Eğitim-İş: Bilimsel, ulusal ve laik eğitim tasfiye ediliyor

Eğitim-İş: Bilimsel, ulusal ve laik eğitim tasfiye ediliyor

 MERSİN-Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Hakan Boyar, eğitim müfredatından Atatürk’ün, evrim kuramının çıkarıldığını, 15 Temmuz darbe girişimin felsefe dersleri kapsamına alındığını ileri sürerek,  “Cumhuriyet’in öğretmeni inanmadığı müfredatı asla uygulamaz. Bu nedenle, AKP iktidarının, Atatürk’ü, bilimsel, laik, ulusal ve demokratik eğitimi tasfiye etme girişimlerine karşı Eğitim-İş üyesi öğretmenler; Atatürk’ü anlatmaya devam edecektir” diye konuştu.Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Hakan Boyar, 2016/2017 Eğitim Öğretim Yılı’nın sona ermesi dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada dönem içinde eğitimde yaşanan sorunları ve gelecekte yaşanması muhtemel sıkıntılara dikkat çekti.OHAL VE KHK’LER YENİ SORUNLAR YARATTIBoyar, “2016-2017 eğitim öğretim yılında, eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır birikerek artan sorunlarının daha da ağırlaşmasının yanı sıra, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL uygulamaları nedeniyle geçmiş yıllardan farklı bir durum da söz konusudur” dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, eğitimi niteliksizliğe, düzensizliğe ve kaosa sürükleyerek çocukların geleceği ile oynamaya devam ettiğini savunan Boyar, “OHAL’in ardından çıkarılan KHK’ler, eğitimde yaşanan sorunlara yenilerinin eklenmesine neden olmuştur. MEB tarafından son dönemde yapılan bazı değişiklikler ve uygulamalarla yüz binlerce öğrenci ve veli yine mağdur edilmiştir” diye konuştu.‘TEMEL LİSELER TAM BİR GARABET’“AKP iktidarı döneminde, eğitimde piyasa merkezli işletmeci anlayışı yerleştirilmeye çalışılmış, birçoğu cemaat ve tarikatlara ait özel okullara yönelik doğrudan teşvik uygulamalarında ciddi adımlar atılarak kamusal eğitim alanı daraltılmıştır” diyen Boyar,  özel dershanelerin özel okula dönüşmeye zorlandığını ve devlet okullarına verilmeyen kaynağın özel okullara aktarıldığını söyledi. Boyar, “AKP iktidarının yarattığı bir başka garabet ise temel liselerdir. 2015-2016 eğitim öğretim yılında binden fazla dershane Temel Liseye dönüşmüştür. Dershanelerin kapatılmasının ardından üniversiteye hazırlık amacı ile öğrenciler Temel Liselere yoğun bir şekilde kayıt yaptırmış, üniversiteye hazırlık maliyeti 12-15 bin TL’ye kadar yükselmiştir. Temel lise, dershanelerin yeni adıdır, derhal kapatılmalıdır” dedi.‘ATATÜRK’Ü ANLATMAYA DEVAM EDERİZ’MEB tarafından, ilkokul, ortaokul ve lisede okutulan 53 farklı dersin müfredat programı taslağının hazırlandığını hatırlatan Boyar, “Program incelendiğinde, Atatürkçülük kavramının sosyal bilgiler dersinin müfredatından çıkarıldığını, Atatürk’ün işlenişinin kapsamının daraltıldığını, 2. Dünya Savaşı konusunda İsmet İnönü başlığının kaldırıldığını, 15 Temmuz darbe girişinin felsefe dersi kapsamına alındığını, evrim kuramının ve üreme konusunun çıkarıldığını görmekteyiz. Daha önce yandaş sendikanın ifade ettiği biçimde öğretim programı Atatürkçü düşünceden soyutlanmaya çalışılmış çocuklarımızı Atatürk ve onun devrimlerinden arındırmak isteyen bir anlayış programa yerleştirilmiştir. Türk Milli Eğitim Sisteminin temelinde Atatürk İlke ve Devrimleri bulunmaktadır ve eğitim müfredatı, Atatürksüz, Cumhuriyetsiz ve devrimsiz olamaz. Unutulmasın ki Cumhuriyet’in öğretmeni inanmadığı müfredatı uygulamaz. Bu nedenle, AKP iktidarının, Atatürk’ü, bilimsel, laik, ulusal ve demokratik eğitimi tasfiye etme girişimlerine karşı Eğitim-İş üyesi öğretmenler; Atatürk’ü, Atatürk ilke ve devrimlerini anlatmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.‘MÜLAKAT DOĞRUDAN TORPİL DEMEK’Öğretmen açığına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın, kadrolu öğretmen atamasından vazgeçtiğini, ‘doğrudan torpil’ anlamına gelen mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getirdiğini kaydeden Boyar, “ Atamaların sözlü sınav ile yapılması ise milli eğitim sistemimiz için utanç verici bir uygulama olmuştur. Sözlü sınavda öğretmenlere yöneltilen ‘15 Temmuz süreci senin için ne anlam ifade ediyor?’, ‘Reis denince aklına kim geliyor?’, ‘Oruç tutuyor musun?’, ‘Yılbaşı kutluyor musun?’ şeklindeki sorular mülakatta aranan temel ölçütün yandaşlık olduğunu ortaya koymuştur. Çocuklarımızın öğrenmeye değil, sınavlara koşullandırıldığı, öğretmenlerin düşük ücretle, esnek ve güvencesiz çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın sınır tanımadığı, okullardan bilim ve sanatın kapı dışarı edildiği, dini referans alan uygulamaların arttığı bir eğitim sistemiyle sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi mümkün değildir. Eğitim-İş olarak, çocuk ve gençlerimizin, geleceğimizin siyasi iktidarın yarattığı enkazın altında yok olmaması için acil adımlar atılması zorunluluğunu bir kez daha belirtiyor, parasız, bilimsel, demokratik ve laik eğitimin tüm yurttaşlar için ayrım gözetmeksizin hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri