Adıyaman Eğitim Sen “Karanlığa teslim olmayacağız”
Yayınlanma:
Güncelleme:
Adıyaman Eğitim Sen “Karanlığa teslim olmayacağız”
ADIYAMAN- Eğitim Sen Adıyaman Şube Eşbaşkanı Ayşegül Yücetaş, şimdiye kadar 500 üyeleri hakkında soruşturma açıldığını, bir arkadaşlarının sürgün edildiğini ve tutuklu bir arkadaşlarının ise meslekten ihraç edildiğini açıkladı. Kendisi de Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Yücetaş, karanlığa teslim olmayacaklarını ifade etti.
AKP hükümetinin darbe girişimi sonrası kamuda yürüttüğü "cadı avı" ve "açığa alma" operasyonlarının hedefinde olan sendikalardan biri de Eğitim Sen. Sadece Eğitim Sen'e üye olan 136 kişi görevden alınırken, Milli Eğitim bünyesinde görev yapan 127 sendika üyesi açığa alındı, 9 akademisyen görev yaptıkları üniversitelerin yönetimleri tarafından açığa alındı. Açığa alınmaların yanı sıra baskı ve soruşturma kıskacının da devam ettiği merkezlerden biri olan Semsur'da (Adıyaman), şimdiye kadar 500 sendika üyesine soruşturma açıldı. Eğitim Sen Semsur Şube Eşbaşkanı Ayşegül Yücetaş, Kürdistan kentlerinde yaşanan çatışmalı süreç ve "sokağa çıkma yasakları"na karşı yaptıkları her türlü eylem ve etkinliğin terörize edilmeye çalışıldığını belirterek, 500 arkadaşlarına soruşturma açılırken, 40 arkadaşlarına yönelik ise hem adli hem de idari soruşturma başlatıldığını söyledi.
Bir arkadaşlarının da sürgün edildiğini kaydeden Yücetaş, "İzzet Karadağ isimli arkadaşımız keyfi bir şekilde tutuklu ve meslekten men edildi. En son benim ve üyemiz Kadın Yaşam Derneği Başkanı Suna Ateş ile ilgili Yüksek Disiplin Kurulu tarafından açılan soruşturma kapsamında savunmamız isteniyor” dedi.
'Karanlığa teslim olmayacağız'
Her zaman haksızlıkların ve ölümlerin karşısında duracaklarını ve her türlü haksızlığın takipçisi olacaklarının altını çizen Yücetaş, şunları aktardı: “İnsanların ölümlerine yönelik gösterdiğimiz duyarlılıktan geri adım atmayacak, karanlığa teslim olmayacağız. Ülkemizde bir darbe girişimi oldu. Bu darbe girişiminin hükümetin savaş politikalarından bağımsız olmadığını düşünüyoruz. Yürütülen savaş süreci ve çözümsüzlük ülkeyi bu noktaya getirdi. Emek ve demokrasi güçleri olarak, her zaman her türlü darbeye ve darbecilere karşı durduk. Bu günden sonrada durmaya devam edeceğiz.”
İlan edilen OHAL’in Kürdistan kentlerinde bir yıldır zaten sürdürüldüğüne dikkat çeken Yücetaş, “İnsanlar aylarca sokağa çıkamadı. İnsanların sağlık giderleri, eğitimi, en temel ihtiyaçları olan beslenme ve barınma hakları ihlal edildi. Türkiye genelinde ilan edilen OHAL ile birlikte var olan baskı ve hukuksuzlukların daha da artacağı ve derinleşeceğinden endişeliyiz" dedi.
'Demokrasiden taviz vermeyeceğiz'
OHAL'den öncede üzerlerinde yoğun baskı olduğunu söyleyen Kadın Yaşam Derneği Başkanı Suna Ateş de, OHAL ilanı sonrası baskı ve sindirme politikalarının kat be kat artacağını düşündüklerini söyledi. Görevden men talebiyle yüksek disipline verildiklerini aktaran Ateş, "657 sayılı memurlar kanununa uygun hareket etmediğimiz iddia ediliyor. Yaşanılan süreçte devletin yanında değil de başka tarafların yanında yer aldığımız ve savunduğumuz belirtilmiş” dedi. Ateş, baskılara karşı demokrasiden asla taviz vermeyeceklerini ve yapılan tüm haksızlıklara karşı demokrasiden yana duracaklarını belirtti.
Yerel


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.