Türkiye’de Fizyoterapist Olmak

  e3 Ülkemizde artan üniversite sayısıyla birlikte Fizyoterapist mesleğinin daha bilinir olduğu bir gerçek. Bundan dolayı yazıma Fizyoerapist kimdir? Nedir? Ne iş yapar? gibi cümlelerle başlamıyorum. Çok değil bundan 5 yıl öncesine kadar telaffuzu dahi edilemeyen bir meslek grubuyduk, hep bundan dert yanardık. Ne güzel oldu üniversite sayısı arttı ve çok popüler bir meslek haline geldi ayrıca üniversiteye tıp, diş hekimliği, eczacılık gibi fakültelere eş değer puanlarla girilmeye başlandı. Fakat maalesef bu durumun yarattığı birçok olumsuz durulmada karşı karşıyayız. Bunun en başında istihdam sorunu var. Bugün yılda binlerce fizyoterapist 50’nin üstünde, devlet ve vakıf üniversitelerinden mezun oluyor. Buna karşın devletin yıllık atamasını yaptığı fizyoterapist sayısı 300 kişiyi geçmiyor. Her geçen yıl mezun sayısı katlanarak artarken, devlete ataması yapılan kişi sayısı ters orantılı olarak azalıyor. Özel sektörde ise durum değişmiyor, A sınıfı özel bir hastane en fazla 4 fizyoterapist barındıyor bu durum bazı hastanelerde değişiyor tabi. Birde Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri var, sayısı ülke genelinde binleri bulan her ilde ve hatta ilçelerde bulan kurumlar var. Yine huzurevleri ve spor kulüpleri var fizyoterapistlerin çalıştığı yerler arasında ama bunların hiç biri yeni mezun sayılarını karşılayacak kapasitede değil.  Artan üniversite sayısının getirdiği diğer bir olumsuzluk ise özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın baskıyla maaş azatlımın gidilmesi. Artan fizyoterapist sayısını fırsata çevirmek belki bir ölçüde kabul edilebilinir, fakat mesleğe yıllarını vermiş, tecrübeli ve kendini ispatlamış meslektaşlarımızın bu muameleye maruz kalması  çok üzücü ve hakkaniyetten uzak. Özel sektörde ayrıntılı olarak yazamayacağım başka olumsuzluklarda mevcut, bundan dolayı sadece konu başlıklarını sıralayacağım, fizyoterapistlerin çalışma ortamlarının materyal olarak yetersizliği, hekim-fizyoterapist uyumsuzluğu, mobbing, fizyoterapistlerin yapması gereken uygulamaların hiçbir eğitimi olmayan kişilerin göz ucuyla gördüklerini hastalara yapmaya çalışması gibi birçok konu var. Fizyoterapist olmak zor iş, mesleğin zorluğunu tercih yapmadan önce bilen çok nadir aslında. Çoğu kişi okurken bunun farkına varıp, yüksek puanlarla girdiği üniversiteyi bırakıyor maalesef. Ama her şeyi göze alan mesleğini canı gönülden yapanda bir o kadar meslektaşımız mevcut. Hepinize sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim.  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Güzel Arşivi