Mersin’de 8 avukata ‘terör propagandası’ davası

Mersin’de 8 avukata ‘terör propagandası’ davası
Mersin’de 8 avukata ‘terör propagandası’ davası
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, Mersin Barosu’na kayıtlı 8 avukat hakkında ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ iddiasıyla iddianame hazırladı. ‘Terör örgütü propagandası yapmakla’ suçlanan avukatlar hakkındaki davanın ilk duruşması 28 Kasım’da 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlıyor.   Dava konusu her avukat hakkında ayrı bir iddianame hazırlayan savcılık, iddianamelerin büyük bölümünde PKK’nın 1978’de başlayan kuruluş sürecini, bugüne kadar yaptığı kongreleri ve yan örgütlerini anlattı. Savcılık iddianamesinde avukatların müvekkilleriyle yaptıkları telefon konuşmaları, katıldıkları toplumsal eylemler ve kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği’ne üye olmaları da deliller arasında gösterildi.   Ekim ayının başında düzenlenen operasyonla gözaltına alınan İHD Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin Şube Sekreteri Avukat Özgür Çağlar, KHK ile kapatılan ÇHD Mersin Şube Başkanı Avukat Mehmet Altuntaş ile avukatlar Rıza Oğuz, Sebahat Gençtarih, Emrullah Şam, Ali Bozan, Onur Kale ve Bedri Kuran hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame hazırlandı. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı 8 avukat hakkında ayrı ayrı iddianame hazırladı. Savcılık iddianamelerde PKK’nın 1978’de başlayan kuruluş sürecini, bugüne kadar yaptığı kongreleri ve yan örgütlerini ayrıntılı olarak anlattı. İddianamelerde avukatların katıldıkları toplumsal eylem ve etkinlikler, sosyal medya paylaşımları, evlerinde bulunan kitap ve dergilerin yanı sıra müvekkilleriyle yaptıkları telefon görüşmeleri ve KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği ile Demokratik Toplum Kongresi’ne üyelikleri, terör propagandasının delilleri arasında gösterildi. 'OPERASYON SİYASİ VE YILDIRMA AMAÇLI' Bu arada hakkında iddianame hazırlanan ve dava açılan İHD MYK üyesi Avukat Özgür Çağlar, suçlamaları red ederek, “İddianamede örgütün yapısını ve tarihsel geçmişini anlatmış olmalarının isnat edilen terör örgütü suçlaması ile hiç bir alakası ve hukuksal bağı yoktur. Hukuki olarak hiçbir şey ifade etmeyen suçlamalar önyargı oluşturmaya yöneliktir. Dosyanın geneline baktığımızda ise dosyanın altının bomboş olduğu, yapılan operasyonun siyasi ve yıldırmaya yönelik olduğu açıktır. Zaten yapılan ev ve işyeri baskınlarına dayanak olarak gösterilen ‘silahlı terör örgütüne’ üye olmak suçlamasından dolayı takipsizlik verildi. Yapılan operasyonun hukuki bir amacının olmadığı her yönüyle açığa çıkmıştır” diye konuştu. 2013 yılında Paris’te suikast sonucu öldürülen Leyla Şaylemez için 2015 yılında yapılan bir anma etkinliğine katılmasının da iddianameye girdiğini, etkinliğe katılmasının ‘terör örgütü propagandası’ olduğunun iddia edildiğini belirten Çağlar, hakkında hazırlanan iddianamede isnat edilen suçlamaları, operasyonun eksiliklerini 28 Kasım’da başlayacak mahkemenin duruşmasında ifşa ve ifade edeceğini kaydetti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.