizlik kara mizah;

.

Sokakta vatandaşa mikrofon uzatılıyor:
“Mutlu musunuz?”
Cevap: “Değilim.”

Bir başkasına soruluyor:
“Mutlu olmak için ne olmasını istersiniz?”
Yanıt: “O olmasa mutlu olurum.” Ama “o”nun ne olduğunu söylemiyor.

Bir diğeri hayal kuramadığını söylüyor, nedenini açıklamıyor. Bir başkası ise “nedenini biliyorsunuz ama söylemeyeceğim, siz zaten biliyorsunuz” diyerek suskunluğun en gürültülü halini sergiliyor.

Bu tablo, aslında bir kara mizah sahnesi. Vatandaş tiyatrocu gibi durumu anlatıyor ama bu bireysel sesler örgütlü bir çığlığa dönüşemiyor. İşte asıl mesele burada başlıyor.

Bizim ülkemizde özgür fikirlerin açıklanması, tartışılması, paylaşılması çoğu zaman bir bedel ödemekle sonuçlandı. Bedel ödemeyenler ise sessizliğe mahkûm edildi.

Bu yalnızca Türkiye’ye özgü değil; İran’da, Irak’ta, Suriye’de de benzer bir tablo var. Hatta bu ülkeler arasında en “konforlu” olan belki de Türkiye. Ama konfor, özgürlük demek değil.

Hayal kuramayan toplum, geleceğini inşa edemez.

Son günlerde tartışılan demokratikleşme ve toplumsal barış konuları, çıkarılan, çıkarılmaya maya çalışılan yasalar aslında temel soruna odaklanmak yerine tarafların kazanımlarına göre şekilleniyor. Herkes kendi çıkarını dayatıyor.

Üstüne üstlük dış güçler bu karmaşadan faydalanıyor: Sen içeride kör düğümlerle uğraşırken, onlar sessizce senden olanı varını/yoğunu alıp götürüyor.

Oysa mesele çok daha basit: Özgürlükleri kabul edin, yasal çerçeveleri oluşturun, baskılardan milleti azade edin. O zaman mesele denecek bir mesele kalmayacaktır.

Özgürlüklerin güvence altına alındığı bir toplumda:
Mutlu olmak daha kolaydır.
Yetinmek, geçinmek, üretmek ve kazanmak mümkündür.
Toplum, kocaman bir aileye dönüşür.

Vatandaşın kara mizahı, aslında bir çığlık. Bu çığlık örgütlü bir sese dönüşürse, demokratikleşme ve toplumsal barış yalnızca bir tartışma değil, bir gerçeklik olur.

Bugün sokakta duyduğumuz “mutlu değilim” cevabı, yalnızca bireysel bir serzeniş değil; toplumsal bir teşhisin özeti. Çözüm ise karmaşık değil: Özgürlükleri tanıyın, baskıyı kaldırın, yasaları halkın iradesine göre düzenleyin.

O zaman kara mizah yerini kahkahaya bırakır; ve her vatandaş gururla “Ne Mutlu Türküm Diyene” der. www.yenicizgihaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri