“Su tasarrufu” bilinci oluşturulmalıdır"

“Su tasarrufu” bilinci oluşturulmalıdır"
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep Temsilcisi Ali Serindağ,  tatlı sular, her ülkenin en önemli serveti olup, bu servetten kamu yararı anlayışıyla en iyi şekilde yararlanmak ve gelecek nesillere taşımak, bu serveti kullanan her kişi, kurum ve devletin borcu olduğunu açıkladı.Dünya Su Günü nedeniyle açıklama yapan Ali Serindağ, alternatifi olmayan ve insanoğlu tarafından üretilemeyen üç doğal kaynak hava, toprak ve su olduğunu  belirterek, "Bu üç doğal kaynak birbirleriyle ilişkili ve ayrılamaz bir bütündür, bütünün parçalanması tüm yaşamı felakete götürür. Bu nedenle üç kaynağın da temel yaşam hakkı olarak görülmesi ve kabul edilmesi gerekir, hiçbir ticari amaca alet edilmemelidir. Ancak süreç canlıları temiz havaya, temiz suya ve toprağa hasret bırakacak şekilde gelişmektedir” şeklinde konuştu.TARIMDA DAMLAMA SULAMA YÖNTEMİNE GEÇİLMELİ Ülkemizde yıllık tüketilebilecek su miktarı yer altı suları ile birlikte, yaklaşık 112 Milyar m3 olarak kabul edildiğini ileri süren Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep Temsilcisi AliSerindağ,  "Nüfusumuzu 76 milyon alırsak kişi başına yaklaşık yılda, 1 500 m3 su düşmektedir. Su zengini ülkelerde kişi başına düşen su miktarının 10 000 m3/yıl olduğu gerçeğinden hareketle su zengini bir ülke olmadığımız görülmektedir. Nüfusumuzun 2030 yılında 100 milyona ulaşacağı öngörüsü dikkate alındığında kişi başına düşen kullanılabilir su miktarımız 1.120 m3 civarına düşerek giderek daha bir su fakiri ülke durumuna geleceğiz. Başta Ortadoğu olmak üzere dünya coğrafyasındaki savaşların ve göçlerin temelinde dünya enerji kaynaklarına sahip olma isteği yatmakla beraber gelecekte savaşların "SU" üzerine kurulacağı kesindir. En kısa zamanda etkin önlemler alınmadığı takdirde, 21 yy da birçok yer altı suyu Akifelerimizden ve bazı nehir sularımızdan faydalanma olanağı tamamen kaybolacak veya çok pahalı arıtma projelerinin devreye sokulması zorunlu olacaktır. Suların da bir gün çeşitli nedenler ile tükenebileceği gerçeğinden hareketle insanlarda “su tasarrufu” bilinci oluşturulmalıdır. Bu kültürü oluşturma ve geliştirme adına İçme, kullanma, sulama, endüstri vb. her alanda, toplumsal eğitime önem verilmelidir. Bu amaçla öncelikle tarımda salma sulama yöntemleri bırakılıp yağmurlama hatta damlama sulama yöntemlerine bir an önce geçilmelidir” dedi.TATLI SULAR, HER ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SERVETİ Yeryüzündeki suyun %97‘si tuzlu,  geriye kalan ve büyük bir bölümü Kuzey ve Güney Kutuplarında buzullar içinde donmuş olan %3‘lük tatlı su kaynakları için insanlar, bitkiler, yaban hayat, tarım ve sanayi rekabet etme durumunda olduğunu ileri süren Serindağ, " Son 10 yılda bu kısıtlı su arzı üzerindeki küresel su talebi 6 - 7 kat artmıştır; bu oran dünya nüfusu artış oranının iki katından fazladır. Öte yandan, dünya nüfusunun 2025‘de 8.3 milyara, 2050‘de ise 10-12 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Halen, yoksullar başta olmak üzere, dünyada 2.4 milyar insan yetersiz ve kalitesiz su nedeniyle sağlıksız koşullarda yaşamaktadır. Dünyanın birçok bölgesinde yaşanmakta olana kırsal alanlardan kentlere göç, çok sayıda insanın yeterli sağlık hizmetlerinden, güvenli içme suyundan, çevresel olarak güvenli yaşam koşullarından yoksun alanlarda yaşamalarına sebep olmaktadır.Tatlı sular, her ülkenin en önemli serveti olup, bu servetten kamu yararı anlayışıyla en iyi şekilde yararlanmak ve gelecek nesillere taşımak, bu serveti kullanan her kişi, kurum ve devletin borcudur" diye konuştu.KAÇAK SONDAJLAR TEHLİKELİ Gaziantep açısından aşırı sayıdaki kaçak sondajlar en önemli sorunlardan birisi olduğunu ileri süren Serindağ, "Son yıllarda Gaziantep ‘deki yeraltı suyu seviyesinin düştüğü göz önüne alınırsa bu düşüme iklim koşullarının yanı sıra kaçak sondajlarla aşırı su çekiminin neden olduğu açıktır. Bu durum yeraltı suyu akış rejiminin bozulmasına ve havzalarımızın zarar görmesine neden olmaktadır. Ayrıca Organize Sanayi Bölgesinin atık suları da yer yeraltı sularının kirlenmesine sebep olmaktadır" dedi.RUHSATSIZ KUYULAR SIKI ŞEKİLDE KONTROL EDİLMELİ Dünyada benzerleri olduğu üzere çok kuyu açmak, daha çok yer altı suyu elde etmek demek olmadığını ileri süren Serindağ, "Tersine bir bölgede az kuyu ile çekilen su, çok sayıdaki kuyu ile çekilenden fazla olabilir. O nedenle ruhsatsız kuyuların sıkı bir şekilde kontrol edilmesi ve kapatılması gerekir" diye vurgu yaptı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri