Kamu çalışanların sendikal faaliyeti nedeniyle sürgün edilmesi suçturGAZİANTEP- BEKİR ŞAHİN; Türkiye'de Kanun Hükmünde Kararname'lerle (KHK) son 1 yılda 150 bin kamu çalışanın ihraç edilirken, hızını alamayan iktidar bayrama sayılı günler kala Türkiye genelinde 800 civarında KESK üyesi öğretmeni de il dışına sürgün etti. Bu duruma tepki gösteren Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, KHK'larla sadece kamu çalışanları ihraç edilmiyor, halkın iradesinin temsil edildiği parlamentoda fiilen ortadan kaldırıldığını belirterek, bu anti demokratik tutumun ortadan kaldırılması için ulusal ve uluslararası alanlarda girişimlerde bulunacaklarını ifade etti. Son yapılan sürgünlerle ilgili olarak Eğitim Sn Gaziantep Şubesi’nde basın toplantısı KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Eğitim Sen MYK Üyesi Ahmet Karagöz, Eğitim Sen Gaziantep Şubesi Başkanı Ali Ersönmez yapılan sürgülere ve ihraçlara tepki gösterdiler.KHK ile son 1 yılda 150 bin kamu çalışanın ihraç edildiKESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, açığa alınan sendika üyesi kamu çalışanları ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, geçen yıl 1 Eylül'den itibaren çıkarılan KHK'larla 150 bin kamu çalışanının açığa alındığını kaydetti. Açığa alınmalarala ilgili bayramdan sonra ulusal ve uluslararası alanlarda girişimlere başlayacaklarını ifade eden Bozgeyik, şunları söyledi:"Darbe süreci ile birlikte birçok arkadaşımız önce açığa alındı. 1 Eylülden itibaren çıkarılan KHK'larla birlikte Türkiye'de 150 bin kamu çalışanı görevlerinden ihraç edilmiştir. KESK olarak en başından beri bu süreci takip ediyor ve demokratik yollardan mücadele ediyoruz. Açığa alınan, ihraç edilen üyelerimize maddi ve manevi dayanışma içerisindeyiz. Bu dayanışmamız bundan sonraki süreçte de devam edecektir. KHK'larla sadece kamu çalışanları ihraç edilmiyor, halkın iradesinin temsil edildiği parlamentoda fiilen ortadan kaldırılmış oluyor. Hükümet, 16 Nisan referandumunda oy vermeyen kesime referandumun ardından baskı süreci başlatmıştır. Bu bağlamda Kurban Bayramı'ndan sonra bu anti demokratik tutumun ortadan kaldırılması için ulusal ve uluslararası alanlarda girişimlerimiz olacak."ERSÖNMEZ “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI HÜKÜMETİN CEZA İNFAZ KURUMU GİBİ HAREKET EDİYOR” KESK Gaziantep Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Şubesi Başkanı Ali Ersönmez, Milli Eğitim Bakanlığı, okulların açılmasına sayılı günler kala eğitim ve hukukla zayıflayan ilişkisini iyice kopardığını ve hükümetin eğitim alanındaki ceza infaz kurumu gibi hareket etmeye başladığını açıkladı. Uzun süredir hukuksuz uygulamalarla sendikal faaliyetlerin suç gibi gösterilmeye çalışıldığın ileri süren Ersönmez, “Sendikal hak ve özgürlükleri ayaklar altına alan, yargı kararlarından dahi ders çıkarmayarak hukuksuz uygulamalarda ısrar eden MEB, bir kez daha üyelerimizi yıldırmak ve sindirmek istemektedir” dedi.EĞİTİM SENli 800 ÖĞRETMEN SÜRÜN EDİLDİ Ali Ersönmez, edindikleri bilgilere göre, Şanlıurfa’da 367, Diyarbakır’da 264, Gaziantep’te ise 51, Tunceli 62, Elazığ 72, Van’da 50 Eğitim Sen üyesi olmak üzere Türkiye genelinde800’ün üzerinde üyelerinin bayram öncesi ve okulların açılmasına sayılı günler kala il dışına sürgün edildiklerine dikkat çekti. Üstelik benzer sürgün kararlarının hukuksuzluğu defalarca AİHM, yüksek yargı ve mahkemeler tarafından tespit edilerek, kamu çalışanlarına tazminat ödenmesine hükmeden kararlar verilmesine rağmen hükümetin hukuksuzluktan sınır tanımadığını kaydeden Ersönmez, (yeni çizgi gazetesi) “Belirtmek isteriz ki devlet kurumları kararlarını alırken ve uygularken hukuk ilkelerine bağlı kalmak zorundadır. Ancak Türkiye’de yaşananlar, idarenin kararları ile hukukun nasıl katledildiğini göstermektedir. Artık en temel sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılması bile “suç” kapsamına alınmakta ve bunun üzerinden siyasi talimatlarla cezalar verilmesi sağlanmaktadır. Şüphesiz ki bunun ardında yatan en temel etken, hükümetin yıllardır izlediği eşitsiz, ayrımcı, otoriter, baskıcı ve yasakçı eğitim politikasına karşı kamusal, parasız, laik, bilimsel, nitelikli, demokratik ve anadilinde eğitim mücadelemizin verdiği rahatsızlıktır. Eşitliğin, özgürlüğün ve demokrasinin sesi olan sendikamızın mücadelesinden rahatsızlık duyanlar, iktidarın politikalarına itiraz eden herkesin hedef haline getirildiği bir dönemde sendikamız Eğitim Sen’i de hedef alarak örgütlü mücadelemizi engellemek istemektedir.Ancak unutulmamalıdır ki bizleri baskı altına almaya çalışan, haklı mücadelemizden döndürmeyi amaçlayan her türlü hukuk dışı kararın alınmasında ve uygulanmasında rol alanlar, işledikleri suçlar nedeniyle bir gün mutlaka hukuk önünde hesap vereceklerdir. Ve bilinmelidir ki hiçbir üyemiz, bu baskı ve hukuksuzluk karşısında yalnız kalmamış ve kalmayacaktır!Eğitim Sen olarak, üye ve yöneticilerimize yönelik her türlü baskı, soruşturma ve sürgünlerin durdurulması için, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin eğitim hakkı için, tüm gücümüzle örgütsel ve hukuksal mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir” YENİ ÇİZGİ