Maraş Eğitim Sen ‘Savaşa karşı barışta ısrarcı olacağız’
Yayınlanma:
Güncelleme:
Maraş Eğitim Sen ‘Savaşa karşı barışta ısrarcı olacağız’
K.MARAŞ-YENİ ÇİZGİ; Kahramanmaraş Eğitim Sen Şubesi 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramını’nı Nurhak ta düzenledikleri etkinlik ile kutladılar. Eğitim Sen Maraş Şube Başkanı İsmail Tekardıç, OHAL sürecinde emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaştığı, işsizlik, yoksulluk ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığı, iş cinayetleri, kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik istismarların belirgin şekilde arttığının görüldüğünü belirterek,
“OHAL uygulaması sürekli hale getirilerek; iş güvencemiz; en temel sendikal-demokratik haklarımız hedef haline getirilmiştir. OHAL sürecinde KHK larla hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, tamamen idari ve siyasi kararlarla işinden, ekmeğinden edilen emekçilerin görevlerine bir an önce iade edilmesini istiyoruz” dedi.
Nurhak’ta gerçekleştirilen 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramına, Eğitim Sen şube bakanı İsmail Tekardıç’ın yanı sıra Eğitim Sen Nurhak temsilcileri, sendikanın yöneticileri, ilçedeki demokratik kitle örgütleri ile vatandaşlar katıldı. Emekten, barıştan, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten, kardeşlikten, laiklikten ve adaletten yana olan herkesin 1 Mayıs ta yan yana gelerek meydanlara indiklerini belirten Eğitim sen şube Başkanı İsmail Tekardıç,
“Bize dayatılan bu hak ve hukuk tanımaz, kar ve para endeksli sermaye düzenine karşı, ekmeğimizi, deremizi, ormanımızı, şekerimizi, velhasıl ülkemizi ve geleceğimizi savunmaya devam edeceğiz. Savaşa karşı barış da ısrarcı olacağız. Eşit, özgür, ve bir arada kardeşçe yaşamı bu topraklarda hakim kılacağız. Türkiye’de uzun bir süredir iktidarın antidemokratik politika ve uygulamalarına karşı çıkanların, kimi zaman açık açık hedef gösterilerek, kimi zamanda bağımsız ve tarafsız olduğu iddia edilen yargı kıskacına alınarak sindirilmek istendiğine ilişkin çok sayıda örnek yaşanmaktadır. Bu durumun en son örneğini Pazarcık ilçemizde yaşadık.2014 yılında yani tam dört yıl önce Sendika Genel merkezimizin yazısı üzerine, emniyet birimlerinin bilgisi dâhilinde yaptığımız ve hiçbir olumsuz durumun yaşanmadığı basın açıklamamız 2018 yılında suç sayılarak sendika üyelerimiz hakkında soruşturma açıldı. İktidarın kararlarını eleştirenlere, atılan yanlış adımların karşısında düşüncelerini ifade edenlere, hatta sosyal medya paylaşımları yapanlara karşı gözaltı ve tutuklamalara gidilmesi iktidarın en küçük bir tepkiye tahammülünün olmadığının göstergesidir. Kendileri gibi düşünmeyen herkesin hedef gösterildiği, sürekli tehdit altında olduğu, hukukun uzun süredir askıda olduğu, en temel hak ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığı bir ülkede ne emekçilerin hak mücadelesi vermesi ne de eşit ve özgür bireyler olarak barış içinde, bir arada yaşamaları mümkündür. Bu nedenle emekçiler ve emek örgütleri için tek seçenek barıştan, haktan, adaletten, demokrasiden yana saf tutmaktır.
Siyasi iktidar, yıllardır yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine, başta “eğitim” olmak üzere yaşamın bütün alanlarında hedeflerine ulaşmak için tüm imkânlarını seferber etmiş durumdadır. OHAL sürecinde Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaşması, işsizlik, yoksulluk ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, iş cinayetleri, kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik istismarların belirgin bir şekilde arttığı görülmektedir.
OHAL uygulaması sürekli hale getirilerek; iş güvencemiz; en temel sendikal-demokratik haklarımız hedef haline getirilmiştir. Ülkemizde en temel hak ve özgürlüklerin baskı altına alındığı; hukuksuz şekilde ihraç edilenlerin haklarını arama yollarının kapatıldığı, en temel
Sendikal eylemlerimizin suç kapsamına alınmaya çalışıldığı bu dönemde, ülkeyi sürekli OHAL koşullarında yönetmek isteyenlere karşı en güçlü ve kitlesel bir şekilde dur demek zorundayız. OHAL sürecinde KHK larla hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, tamamen idari ve siyasi kararlarla işinden, ekmeğinden edilen emekçilerin görevlerine bir an önce iade edilmesini istiyoruz.
OHAL REJİMİNE ARTIK YETER
22 aydır devam eden OHAL döneminde kadro bekleyen taşeron işçilerin on binlercesi kadro dışı bırakılmış yok denecek kadar az taşeron işçisi kadroya geçirilmiştir. Dolar 4 lirayı Avro 5 liraya yükselmiştir. Milletin öz malı olan şeker fabrikaları satılmıştır. Asgari ücret açlık sınırının altındadır. İlan edilirken bir buçuk ayı geçmeyecek dedikleri OHAL iki yıla yaklaşmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır.
Kıymetli Nurhaklı Kardeşlerim barışın ve kardeşliğin egemen olduğu, savaşsız ve sömürüsüz bir Türkiye dileğimle Alanda olan ve olmayan tüm yoldaşlarımın 1 Mayıs emek ve dayanışma bayramını kutluyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum” YENİ ÇİZGİ
“OHAL uygulaması sürekli hale getirilerek; iş güvencemiz; en temel sendikal-demokratik haklarımız hedef haline getirilmiştir. OHAL sürecinde KHK larla hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, tamamen idari ve siyasi kararlarla işinden, ekmeğinden edilen emekçilerin görevlerine bir an önce iade edilmesini istiyoruz” dedi.
Nurhak’ta gerçekleştirilen 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramına, Eğitim Sen şube bakanı İsmail Tekardıç’ın yanı sıra Eğitim Sen Nurhak temsilcileri, sendikanın yöneticileri, ilçedeki demokratik kitle örgütleri ile vatandaşlar katıldı. Emekten, barıştan, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten, kardeşlikten, laiklikten ve adaletten yana olan herkesin 1 Mayıs ta yan yana gelerek meydanlara indiklerini belirten Eğitim sen şube Başkanı İsmail Tekardıç,
“Bize dayatılan bu hak ve hukuk tanımaz, kar ve para endeksli sermaye düzenine karşı, ekmeğimizi, deremizi, ormanımızı, şekerimizi, velhasıl ülkemizi ve geleceğimizi savunmaya devam edeceğiz. Savaşa karşı barış da ısrarcı olacağız. Eşit, özgür, ve bir arada kardeşçe yaşamı bu topraklarda hakim kılacağız. Türkiye’de uzun bir süredir iktidarın antidemokratik politika ve uygulamalarına karşı çıkanların, kimi zaman açık açık hedef gösterilerek, kimi zamanda bağımsız ve tarafsız olduğu iddia edilen yargı kıskacına alınarak sindirilmek istendiğine ilişkin çok sayıda örnek yaşanmaktadır. Bu durumun en son örneğini Pazarcık ilçemizde yaşadık.2014 yılında yani tam dört yıl önce Sendika Genel merkezimizin yazısı üzerine, emniyet birimlerinin bilgisi dâhilinde yaptığımız ve hiçbir olumsuz durumun yaşanmadığı basın açıklamamız 2018 yılında suç sayılarak sendika üyelerimiz hakkında soruşturma açıldı. İktidarın kararlarını eleştirenlere, atılan yanlış adımların karşısında düşüncelerini ifade edenlere, hatta sosyal medya paylaşımları yapanlara karşı gözaltı ve tutuklamalara gidilmesi iktidarın en küçük bir tepkiye tahammülünün olmadığının göstergesidir. Kendileri gibi düşünmeyen herkesin hedef gösterildiği, sürekli tehdit altında olduğu, hukukun uzun süredir askıda olduğu, en temel hak ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığı bir ülkede ne emekçilerin hak mücadelesi vermesi ne de eşit ve özgür bireyler olarak barış içinde, bir arada yaşamaları mümkündür. Bu nedenle emekçiler ve emek örgütleri için tek seçenek barıştan, haktan, adaletten, demokrasiden yana saf tutmaktır.
Siyasi iktidar, yıllardır yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine, başta “eğitim” olmak üzere yaşamın bütün alanlarında hedeflerine ulaşmak için tüm imkânlarını seferber etmiş durumdadır. OHAL sürecinde Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaşması, işsizlik, yoksulluk ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, iş cinayetleri, kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik istismarların belirgin bir şekilde arttığı görülmektedir.
OHAL uygulaması sürekli hale getirilerek; iş güvencemiz; en temel sendikal-demokratik haklarımız hedef haline getirilmiştir. Ülkemizde en temel hak ve özgürlüklerin baskı altına alındığı; hukuksuz şekilde ihraç edilenlerin haklarını arama yollarının kapatıldığı, en temel
Sendikal eylemlerimizin suç kapsamına alınmaya çalışıldığı bu dönemde, ülkeyi sürekli OHAL koşullarında yönetmek isteyenlere karşı en güçlü ve kitlesel bir şekilde dur demek zorundayız. OHAL sürecinde KHK larla hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, tamamen idari ve siyasi kararlarla işinden, ekmeğinden edilen emekçilerin görevlerine bir an önce iade edilmesini istiyoruz.
OHAL REJİMİNE ARTIK YETER
22 aydır devam eden OHAL döneminde kadro bekleyen taşeron işçilerin on binlercesi kadro dışı bırakılmış yok denecek kadar az taşeron işçisi kadroya geçirilmiştir. Dolar 4 lirayı Avro 5 liraya yükselmiştir. Milletin öz malı olan şeker fabrikaları satılmıştır. Asgari ücret açlık sınırının altındadır. İlan edilirken bir buçuk ayı geçmeyecek dedikleri OHAL iki yıla yaklaşmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır.
Kıymetli Nurhaklı Kardeşlerim barışın ve kardeşliğin egemen olduğu, savaşsız ve sömürüsüz bir Türkiye dileğimle Alanda olan ve olmayan tüm yoldaşlarımın 1 Mayıs emek ve dayanışma bayramını kutluyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum” YENİ ÇİZGİ
Yerel


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.