Mevsim geçişlerinde artan polen alerjilerine dikkat

Mevsim geçişlerinde artan polen alerjilerine dikkat
Mevsim geçişlerinin keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarabilmek için alerji belirtilerinin ihmal edilmemesi ve uzman görüşünün alınması büyük önem taşıyor.

Prof. Dr. Tuğba Songül Tat’tan önemli uyarılar

Mevsim geçişleriyle birlikte doğada yaşanan değişimler, özellikle polen seviyelerindeki artış nedeniyle alerjik hastalıkların bir çoğunu tetikliyor. Halk arasında “saman nezlesi” olarak da bilinen Alerjik Rinit, bu dönemlerde milyonlarca kişiyi etkileyerek yaşam kalitesini düşürüyor.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, bahar aylarında ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havada yoğunlaşmasının; burun akıntısı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtileri artırdığını belirtiyor. Özellikle şehir yaşamında hava kirliliği ile birleşen polenler, şikayetlerin daha da şiddetlenmesine yol açabiliyor.

“BASİT BİR NEZLE GİBİ GÖRÜLMEMELİ”

Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, alerjik rinitin çoğu zaman basit bir soğuk algınlığı ile karıştırıldığını ancak uzun süreli ve tekrarlayan belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Tedavi edilmediği takdirde bu durumun sinüzit ve astım gibi daha ciddi solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini ifade ediyor.

Kimler Risk Altında?

Alerji öyküsü bulunan bireyler

Ailesinde alerjik hastalık olanlar

Çocuklar ve genç yetişkinler

Yoğun polen maruziyeti olan bölgelerde yaşayanlar

Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, polen alerjisine karşı alınabilecek basit önlemleri şöyle sıralıyor:

Sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaya özen göstermek

Eve geldikten sonra kıyafet değiştirmek ve duş almak

Pencereleri özellikle polen yoğun saatlerde kapalı tutmak

Güneş gözlüğü kullanarak göz temasını azaltmak

Doktor önerisiyle uygun alerji ilaçlarını kullanmak

Erken Tanı ve Doğru Tedavi Önemli

Alerji belirtileri yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, kişiye özel tedavi planlarının hastalığın kontrol altına alınmasında büyük rol oynadığını ifade ediyor. Gerekli durumlarda aşı tedavisi (immünoterapi) gibi yöntemlerle kalıcı çözümler sağlanabiliyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.