Erdal Eren yurt genelinde anıldı

Erdal Eren yurt genelinde anıldı

 1980 askeri darbesinde 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, Ankara'da mezarı başında milletvekilleri Tüzel ve Toktaş'ın da katıldığı törenle anıldı. Erdal Eren idam edilişinin 31. Yıldönümü nedeniyle Gaziantep ve çevre illerde de bir dizi anma etkinlikleri gerçekleşti. Emek Partisi Antep il binasında anma etkinliğine devam etti.Erdal Eren’in mezarı başındaki anma etkinliklerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar milletvekili Ahmet Toptaş, Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku İstanbul milletvekili Levent Tüzel, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da anmaya katılanlar arasındaydı.12 Eylül askeri darbesinin hemen ardından, 13 Aralık 1980'de idam edilen Erdal Eren için bir araya gelen örgütler,  "İnadına hepimiz Erdal Eren'iz", "Darbeciler halka hesap verecek", " Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Yaşasın devrim ve sosyalizm" sloganları atarak Eren'in mezarının olduğu Karşıyaka Mezarlığı'na yürüdü.Eren'in mezarı başında Emek Gençliği adına basın açıklamasını okuyan Deniz Ortakçı, "O gün halkın ve geçliğin mücadelesini bastırmaya çalışan zihniyet bugün de AKP eliyle devam etmekte. O yıllarda ABD Başkanı Jimmy Carter 'Bizim çocuklar iyi iş çıkardı' demişti. Bugün ise 'onların çocukları' baskı ve zulümle bütün muhalif güçlere saldırmakta" dedi."Gençler şimdi de mücadele vermeye devam ediyor"Selma Gürkan, Erdal Eren'in bir rastlantı sonucu idam edilmediğini belirterek "Erdal, o dönem lise gençliğinin en ön saflarında yer alıyordu. Aynı zamanda örgütlüydü. Gençlik tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de haklı mücadelesini verdi. Bugün de vermeye devam ediyor."  dedi.Levent Tüzel, " İktidardakiler 12 Eylül döneminin devamcısıdırlar.12 Eylül zihniyetine karşı görev direnen gençlerdedir. Ayrımcılığa, ırkçılığa, nefrete karşı birleşik bir mücadele yürütmeliyiz. Bizler bu ülke de savaşa karşı barışın mücadelesini vermeliyiz" dedi.Ahmet Toktaş,  "Erdal tam bağımsız Türkiye dediği için öldürüldü. Biliyorum ki bu ülkede binlerce Erdal var. Bizler Erdal'dan aldığımız bu bayrağı taşımaya devam edeceğiz" dedi.Devrimci 78'liler Derneği Başkanı Kamber Ateş ise " Devlet adına suç işleyenlerin, talan ve yağma yapanların ülkesidir burası. Bu ülke de Kürt sorunu hala imha ve inkâr ile devam ediyor, öğrenciler "'terörist' ilan ediliyor" dedi.Anma Erdal Eren'in idam edilmesini protesto ettiği için gözaltına alınan ve kaybedilen Ercan Koca'nın mezarı başında anılmasıyla son buldu.YAŞI BÜYÜTÜLEREK İDAM EDİLEN ERDAL EREN’İN ÖLÜMÜNÜN 35. YILIEren’in kardeşi Erkan Eren abisinin mektubunu ilk kez yayınlanması amacıyla Evrensel Gazetesi’ne teslim etmişti. Mektup, 15 Aralık 2011 yılında Evrensel gazetesinde yayınlanmıştı.  Erdal Eren 10 Nisan 1980’de kaleme aldığı mektupta şunları yazmış:“10 – 4 – 1980 Perşembe.Sevgili Anneciğim!..Uzun zamandır mektup yazamadım. Kusura bakma.Ancak Salı günkü Demokrat Gazetesi’nde yayınlanan bir devrimcinin mektubu cezaevindeki tüm devrimcilerin yaşamlarını, duygularını yansıttığından bu mektubu size gönderiyorum.Ana!..Neden mi burdayım? Neden mi evimde değilim? Neden istediğim zaman yatıp kalkamıyorum? Niye istediğim kitabı, evdeki kanepeye oturup okuyamıyorum, düşünemiyorum, yazamıyorum? Ne mi arıyorum dört duvar arasında?“O sözler ki kalbimizin üstünde dolu bir tabanca gibi ölüp ölesiye taşırız. O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan, uğruna asılırız.”Baharın, karın altından fışkırdığı bugünlerde içeride olmak, çiçek kokusunu alamamak, geniş yeşilliklerin güzelliğini görememek insanda anlatılması zor bir duyguyu yaratıyor. Ama bu duygu öyle karamsarlığın, yılgınlığın, bitkinliğin ve vazgeçmişliğin bir belirtisi olmuyor.Aksine, bu duygu beni daha biliyor, daha hırçınlaştırıyor, bir yerlerden uzaklaştırıyor, bir yerlere yakınlaştırıyor. “Ne yapmalı?” “Nasıl savaşmalı?” sorusuna cevaplar arıyorum günlerce.Sizi de düşünüyorum. İçeriye düşmeden önce anlatmak istediklerimi ama anlatamadıklarımı herhalde şimdi daha iyi anlayacaksınız. Bizi anlamayan analara, babalara, bacılara, eşe, dosta, herkese ama herkese anlatın daha vakit varken.Henüz geç kalmamışken. Vaktim az da olsa var ve eğer biz değerlendirmesini bilirsek yeter de artar bile. Bu işi hep beraber yürütürsek ancak kazanabiliriz.Omuz, omuza, bir birinden güç alarak, bir birine güç vererek. Ve anam, bu savaşı ne pahasına  olursa olsun kazanmalıyız, kazanacağız. Kazanacağız ki çiçekli, mutlu günleri hep beraber görelim, senin torunların görsün ve torunlarının çocukları görsün.Biz karşımızdakiler gibi bir avuç değiliz. Biz halkız. Bak sana bizden olanları iyiyi, güzeli, haklarını isteyenleri sayayım. Ben varım, babam var, sen varsın, kardeşlerim var, ablam bacım var, sonra köydeki dayılarım, şehirdeki amcalarım ve onların akrabaları, komşuları var, onların arkadaşları, onların oğulları, kızları, benim okul arkadaşlarım, onların arkadaşları, onların akrabaları, amcaları, dayıları var ve yine onların… saymakla bitiremeyeceğim kadarız biz.Gördün mü ak saçlı boncuk gözlü anacığım saymakla bitiremiyorum. Yeter ki omuz verelim birbirimize. Yeter ki destek olalım ortak mücadelemizde.Gelecek görüşte bana özgürlüğü, özgürlüğün tohumlarını getir. Ve demir parmaklıklara bütün bu yazdıklarımı düşünerek gözyaşlarını, mahzun bakışlarını bırakmadan git. Boynun bükük olmasın. Giderken gözün arkada kalmasın. Arkana bakma. Dışarıda da hep öyle ol.Sana ve soranlara devrimci selamlar.Anne. Benim anlatmak istediklerimin hemen, hemen hepsi bu mektupta var. Bu da cezaevindeki tüm devrimcilerin düşüncelerinin, yaşamlarının ve mücadelelerinin aynı olduğunu gösterir.Bu yazdıklarımın yanı sıra sağlığınıza da dikkat edin ki yaşamın zorluklarına göğüs gerebilesiniz.Size, akrabalara ve tüm arkadaşlara devrimci selamlar. Ellerinizden öperim.Erdal”Erdal Eren Kimdir?Erdal Eren (25 Eylül 1964, Şebinkarahisar, Giresun - 13 Aralık 1980, Ankara),12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen ve asılarak idam edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi. Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Parti'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü. Erdal Eren, Suner'in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde infaz edildi.Erdal idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan'a, "avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18'den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını"söyledi. İdam kararı verilen Erdal Eren'in 17 olan yaşı bir gün içinde 18 olarak büyütüldü ve sonrasında hemen idam edildi.Ağabeyi Erkan Eren, Erdal'ın Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirdi. Erdal'ın idam edildiği tarihte yaşının 18'den küçük olduğunu belirten Erkan Eren, infazı radyodan öğrendiklerini ve Erdal'ın kimsesizler mezarına gömülmek istendiğini söyledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri