Kazım Aldoğan
Ortadoğu’da ki Batı’nın Biyolojik Laboratuvarı;Zoi
BM savaş suçları soruşturmacı Marc Carlasco,Washinton Post Gazetesine verdiği mülakatta, İsrail’in bir hafta içinde Gazze’ye attığı bombanın, ABD’nin Afganistan’a bir yılda attığına eşdeğer olduğunu gayet sakin bir şekilde anlattığında çok fazla kişinin bu duruma şaşırdığını pek tahmin etmem. Çünkü söz konusu yer Ortadoğu ise, artık bize normal rutin bir atış poligonundaki asker eğitimi gibi geliyor.
Garlasco’nun verdiği bilgiye göre, İsrail, Gazze’ye 6 günde 6 bin bomba attı. Afganistan’daki savaşta ise ABD’nin bir yılda attığı bomba sayısı ise 7 bin 400 civarında.
Marc Carlasco kimdir diye merak ederseniz eğer, her ne kadar Google’da adı yazar olarak geçiyorsa da, aslında kendisi 2000’lı yıllarda Pentagon’da Değerli Hedef Birimi’n de (High –Value Unit) görev yapmış eski bir askeri görevli. Yani Batı’nın Ortadoğu’da kurduğu silah laboratuvarında çalışmış eski bir ABD’li asker.Şimdi dünyaya sözde hümanizm dersi veriyor.
GAZZE;ABD ve İSRAİL’in YENİ SİLAH LABORATUVARI
Batı medyasında yer alan haberlerde 1960’lı yıllarda ABD’de yeni bir akım olarak ortaya çıkan Neo-Conlar (Yeni Muhafazakâr ya da neocon) ile Yahudi ırkçıların Gazze’yi biyolojik bir laboratuvar olarak kullandıkları belirtiliyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Hamas için kullandığı hayvanımsı tanımı da aslında İsrail’in Gazze’yi bir biyolojik laboratuvar olarak kullandığının itirafı. Gazze’deki direnişi farelerin isyanı olarak görüyorlar. Bilindiği gibi İsrail o denek fareler üzerinde fosfor bombası da kullandı.
Şimdiki İsrail devleti, Nazilerin Almanya’da kendi ataları için kurdukları tıp ve biyoloji laboratuvarını şimdi Filistinliler için kurmuş durumdalar. İnsan bedenini her türlü ahlak ve yaşam değerlerinden kopartılarak, salt bir et yığınına dönüştüren yeni Neo-Nazı yöntemleri 21.yüzyılda tekrar uygulanıyor.
Bu konuda İtalyan sitüasyonizminin önde gelen temsilcilerinden Giorgio Agamben’in önemli eseri Kutsal İnsan’da söyledikleri tam da bu güne ayna tutuyor. İnsanın biyolojik var oluşu ‘çıplak hayat’ olarak siyasi düzenin içine dâhil edilerek, iktidarın egemenlik alanında adeta bir zoi formuna yani, hayvan diyebileceğimiz, et yığınlarına indirgenir. Agambe, biyosiyasetin sadece modernliğe özgü bir durum olmadığını ve farklı biçimlerde de olsa Aristoteles’ten Roma Hukuk’na, İnsan Hakları Beyannamesi’inden Carl Scmitt’e, Auschwtz’den günümüz toplama kamplarına kadar siyasi düşünce pratikleri boydan boya katettiğini ortaya koyar.
Eğer Ortadoğu bir laboratuvar ise, bundan sadece İsrail sorumlu değildir elbette. Suç ortakları arasında, başta İsa’nın öldürülmesinden sorumlu tuttukları Yahudilere karşı soykırım yaptıkları için hala sözüm ona vicdan rahatsızlığı içinde olan ve salt bu nedenle olmasa bile, İsrail’in Filistin’de yaptığı vahşete ses çıkarmayan Avrupa ve ABD de var.
Gazze’de kategorik olarak, hem radikal Hamas’ın hem de ırkçı faşist İsrail devletinin topyekûn insan öldürme projesinden söz etmek bu çerçevede mümkün.
Bakalım uluslararası hukuk kurumları bu suçluları sanık sandalyesine oturtabilecek mi? www.yenicizgihaber.com
Adorno’nun Kültür Endüstrisi Kuramı Üzerine
16 Mayıs 2024 Perşembe 00:37Gelecek İçin Şimdi’nin Önemi
25 Mart 2024 Pazartesi 11:00Üst ve Alt Kültür Kavramları
22 Mart 2024 Cuma 22:55Diyalojik Demokrasi ve Şiddetsizliğin Gücü
21 Mart 2024 Perşembe 12:51Modern Ulus Süreci Yarım Kaldı
26 Şubat 2024 Pazartesi 23:50Saray Yine Montaj Siyasetine Dönecek
22 Şubat 2024 Perşembe 11:42Erdoğan’ın Merkez Sağ’ı Parçalama Projesi Gerçekleşiyor
03 Şubat 2024 Cumartesi 14:08İktidarın Kendi Hakikatini Üretme Aracı Dildir
09 Ocak 2024 Salı 07:23Kent Kültürü ve Popüler Kültür Tuzağı
25 Aralık 2023 Pazartesi 08:30Uluslaşma Sürecinde Edebiyatın Rolü
22 Kasım 2023 Çarşamba 12:14

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.