'Terolar Maraş katliamını hatırlatıyor'
Yayınlanma:
Güncelleme:
'Terolar Maraş katliamını hatırlatıyor'
MARAŞ-Terolar’da sığınmacılar için yapılmak istenen konteyner kent bitme aşamasına gelirken, karşı direniş başlatan bölge sakinleri de her şeye rağmen yaşamlarını savunmakta kararlı. Bölgelerinde uygulanan uygulamaların kendilerine Mereş katliamını hatırlattığını belirten mahalleli, kampın yaşam alanlarına müdahale anlamını geldiğini söyledi. Mereş Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü Kibar Özdemir ise, halkın iradesine saygı duyulmasını istedi.
Maraş Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Alevi köyü Aşağı Terolar Mahallesi'nde mera alanı olarak kullanılan bölgenin 27 bin kişilik mülteci kampına dönüştürülmesine karşı 25 Mart'ta başlatılan direniş 133'ncü gününde.
8 bin nüfuslu 8 Alevi köyünün bulunduğu alanda kurulmak istenilen mülteci kampını istemediklerini belirten yöre halkı, tüm itirazlarına rağmen yapılan kampa DAİŞ ve El Nusra çetelerinin yerleştirileceği kaygısıyla her gece Terolar Cemevi önünde bir araya gelerek direniş nöbeti tutuyor.
Kampın yaşamları için tehdit oluşturduğunu belirten bölge sakinleri, direnişlerini sürdürmekte kararlı.
'Köyümüzü kaldırmak istiyorlar'
Mereş katliamının tanıklarından ve mağdurlarından olan 5 çocuk annesi Sate Yıldız (75), yapılacak kampın kendilerini ve çocuklarını tedirgin ettiğini belirtti. Kampın yapılması konusundaki ısrar ve halkın direnişi karşısında devreye konulan baskıların Mereş katliamını hatırlattığını ifade eden Yıldız, o günlere tekrar dönmek istemediklerini aktardı. Mereş katliamında Veli Yıldız isimli oğlunu kaybettiğini kaydeden Yıldız, kampın yaşam alanlarına müdahale anlamına geldiğini söyledi.
83 yaşındaki Hasan Işık ise, yetkililerin amacının köylerini ortadan kaldırmak olduğunu ifade ederek, karşı duruşlarına rağmen kampın bitme noktasına geldiğini hatırlattı.
'Halkın iradesine saygı duyulsun'
Mereş Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü Kibar Özdemir de, Sêwas (Sivas), Meletî (Malatya), Semsur (Adıyaman) ve Mereş (Maraş) gibi Alevilerin yaşadığı bölgelerde kampların yapılmasının tesadüf olmadığına dikkat çekti. Mahkemeye başvurduklarını ve bilirkişinin de kampa itiraz ettiğini söyleyen Özdemir, şöyle devam etti: "Bunları da mahkemeye sonduk. Burada meranın nasıl bir gecede gasp edildiğini biliyoruz. Bunu kamuoyuyla paylaştık ve paylaşmaya da devam edeceğiz. Bunu kabul etmediğimiz için alandayız. Halk istemiyor, halkın iradesine saygı duysunlar.”
Yerel


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.