Betül Erikçi
İş’in Mi? Kişiliğin Mi?
Yayınlanma:
Güncelleme:
Hayallerinin peşinden koşmaya ne kadar cesaretin vardır ki?
Neleri göze alabilirsin, nelerden vazgeçebilirsin! Eğer bir şeyi istiyorsan tam isteyeceksin; cesur olacaksın, gözü kara olacaksın. Baş koyduysan o yola çizginden ayrılmadan istikrarını bozmadan hedefine kitlenip her geçen gün yenileyeceksin. Kişiliğini değerlerini en önemlisi nereden geldiğini unutmadan bu meşakkatli yolu sabırla yürüyeceksin.
Evet haklısın: dur, yapma, abartıyorsun, bir hevesti geçer bu sözler değecek kulağına. Bunları kulak ardı edip daha da kararlı yürüyeceksin yolunda ve adımlarının ritmini hızlandırıp ileriye hep ileriye bakacaksın.
Bir yanın çok isterken derinlerde bir yerde tatlı bir endişe sarıverecek ruhunu, Elbette olacak mühim olan bununla baş edip kendi içine telkinlerde bulunmak.
“Düşlerim, düşünürüm, hayallerimin peşine düşerim. Denerim, olmazsa bir daha denerim. Hatalarımı severim onlar beni daha ben yapacaklar bilirim.”
Bu sözleri felsefe edindikten sora. Hayalinin hayatında tam da avuçlarının içinde olduğunu göreceksin...
Bu yazımı yaklaşık olarak iki yıl önce yazmıştım. Şuan hala aynı fikirlere sahibim; umut ne güzel kelime. Umut etmek bizi harika bir yolculuğa sürükleyen ilk adım olsa gerek. Yok öyle pes etmek! Olmuyor başaramıyorum, küstüm oynamıyorum demek. İnsan yaş aldıkça olaylara daha net pembe gözlüklerle bakılmaması gerektiğini, duygusal kararlar verip hüsrana uğramaması gerektiğini en mühim konularda hislerini dinlemenin işe yarayacağını hayatın aslında sirklerde ki denge ipi üzerinde yürümek olduğunu ufaktan kavrıyor.
Yok, ben hala inanmıyorum;
yaş almanın,
iş hayatına atılmanın,
lüks makam odalarında kala kala fikirleri enkaza uğramışlarla bir arada olmanın,
renksiz, ruhsuz, herkesin ve her şeyin mükemmeliyetçi odaklı olma dünyası,
şöyle dolu dolu ağlamayı unutup,
dini sömürge olarak kullananların,
bacak bacak üstüne atmayı edepsizlik olarak atfedenlerin,
kahkaha atmayı adabı bilmeyen,
psikolojik baskı yaparak başarı beklemenin
hiyerarşi gözetmeyip saydam yaklaşımlarda bulunup bunun karşı atağı sana geri dönüşü, koz vermek artık olduğunu idrak etme çabasıyla cebelleşirken “açığını biliyorum ben sana bir tehdit unsuruyum ona göre” ayağını denk al bakışları!
insani konular dahi olsa, anlayış gösteriyorsan ezilirsin mantığı,
mütevazı davranırsan ahmak yurduna konman kadar doğal bir şey olamaz bakış açısı.
Anlayacağın yavrucuğum acımasızdır yuvandan çıkıp hayatın kollarına bırakmak kendini bu ve daha fazlasıyla karşılaştıkça değişmek zorunda kalacaksın, eskisi gibi çocuksu, saf, masumane, kurnazlık etmeden hayatı akışta yaşamana izin vermeyecekler deniyor.
İnadına ben hep aynı olduğum ben olacağım! Size de tavsiye ederim olacaksa kayıplar varsın bundan olsun… YENİ ÇİZGİ
ŞEREF !…
15 Aralık 2020 Salı 20:51UMUT FAKİRİN EKMEĞİ, ZENGİNİN PASTASI
06 Aralık 2020 Pazar 11:42Oğlunu Dövmeyen Dizini Döver
08 Haziran 2020 Pazartesi 08:02ARSIZ’LAŞANLAR
21 Mayıs 2020 Perşembe 11:36Tırmanışa Devam
11 Mayıs 2020 Pazartesi 21:17Hayaller Yaşamak, Hayatlar Virüs
08 Nisan 2020 Çarşamba 11:428 MART İLE 9 MART arasındaki fark
03 Mart 2020 Salı 20:55Gölge
25 Şubat 2020 Salı 16:5514 Şubat Ticareti
14 Şubat 2020 Cuma 10:55Kadınların yaşam mücadelesi ve hakları
04 Şubat 2020 Salı 11:10

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.