TGC Bağımsız Gazetecilik Konferansı: Basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik baskılar gündemde
İSTANBUL- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından 16 Ekim 2026’da düzenlenen Bağımsız Gazetecilik Konferansı’nda; kayyım atamaları, gazetecilerin tutuklanması, internet sitelerine erişim engelleri ve ekonomik baskılar ele alındı. İki oturum halinde gerçekleştirilen konferansta, bağımsız gazeteciliğin korunması, halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünün güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
TGC BAĞIMSIZ GAZETECİLİK KONFERANSI’NDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ELE ALINDI
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) “Gazeteci Olmak-Gazeteci Kalmak” toplantıları kapsamında düzenlediği Bağımsız Gazetecilik Konferansı, TGC Burhan Felek Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Türkiye’de son dönemde yaşanan basın ve ifade özgürlüğü ihlallerinin değerlendirildiği konferansta; televizyon kanallarına kayyım atanması, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, dijital platformlardaki erişim engelleri ve bağımsız medya kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar gündeme taşındı.
İki oturumdan oluşan konferansta gazetecilik, yayıncılık ve yazar örgütlerinin temsilcileri ile hukukçular ve tutuklu gazetecilerin yakınları görüşlerini paylaştı.
VAHAP MUNYAR: HABERLERİN SERBEST DOLAŞIMI SAĞLANMALI
Konferansın “Bağımsız, bağlantısız gazetecilik neden önemli?” başlıklı ilk oturumunu TGC Başkanı Vahap Munyar yönetti.
Munyar, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi açısından değil, toplumun doğru haber alma hakkının korunması bakımından da hayati önem taşıdığını vurguladı.
Televizyon yayınlarının durdurulması, kayyım atamaları, internet sitelerine erişim engelleri, yayın yasakları ve gazetecilere yönelik tutuklamaların bağımsız gazeteciliğin önündeki temel sorunlar arasında yer aldığını belirten Munyar, tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.
Gazeteci cinayetlerinin aydınlatılması için de çağrıda bulunan Munyar, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu ve Metin Göktepe’nin de aralarında bulunduğu 67 gazetecinin öldürülmesine ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.
GÖKHAN DURMUŞ: HALK TV’YE KAYYIM ATANMASI GAZETECİLİĞİ ETKİLİYOR
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, bağımsız gazeteciliğin hukukun bağımsızlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Tele1 ve Halk TV’ye yönelik kayyım uygulamalarını değerlendiren Durmuş, sosyal medya hesaplarına getirilen engellerin de gazetecilerin mesleklerini sürdürmesini zorlaştırdığını ifade etti.
Halk TV’nin kamuoyunda tartışılan fon skandalını gündeme getiren yayın kuruluşlarından biri olduğunu belirten Durmuş, kanalın yönetimine kayyım atanmasının gazetecilik açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
Durmuş, tüm baskılara rağmen halkın haber alma hakkı için mücadele etmeyi sürdüreceklerini kaydetti.www.yenicizgihaber.com
BAĞIMSIZ YAYINCILIKTA EKONOMİK ÖZGÜRLÜK VE TELİF HAKLARI VURGUSU
Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Akpınar, ifade özgürlüğünün yalnızca haber yapma ve yayımlama hakkıyla sınırlı olmadığını, okurların bilgiye özgürce ulaşabilmesinin de bu hakkın önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesini hatırlatan Akpınar, yazma, yayınlama ve okuma özgürlüklerinin birlikte korunması gerektiğini vurguladı.
Akpınar, sansür ve oto sansürün yanı sıra ekonomik baskıların da bağımsız gazetecilik ve yayıncılık üzerinde etkili olduğunu belirterek, telif haklarının korunmasının özellikle yapay zekâ çağında daha da önemli hale geldiğini ifade etti.
Türkiye Yazarlar Sendikası 2. Başkanı Mustafa Köz ise düşünce insanlarının, yazarların ve gazetecilerin baskılardan en fazla etkilenen kesimler arasında bulunduğunu söyledi. Köz, meslek örgütlerinin bu süreçte susmaması ve özgürlük mücadelesini sürdürmesi gerektiğini dile getirdi.
PEN Yazarlar Derneği Başkanı Halil İbrahim Özcan, gazetecilik ve yazarlık faaliyetleri için özgür bir düşünce ortamına ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, DİSK Basın İş Sendikası Uzmanı Tuğçe Yılmaz da bağımsız yayın kuruluşlarının hukuki ve ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
Yılmaz, sosyal medya hesaplarına yönelik engellemelerin, reklam ve destek gelirlerindeki kayıpların ve telif sistemiyle çalışmanın yarattığı gelir belirsizliğinin gazetecilerin meslekte kalmasını zorlaştırdığını ifade etti.
KAYYIM, ERİŞİM ENGELLERİ VE TUTUKLAMALAR KONUŞULDU
Konferansın “Kayyım, erişim engelleme ve tutuklanma gölgesinde gazetecilik” başlıklı ikinci oturumunu TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş yönetti.
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ KORUMAK İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK
Oturumda T24 Genel Koordinatörü Sertuğ Çiçek, Tele 3 Haber Kurucusu Murat Taylan, TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın eşi Sevim Kahraman Yanardağ ve tutuklu gazeteci Şaban Sevinç’in avukatı Yiğithan Erim konuştu.
TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, 2002-2026 döneminde medya sahiplik yapısında yaşanan değişimlere ve bağımsız yayın kuruluşlarının karşılaştığı baskılara dikkat çekti. Güneş, iki yılda 10 televizyon kanalının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimine geçtiğini, çok sayıda yayın organının kapatıldığını ve 12 bini aşkın gazetecinin işsiz kaldığını belirtti.
Sibel Güneş, gazetecilerin mesleki haklarını savunmak ve bağımsız gazeteciliği korumak için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
T24: GAZETECİ İLE OKUR ARASINDAKİ BAĞ KOPARILMAMALI
T24 Genel Koordinatörü Sertuğ Çiçek, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve kararın sonucunu beklediklerini ifade etti.
Çiçek, erişim engelinin ardından Basın İlan Kurumu tarafından ilanların kesildiğini ve İletişim Başkanlığı tarafından basın kartlarının iptal edildiğini belirterek, yaşananların gazeteci ile okur arasındaki ilişkiyi de etkilediğini söyledi.www.yenicizgihaber.com
Gazeteciliğin yalnızca medya çalışanlarının değil, bütün toplumun ve demokrasinin meselesi olduğunu vurgulayan Çiçek, erişim engeli kararının geri alınmasını ve T24’ün yayınlarını sürdürmesini umut ettiklerini dile getirdi.
Tele1 EKİBİNDEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Tele 3 Haber Kurucusu Murat Taylan, Tele1’in kapatılmasının ardından gazeteciliği sürdürmek amacıyla yeni yayın girişimlerine yöneldiklerini belirtti.
Tele2 ve Tele3 projeleriyle yayıncılığa devam ettiklerini ifade eden Taylan, gazetecilik faaliyetlerini tüm zorluklara rağmen sürdürme kararlılığında olduklarını söyledi. Taylan, Tele1 ekibinin direnişinin tüm medya camiasına örnek olmasını istediklerini kaydetti.
BASIN BASKI ALTINA ALINAMAZ
TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük ise kayyım uygulamalarının yayınların durdurulmasına veya yayın politikasına müdahale edilmesine yol açmaması gerektiğini belirtti. Küçük, erişim engeli kararlarının yalnızca hâkim kararıyla, ilgili içerikle sınırlı biçimde ve üst mahkemeye itiraz yolu açık olacak şekilde verilmesi gerektiğini ifade etti.
Küçük ayrıca haber ve köşe yazılarının tek başına tutuklama gerekçesi yapılamayacağını, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının gecikmeden uygulanması gerektiğini vurguladı.
MERDAN YANARDAĞ VE ŞABAN SEVİNÇ İÇİN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın eşi Sevim Kahraman Yanardağ, eşinin yeniden tutuklanması ve Tele1’e kayyım atanması sürecinin aileleri açısından yarattığı zorlukları anlattı.
Merdan Yanardağ’ın 24 Ekim’de tutukluluğunun birinci yılını dolduracağını belirten Sevim Kahraman Yanardağ, duruşmaların ertelenmesiyle tutukluluk süresinin uzadığını söyledi. Yanardağ, özgür basın ve demokratik bir Türkiye için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
GAZETECİ SENİÇ SELAM GÖNDERDİ
Tutuklu gazeteci Şaban Sevinç’in avukatı Yiğithan Erim de müvekkilinin Maltepe Cezaevi’nde bulunduğunu ve meslektaşlarına selam gönderdiğini belirtti.
Erim, Sevinç’in gazetecilere yönelik baskılara rağmen kamuoyunu bilgilendirme görevini sürdürme kararlılığını dile getirdiği mesajını katılımcılarla paylaştı.
BAĞIMSIZ GAZETECİLİK İÇİN DAYANIŞMA MESAJI
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Bağımsız Gazetecilik Konferansı, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, medya bağımsızlığı ve gazetecilerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Konferansta öne çıkan ortak mesaj, bağımsız gazeteciliğin korunmasının demokratik toplumun, halkın haber alma hakkının ve özgür düşüncenin korunması açısından temel bir gereklilik olduğu yönündeydi. (HABER MERKEZİ) www.yenicizgihaber.com


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.