Yollar...
Uzun, ince yollar...
Götürür mü seni istediğin yere?
Bazen evet.
Bazen de yolun sonunda vardığını sandığın yerde, aslında kendini yeniden aramaya başlarsın.
Her yol yalnızca bir mesafeyi değil, bir hikâyeyi de kısaltır. Her adım, insanın omuzlarında taşıdığı yüklerden birazını eksiltir ya da yenilerini ekler.
İnsanın yolculuğunda önemli olan, ne kadar hızlı yürüdüğü değil; kararlılıkla yoluna devam edebilmesidir. Nitekim Konfüçyüs bunu şu sözleriyle ifade eder:
"Yavaş ilerlemen önemli değildir; yeter ki durma."
İnsan çoğu zaman gideceği yeri değil, olacağı insanı arar. Dağlar aşılır, şehirler geçilir, mevsimler değişir... Ama insanın kendi içine yaptığı yolculuk, bütün yolların en uzunu ve en zorlusudur.
Bunu en yalın hâliyle Yunus Emre söyler:
"Yol odur ki doğru vara; göz odur ki Hakk'ı göre."
Bu yüzden yolun uzunluğundan korkma.
Çünkü bazı yollar seni bir şehre, bazıları bir sevdaya, bazıları bir mücadeleye götürür.
En kıymetli yol ise; seni kendine, vicdanına ve hakikate ulaştıran yoldur. www.yenicizgihaber.com