"Hakaret ve nefret söylemi meslek etiğine aykırıdır"

"Hakaret ve nefret söylemi meslek etiğine aykırıdır"
"Hakaret ve nefret söylemi meslek etiğine aykırıdır"
BEKİR ŞAHİN Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti (GGC) ve Konrad Adenauer Stiftung (KAS) tarafından ‘Hukuk Devleti’ adlı seminer düzenlendi. Seminere katılan konuşmacılardan Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, hukuk anlamında bir çok eksikliklerinin olduğuna dikkat çekerken haber yazımındaki hakaret ve nefer dili ile ötekileştirmelere dikkat çekti. Av Fikret İlkiz ise Türkiye'de basının özgür olmadığına vurgu yaparken gazetecilerin güç birliği yaparak bir çok hukuksuzlukların üstesinden gelebileceklerine vurgu yaptı.  Toplantıyı düzenleyen GGC Başkanı İbrahim Ay, bilgi çağında yaşadığımıza vurgu yaparak bilmenin önemine dair bir konuşma yaptı. Grand Otel’de yapılan seminere, GGC Başkanı İbrahim Ay, Konrad Adenauer Stifung (KAS) Türkiye Proje Koordinatörü Bekir Öncel, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, Gaziantep Barosu Eski Başkanı Ali Elibol, STK temsilcileri ile çok sayıda basın mensubu, hukuk fakültesi öğrencileri ve avukat katıldı. İlkiz ve Sözeri'nin konuşmacı olarak katıldığı seminerin oturum başkanlığını GGC Genel Sekreteri Aydın Akyürek yaptı. Seminerde ilk olarak bir açıklama yapan GGC Başkanı İbrahim Ay, öğrenmeye ayrılan zamanın az olmasının işleri daha da zorladığını ifade ederek, “Dünyamız bilginin hızla üretildiği ve aynı hızla tüketildiği bir yapıya bürünüyor. Bilgi güçtür, gücü elinde bulunduran her şeye sahip olabilir. Bilginin sürekli yenilenmesi ve eski bilgilerin geçerliliğini çabuk yitirmesi insanları sürekli öğrenmeye itmiştir. Kendini yenilemeyen insan, bilgi okyanusun da boğulmaya yüz tutuyor” dedi. "ALMANYA HALEN NAZİ’YE KARŞI HAZIRLIKLI DURUMDA" Konrad Adenauer Stifung Türkiye Temsilcisi Bekir Öncel konuşmasında, “Şimdiki çağa bakıyoruz Almanya, ileri demokrasinin çok olduğu bir ülke. 1960’la baktığımızda öyle bir durum söz konusu değil. Almanya halen olası bir Nazi saldırılarına karşı kendini koruma altına almak için hazırlıklı bir durumda. Almanya’nın batı kesiminde halen toplumun yüzde 20’si yabancı düşmanıdır. Birleşmeden sonra doğusunda kalan kısımda ise, bu oran yüzde 44’e çıkmıştır. Bu çok vahim bir durum ama buna rağmen 1960’larda tekrar demokrasinin gelmesi ile birlikte Nazi rejimi gibi bir rejimin ortaya çıkmaması için çaba gösteriliyor. Almanya’daki durum çalıştırmayı gerektiren bir durum, halen bile çalışılıyor” dedi. “BİZDE BİR ÇOK EKSİKLİK VAR” Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri ise, nefret suçu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sözeri, nefret suçu ve ayrıcalığın birbirinden farklı şeyler olduğunu ifade ederek, “Nefret suçundan öncelikli olan bir suçtan bahsediyoruz. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının bir tanımı var. Nefret suçunu şöyle tanımlıyor. Mağdurun, mülkün veya işlenen bir suçun hedefinin etnik köken, dil, din, ırk, cinsiyet, yaş gibi olaylarda işlenen suçlardır. Nefret gayet ayrıntılı bir tanım. Nefret suçu dediğimiz zaman ortada bir suçun olması gerekiyor. Nefret suçlarının böyle bir tehlikesi var. Nefret suçları aynı zamanda bir mesaj veriyor topluma. Toplumdaki kırılgan olan o bireylerin korkmasına bir sinmesine neden oluyor. Bu sadece Dink’in öldürülme olayında ki gibi değil. Mala zarar verme bir takım grupların veya kişilerin kapılarını işaretlendirme, mezarlıklarını talan etme gibi şeylerde nefret suçuna giriyor. Bizde birçok eksiklik mevcut “ diye konuştu. HÜKMÜN GERİYE BIRAKILMASI KARARI BASIN KANUNUNA AYKIRI Av Fikret İlkiz, devletin sahip olduğu gücün insan temel hak ve özgürlükleri ile sınırlı olduğunu belirterek, ülkede hukuki güvenlik arayışı noktasında yoğun bir arayış olduğunu açıkladı. Basın suçlarında mahkemelerin hükmün açıklanmasını geriye bırakılması gibi karar verebildiğini bunun yasaya aykırı olduğunu ifade eden İlkiz, bu durumda bir üst mahkemeye itiraz edilebileceği yine red edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine iç hukuk yolları tükendikten sonrada AİHM'ye gidilebileceğine işaret etti. İlkiz, bazı haberlere ilişkin mahkemelerin karar verdiği tekzip metninde haberle ilgisi olmayan aşağılayıcı ifadelere yer verilerek hatta gazetecinin kendini suçlayıcı, aşağılayıcı tarzdaki tekzip metnini gazetede yayınlanmasının talep edilmesi durumunda, gazeteci bu tekzip metnini hukuksuz bulsa bile yanlış olduğunu bilerek, yayınlayıp sonrada, o tekzip metnine karar verip gönderen mahkeme ve ilgili avukat hakkında suç duyurusunda bulanarak, hakkını arayabileceğine dikkat çekti. GGC PLAKET VERDİ Programın sonunda konuşmacılar Doç. Dr. Ceren Sözeri, Av. Fikret İlkiz ile KAS Türkiye Proje Koordinatörü Bekir Öncel ve “Hukuk Devleti” Proje Danışmanı Serap Ağırer’e GGC tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.