CHP il başkanları Mersin'e çıkarma yaptı, şeker fabrikalarının satışına karşı çıktı
MERSİN- BEKİR ŞAHİN; Mersin CHP İl başkanlığı organizasyonunda toplanan bölgedeki CHP il başkanları şeker fabrikalarının satışını karşı ortak deklarasyon yayınlayarak tepkilerini dili getirdiler. 10 İl başkanının katıldığı ortak basın toplantısında konuşan CHP Mersin İl Başkanı Av Adil Aktay, “Şeker bütün dünyada stratejik bir ürün olarak kabul edilmekte ve gelişmiş devletler şeker üretim endüstrisine yönelik korumacılık politikaları uygulamaktadır. Biz ise şeker fabrikalarını özelleştirme, yabancı gıda tekellerine yeni imtiyazlar verme peşindeyiz. Şeker fabrikalarımızın kamunun elinde kalması için organize olmaya davet ediyoruz. Satılmasına hayır diyoruz ve karşı duruşumuz sürecektir” diye konuştu.CHP Mersin il başkanlığında gerçekleşen toplantıya Niğde İl Başkanı Erhan Adem, Mersin İl Başkanı Adil Aktay, Şanlıurfa İl Başkanı Aziz Aydınlık, Adana İl Başkanı Ayhan Barut, Adıyaman İl Başkanı Deniz Çakmak Hatay İl Başkanı Servet Mullaoğlu, Kilis İl Başkanı Mehmet Akif Perker, Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu, Kahramanmaraş İl Başkanı Esat Şengül, Osmaniye İl Başkanı Nedim Ünlü katıldı.CHP Mersin İl Başkanlığında, İl Başkanı Adil Aktay’ın ev sahipliğinde gerçekleşen basın açıklamasında şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı ortak bir deklarasyon yayınlandı. Deklarasyon’da şu ifadelere yer verildi; yeni çizgi gazetesi“Şeker bütün dünyada stratejik bir ürün olarak kabul edilmekte ve gelişmiş devletler şeker üretim endüstrisine yönelik korumacılık politikaları uygulamaktadır. Biz ise şeker fabrikalarını özelleştirme, yabancı gıda tekellerine yeni imtiyazlar verme peşindeyiz.Çok ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı için, Dünyanın gelişmiş ülkelerinde, GDO’lu mısıra dayanan Nişasta Bazlı Şeker kullanımı yasaktır. Yasak olmayanlar da kotalarını düşürüyor. Bizde ise Nişasta Bazlı Şeker kotası her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla artırılıyor. Yetmiyor, sağlıklı şeker üreten fabrikalarımız özelleştirilerek GDO'lu şeker üretimine yol veriliyor.Bu çelişkili durumun bir tek açıklaması var: Ya AKP iktidarı pek çok hayati meselede olduğu gibi, şeker konusunda da kandırılıyor ya da iktidar her şeyin farkında ve bizleri kandırıyor.Ülke ekonomisi ve bağımsızlığımız için, çiftçilerimiz ve işçilerimizin geleceği için, halk sağlığı ve güvenliği için, şeker fabrikalarının kamunun elinde kalması ve Nişasta Bazlı Şekerin ticaretinin yasaklanması bir zorunluluktur.Bu düşüncelerle; hangi partiden olursa olsun, bu ülkedeki tüm yerel yönetimleri; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını; ticaret ve sanayi odalarını; birlikler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, dernekler gibi tüzel kişiliğe sahip, kar amacı gütmeyen tüm kuruluşları, şeker fabrikalarımızın kamunun elinde kalması için organize olmaya davet ediyoruz.Uluslararası gıda tekelleri ve onların yerli işbirlikçileri para kazansın diye hükümetçe desteklenen Nişasta Bazlı Şeker adlı zehrin, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de yasaklanması için herkesi harekete geçmeye davet ediyoruz.Bu amaçla, kentlerimizde ve tüm Türkiye'de gerekli girişimleri başlatacağımızı ilan ediyoruz.” YENİ ÇİZGİ