Mersin’de 21 Şubat Dünya Anadil Günü kutlandı

Mersin’de 21 Şubat Dünya Anadil Günü kutlandı
21 Şubat Dünya Anadil Günü'nde dilsel ve kültürel çeşitliliğin korunması ile anadilde eğitim hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması çağrısı yapıldı.

BEKİR ŞAHİN

MERSİN- 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi açıklama yaparak günün anlamına işaret etti. Yapılan açıklamada, anadilin bireysel ve kolektif bir hak olduğu vurgulanarak, özellikle anadilde eğitim hakkının güvence altına alınması vurgulandı.

İHD Mersin Şubesi tarafından düzenlenen basın açıklamasını şube yönetim kurulu üyesi Nurgül Elveren okudu. 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, anadilin bireysel ve kolektif bir hak olduğu vurgulanarak, özellikle anadilde eğitim hakkının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO tarafından 17 Kasım 1999 tarihinde ilan edilen 21 Şubat, 2000 yılından bu yana “Uluslararası Anadili Günü” olarak kutlanıyor. UNESCO verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 7 bin dil konuşulurken, bunların 2 bin 500’e yakını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Günün amacı, dilsel ve kültürel çeşitliliğin korunması ile çok dilliliğin teşvik edilmesi.

Anadilin önemi ve eğitim hakkı

Uzmanlara göre anadil, bireyin doğduğu andan itibaren içinde yaşadığı toplumsal çevrede doğal yollarla edindiği; sosyalleştiği, kültürel değerlerini öğrendiği ve kendini en iyi ifade ettiği dil olarak tanımlanıyor. Bu yönüyle anadil hakkı yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplulukların kolektif hakları kapsamında değerlendiriliyor.www.yenicizgihaber.com

Devletleşmemiş halklar açısından anadilde eğitim hakkından mahrumiyetin, bireylerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Anadilde eğitime erişimin engellenmesinin, pedagojik açıdan çocukların ruhsal ve sosyal gelişiminde sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor.

Ulus devlet ve tek dillilik tartışması

İHD Mersin Şubesi yönetim kurulu üyesi Nurgül Elveren açıklamasında, dünyada hâkim olan ulus devlet anlayışının çoğu zaman resmi dil dışındaki dillere sınırlayıcı yaklaştığına dikkat çekerek, “Bu yaklaşımın, farklı etnik ve kültürel toplulukların kendi dillerinde eğitim ve kamusal faaliyet yürütme haklarını kısıtlamaktadır. Dilsel çoğulculuğun ve kültürel çeşitliliğin güvence altına alınması, toplumsal barış ve birlikte yaşam açısından temel bir unsurdur” dedi.

Türkiye’de Anadilde eğitimi

Türkiye’de Türkçe dışındaki bazı diller, 2012 yılında çıkarılan düzenleme kapsamında 5. sınıftan itibaren seçmeli ders olarak okutulabildiğini hatırlatan Nurgül Elveren, “Ancak uygulamada öğretmen eksikliği, en az 10 öğrenci şartı, ders materyali yetersizliği ve idari zorluklar gibi nedenlerle bu hakkın fiilen sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Ayrıca, veliler ve öğrenciler ders seçim süreçlerinde yeterince bilgilendirilmeden, bazı farklı derslere yönlendirilmektedir” diye konuştu.www.yenicizgihaber.com

Kürtçe kültürel etkinlikler yasak

Kürt meselesi bağlamında anadilde eğitim hakkının kilit önemde olduğunu vurgu yapan Elveren açıklamasına şöyle devam etti:

“Kürtçe ve lehçelerinde eğitimin anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulması toplumsal barışa katkı sunacaktır. Devletin attığı bazı adımlar arasında kamu yayıncılığı yapan TRT Kurdî yer alıyor. Ancak bu düzenleme, anadilde eğitim talebini karşılamada yeterli değil.

Nitekim bu iyileştirmelere rağmen yaşamın pek çok alanında Kürtçenin kullanımı halen ciddi engelleme ve baskılarla karşılaşmaktadır. Mülki idari makamlar başta olmak üzere birçok idari karar ile Kürtçe tiyatro, sinema, konser ve benzeri kültürel etkinlikler yasaklanmaktadır. Cezaevlerine gönderilen Kürtçe kitap ve mektuplara el konulmaktadır. Kürtçe sokak, cadde veya yer isimleri konusunda idari makamların engellemeleriyle karşılaşmaktadır.

Bir yılı aşkın süredir devam eden "süreç", devlet tarafından farklı biçimlerde tanımlanıyor olsa da Kürtlerde haklı beklentilere yol açmıştır. Bu beklentilerin en önemlisi ise ana dilde eğitim hakkının tanınması meselesidir.

Anadilde eğitim için anayasal düzenleme yapılmalı

Türkiye Cumhuriyeti, Kürt meselesinin çözümüne yönelik sorumluğunun gereği olarak ana dilde eğitim hakkı konusunda gerekli anayasal ve yasal düzenlemeleri hızlıca hayata geçirmeye çağırıyoruz. Ayrıca devlet; başta BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 17, 29 ve 30. maddelerine koyduğu çekinceler olmak üzere, taraf olduğu evrensel insan hakları belgelerindeki farklı dil, kültür ve inanç değerlerinin öğretilmesine olanak veren maddelerdeki çekinceleri derhal kaldırmalıdır. Eğitim alanında eşit ve özgürlükçü bir ortamın sağlanabilmesi için BM-UNESCO "Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşmesi"ne taraf olunmalı ve gereği yerine getirilmelidir.

Bu vesileyle, İnsan Hakları Derneği olarak Dünya Anadil Günü'nü kutluyor; her bireyin en doğal hakkı olan kendi anadili ile eğitim alması ve dünya ile iletişim kurması hakkının ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz.” (HABER MERKEZİ) www.yenicizgihaber.com

xxxx YENİ ÇİZGİ HABER'den xxxx
Kıymeti okuyucularımız lütfen paylaştığımız haberleri, köşe yazılarını, sadece okuyup geçmeyiniz, beğeni, yorum ve paylaşım yapmanızı rica ediyoruz. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayınız. Desteğiniz için şimiden teşekkür ederiz.
Yeni Çizgi Haber Gazetemizin; Web Sayfa ve sosyal medya hesapları şunlar;
https://www.yenicizgihaber.com/
https://www.facebook.com/profile.php?id=61564912765480
https://www.facebook.com/yenicizgihaber
https://x.com/yenicizgigazete
https://www.instagram.com/yenicizgigazete

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.