Ülkeyi faşizanca yönetiyorlar

Ülkeyi faşizanca yönetiyorlar

BEKİR ŞAHİNDİSK Gaziantep Bölge Başkanı Ali Güdücü, 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 35 yıl geçtiğini hatırlatarak, “Her türlü demokratik tepkiyi baskı ve zorla sindirmeyi, işkenceyi/devlet terörünü kurumsallaştırmayı, emeği örgütsüzlüğe sürüklemeyi hedefleyen 12 Eylül askeri darbesinin 35’inci yılı. Ancak, kanlı 12 Eylül faşizminin yıldönümünde AKP darbesini yaşıyoruz. Halkın tek başına iktidar olmasına izin vermediği, başkanlığını istemediği AKP ve Cumhurbaşkanı, gayri meşru ve faşizan şekilde ülkeyi yönetiyorlar” diye tepki gösterdi.DİSK Gaziantep Bölge Başkanı Ali Güdücü 12 Eylül Faşist Darbesi’nin 35. yıldönümüne ilişkin yaptığı yazılı açıklamasında, 12 Eylül darbesi bu ülkendeki işçiler, emekçiler, tüm ezilenler için uzun bir karanlık dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, “12 Eylül darbesi ile 650 bin kişi gözaltına alındı. 230 bin kişi yargılandı. 50 kişi idam edildi. 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 95 kişi yargısız infazlarda öldü. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti. Gazetecilere toplam 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 39 ton gazete ve dergi imha edildi. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi işlerinden çıkarıldı.12 Eylül faşist zihniyetinin ilk hedeflerinden biri de DİSK oldu. Faaliyetleri yasaklanan, tüm mal varlığına el konulan DİSK’in Genel Başkanı’ndan işyeri temsilcisine kadar binlerce üyesi gözaltına alındı. İşkence altında yüz günün üzerinde gözaltında kalan DİSK’in yöneticileri 4 yılı aşkın bir süre tutuklu kaldı. Cunta mahkemeleri DİSK’in kapatılmasını ve 78 yöneticisinin idamını istedi”İŞÇİ SINIFINA KARŞI SERMAYE SALDIRISIYDI 12 Eylül askeri darbesi öncelikle işçi sınıfına karşı bir sermaye saldırısı olduğunu ileri süren Güdücü, “24 Ocak Kararları” olarak bilinen işçi düşmanı politikalar hayata geçirildi. 12 Eylül ile beraber getirilen sendikalaşmayı zorlaştıran işkolu barajları, bugün AKP hükümeti tarafından şekilsel değişikliklerle korunuyor. 12 Eylül’den sonra “Bugüne kadar işçiler güldü, şimdi sıra bizde” diyerek 12 Eylül’ü alkışlayan sermaye sözcülerini bugün AKP iktidarı güldürüyor. İktidar kendi döneminde çığ gibi büyüyen taşeron sistemiyle çalışma yaşamında tam bir kölelik düzenini dayatıyor. Bu kölelik düzeni neticesinde işçiler ölürken “fıtrat” diyor, “kader” diyor. Çıkardığı yasalar ile işçi sağlığı ve güvenliği alanını da taşeronlaştırıyor. 2015 yılında bugüne kadar 1200’ün üzerinde işçi ölürken, kimseden hesap sorulmuyor. İşçilerin ölümü “doğal ölüm” olarak kabul görüyor. İşçilerin aileleri ağlarken, sermaye gülmeye devam ediyor” dedi.BUGÜNKÜ İKTİDAR 12 EYLÜL Ü ARATMIYOR 12 Eylül cuntası parlamentoyu feshedip, tüm yetkiyi bir avuç generalin emrine verdiğini,  bugün de TBMM fiilen çalıştırılmayarak ülkenin geleceğini ilgilendiren tüm kararlar tek bir kişi ve onun emrindeki devrik hükümet tarafından alındığını kaydeden DİSK Gaziantep Bölge Başkanı Ali Güdücü,  “Halkın kabul etmediği, sandıkta reddettiği tek adam düzenini, “İster kabul edilsin ister edilmesin, Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir” diye ilan edenler, 12 Eylül 1980’de yönetime el koyduk açıklaması yapanların yolundan ilerlemektedir.12 Eylül cuntası her türlü demokratik tepkiyi baskı ve zorla sindirmeyi hedeflemişti. Bugün de ülkemizde “Vur emri” alan ve iç güvenlik yasasıyla yetkileri artan güvenlik güçleri, her türlü barış ve demokrasi talebine karşı şiddet uygulamaktan kaçınmazken, yüzlerce parti binasını, yüzlerce ev ve işyerini yakanlar, otobüsleri taşlayanlar, gazeteleri basanlar karşısında ortalarda görünmemektedir. Bugün de ülkemizde “Emek”, “demokrasi”, “özgürlük”, “barış”, “adalet” konulu en sıradan basın açıklamalarımızda karşımıza çıkan TOMA’lar ,“katliam isteriz” sloganları atan benzin bidonlu kalabalıkların konuşma kürsüsü olarak kullanılmaktadır” diye konuştu.ÜLKEYİ İÇ SAVAŞA SÜRÜKLÜYOR Başkan Güdücü, açıklamasında, “Bugün, karşı karşıya olduğumuz saray darbesi bir tükenişi ifade ediyor. Darbeciler tükendikçe bizleri bölmeye, parçalamaya, birbirimize düşman etmeye çalışıyor. Etnik, mezhepsel ayrımları körükleyerek ülkeyi iç savaşa sürüklüyor. Elleri tabutta, gözleri-kulakları ankette katıldıkları cenazeleri siyasi gösteriye çevirmeye çalıştıkça gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. Evet bizler artık biliyoruz ki işçilerin göz renkleri farklı olsa da gözyaşları aynıdır. Bizler artık biliyoruz ki savaşlarda biz ölürüz, bizim ekmeğimiz küçülür ama onların makamları, servetleri, sarayları büyür. Biz bu oyuna gelmeyeceğiz. Sarayın oyununu bozacak olan, el ele vermiş, kol kola girmiş işçiler-emekçiler olacaktır.Evet bu ülkeye barış emekle gelecek. Karanlıklar emek ile dağıtılacak. Tüm haklarımız, özgürlüklerimiz ve gerçek bir demokrasi emek ile kazanılacak. Darbeciler emeğin ortak mücadelesi ile yenilecek. (Yeni Çizgi)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri