“Kürtlerin Devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Yayınlanma:
Güncelleme:
“Kürtlerin Devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir”
HDP Mersin 1. Sıra Milletvekili Adayı ve eski milletvekili AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Erdoğan, “Kobani Düştü, Düşecek” deyince partiden ayrıldığını açıkladı.
KAHTA/BEKİR ŞAHİN
HDP Mersin 1. Sıra milletvekili adayı ve eski milletvekili AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, memleketi Adıyaman Kahta ilçesinde HDP seçim karargahının açılışına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi ve AKP’den sonra HDP siyasete devam eden Dengir Mir Mehmet Fırat, “Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyetidir Çünkü bu coğrafyayı beraber koruduk. Bu Cumhuriyetin kurulmasında daha Anadolu’nun hiçbir yerinde hareket başlamamışken Kahta’da Hacı Bedir Ağa kendi süvarileri ile Gaziantep’e gitti, savaştı, yaralandı. Bundan dolayı da TBMM tarafından Türkiye’de 5 kişiye verilen istiklal madalyasını aldı. Bu madalya Kahta Halkına verilen bir madalyadır. Bu devlet Kürtlerin de devletidir” diye konuştu.
Kahta’da parti karargahının açılışına HDP ve DBP il Eş başkanları ile HDP Milletvekili adayları Behçet Yıldırım ve Ferhat Temel ile çok sayıda partili katıldı. HDP’li Fırat, 100.Yıl Parkında toplanan kalabalığa seslendi. Küçük yaştan beri siyasetin içinde olduğunu kaydeden Fırat şöyle konuştu: “ 42 yıl önce yaşımı büyüterek siyasete girdim. Mersin’de doğup büyümeme rağmen 600 yıllık bir kökene sahip olduğum memleketim Kahta’ya ve Kahtalılara hizmet edebilmek amacıyla siyasete girdim. Uzun yıllar Kahta’da siyasetin içinde oldum.
Ne kadar Hakkari’de hakkımız varsa, o kadar Marmaris’te, Bodrum’da, Trakya’da hakkımız var. Bunun için kan döktük. Bunun için savaştık. Bu ülkeyi koruduk. Bu ülkenin asri unsuruyuz. Dolayısı ile bizi oyuna getirmeye çalışanların oyunlarını her zaman bozmaya hazırız. “ diye seslendi.
HİZMETİ SORMAYIN, SERVETLERİNİ SORUN
Kâhtalılardan İktidar milletvekillerinin servetlerinin hesabını sormasını isteyen Dengir Fırat, “ İktidar partisinden milletvekili olanlar karşınıza geldiğinde “ sen bu memlekete ne yaptın diye sormayın. Çünkü bunun cevabı yok. Fakat bir şey sorun. Milletvekili olduğunuz tarihte servetiniz neydi? Bu günkü servetiniz nedir? Açıklayabileceklerini zannetmiyorum. Kahta’ya, Adıyaman’a hizmetten çok kendilerine hizmet ettiklerini göreceksiniz. Buna yürekleri yetmez. Ben de servet beyanımı açıklayacağım. İsteseler de istemeseler de açıklayacağım. Eğer açıklayamazlarsa vereceğimiz her oy haramdır. Yolsuzluğa destek olmaktır, hırsızlığa destek olmaktır. Bu çalınan paralar sizin cebinizden çıkan paralardır. Yapılan bu hırsızlıklar sizin sırtınızdan yapılan hırsızlıklardır. Onun için ben buradan bir kez daha hodri meydan diyorum.” diye seslendi.
5 DAKİKADA PARTİDEKİ GÖREVLERİMDEN İSTİFA ETTİM
HDP’li Fırat, “ Kürtçe Eğitim ile ilgili Başbakan Erdoğan’a öneri götürdüğümde, bana “Kürtlerin devleti mi var ki” diye konuştu. Ben de evet Kürtlerin devleti var dedim. Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyetidir dedim. Çünkü bu coğrafyayı beraber koruduk. Bu Cumhuriyetin kurulmasında daha Anadolu’nun hiçbir yerinde hareket başlamamışken Kahta’da Hacı Bedir Ağa kendi süvarileri ile Gaziantep’e gitti, savaştı, yaralandı. Bundan dolayı da TBMM tarafından Türkiye’de 5 kişiye verilen istiklal madalyasını aldı. Bu madalya Kahta Halkına verilen bir madalyadır. Bu devlet Kürtlerin de devletidir dedim Ve Başbakana dedim ki eğer dil ile devlet arasında bir bağ kuruluyorsa ki kurulamaz. Çünkü dünyada 170’e yakın devlet var ama 5 bine yakın dil vardır.
15 DAKİKADA GENEL MERKEZİ TERK ETTİM
Başbakana dedim ki biraz ileride Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi diye bir fakülteniz var. Atatürk tarafından kurulmuş. Orada Sümer Dilini öğretiyorsunuz. Eti Dilini öğretiyorsunuz. Hindulojiyi öğretiyorsunuz. Bunlar ölü dillerdir. Ama 20 milyon vatandaşınızın kullandığı dilini öğrenmesini istediğim zaman sorduğum zaman bana karşı böyle bir iddiada bulunuyorsunuz. Başbakan bana dedi ki bütün Güneydoğu’yu gezdim. Bana böyle bir talep gelmedi. Ben de dedim ki; eğer demokrasi var ise ben Dengir Fırat olarak çocuklarımın Kürtçe öğrenmesi için devletin gerekli tedbirleri almasını istiyorum. Bunun üzerine geldiğimiz noktada ikimizden birinin istifa etmesi gerekiyordu. Hiç tereddüt etmeden 5 dakika içerisinde partideki bütün görevlerimden istifa ettim. 15 dakika sonra da Genel merkezdeki eşyalarımı toplayarak meclise gittim.” Dedi.
ERDOĞAN, “KOBANİ DÜŞTÜ, DÜŞECEK” DEYİNCE PARTİDEN AYRILDIM
Erdoğan’ın Gaziantep konuşmasının bardağı taşıran damla olduğunu kaydeden Fırat, “ Erdoğan, Gaziantep’te “Kobani düştü, düşecek” dedi. Erdoğan’ın anlamadığı bir şey vardı. Kobani bizim yurdumuzdu. Bizim toprağımızdı, bizim vatanımızdı. Dolayısı ile Oranın bir tek çakıl taşının düşman ayakları altında ezilmesine müsaade edilemezdi. Türkiye, İran, Suriye ve Irak’taki Kürt gençleri orada bir tarih yazdılar. Kürt Halkının millet olma vasfını Kobani’de bu halka yaşattılar. Millet duygusu, vatan duygusu olmayanlar bunun anlamını çıkaramazlar. Bu söz söylendiği zaman en son olan adalet ve Kalkınma Partisinden üyelik vasfımı da sona erdirdim.”
ÖZÜR DİLEDİ
“ Partiyi kurduğumuzda Kürt sorununun çözüleceği adı altında bir bölüm yer almıştı. Şu andaki AK Parti milletvekilliğini yürütenlerin çoğunun milletvekilliğini de naçizane ben sağladım. Eğer bir kusur işlemişsem hepinizden özür diliyorum.”
KAMU GÖREVLİLERİNİ UYARDI
"Sakın ola hükümete sırt dayayıp bir şey yapmasınlar. Kanun ne emrediyorsa onu yapsınlar. Birilerinin peşine takılıp, oda oda gezmesinler. Siyaseti siyasetçilere bıraksınlar. Onlar bu halka hizmet için görevli olan hizmetkârlardır. Onlara tavsiyem şudur. Kaymakamdır, vali olur. Validir, müsteşar olur. Ama gün gelir devran döner, memurlar koğuşunda yatar." Yerel


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.