SEDAT BAŞKAVAK / MersinTarım Bakanlığı “Yerel çeşitlerin kayıt altına alınması, üretilmesi ve pazarlanmasına dair yönetmeliğini” yayımladı.Yönetmeliğe dayanak yapılan, Yeni bitki çeşitlerine ait ıslahçı haklarının korunmasına ilişkin 5042 sayılı kanunda “Islahçıyı” diye bahsedilen “yeni bitki çeşidini ıslah eden, bulan ve geliştiren kişi” olarak belirtiliyor. Yani kanun tohumu patentleyen şirket ve şirket sahibini ıslahçı olarak kabul etmekte ve onun haklarını korumaktadır.Yine yönetmeliğe dayanak yapılan 5553 sayılı Tohumculuk kanunu da, çiftçilerin kendi ürettikleri yerel ürünlerden tohum ayrıştırarak başka çiftçilere verme yada satması yasaklanıyor. Yapılan düzenlemeler ile tarım desteğinden faydalanmayı da, sertifikalı tohum ekme şartına bağlarken, yerel tohumu tamamen bitirmeyi amaçlamakta ve şirketlerin ürettiği tohuma mecbur bırakmaktadır.Kanun ve yönetmelik aracılığıyla yerel tohumların şirketler tarafından patentlenerek her türlü ıslah, gen değişikliği vs. haklarında şirketlere verilmesi amaçlanmaktadır. Böylece yerel çeşitlilik azalırken, hastalık ve zararlılar artacaktır. Buda daha çok ilacı kullanımını gerektirecek.Yönetmelik 4. Maddesinde “tohumluklarının çoğaltımı ve ticaretini kayda bağlıyor ve sertifika almayı zorunlu tutuyor. Ektiği tohumun, o yörede kamuya mal olmasından kaynaklı ayırdığı tohumluğa sertifika yani patent almayan çiftçi kanuna ve yönetmeliğe aykırı hareketten yaptırım ile karşı karşıya kalabilecektir.
- Maddesinde ise “Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği çerçevesinde üretici/yetiştirici belgesi” almayı zorunlu hale getiriyorlar. Belgesi olanlarında başvuruda bulundukları tohum için patent alabileceklerini belirtiyor. Böyle üretici köylüler bu belgeden yoksun oldukları için zaten tohum üretmeleri yasaklanmış olacaktır ve kanuna muhalefetten ceza ile karşı karşıya kalacaklardır. Sonuç olarak kalan sınırlı sayıda tohumda patentlenerek, tohum tekili şirketlerin malı haline gelecektir.
