Mehmet İletmiş

Mehmet İletmiş

İNSAFINIZ KURUSUN…

  Evet, gerçekten de insafınız kurusun. Gencecik bedenler parçalanıyor, toplum feryat figan. Ateşin düştüğü her ev alev topu. Yürekler paralanmış. Gökleri tutmuş mazlumların ahı. Daha yirmisinde, delikanlılar, nişanlılar, yeni baba olmuşlar veya olacaklar. Hatta sırf biriken sınav yorgunluğunu atmak üzere iki günlüğüne gezmeye gitmiş tıbbiyeli öğrenci. Yaşı On dokuz. Sosyal paylaşım sitesinde duygularını yazmış. Deniz Gezmiş’in sözlerini alıntı yapmış. Gelecekte nasıl bir İNSAN olacağının ipuçlarını vermiş. Gerek seçtiği meslek ve gerekse paylaşmış olduğu alıntı ile. Umutlar beslemiş geleceğe dair. Ben insanım ve insanlığa hizmet edeceğim demiş. Adları farklı, hayatları ve hayalleri farklı. Sadece yaşları ve kaderleri sayılan ölüm sebebi birbirlerine benziyor. Birde geldikleri sosyal sınıfları benzer birbirine. Hepsi de yoksul aile çocukları. Nereden mi biliyorum yoksul olduklarını. Anlatayım. Siz hiçbir patron çocuğunun polis ya da asker olduğunu gördünüz mü? Bin statta görevli ya da bir mağazada tezgâhtar olanına rastladınız mı? Bakın bütün televizyon haberlerine ve gazetelere yansıyan fotoğraflara. Hiç birisinin cenazesi villalardan veya yalılardan kalkmıyor. Ana babalarının, eşlerinin, nişanlılarının görüntülerine bakın bakalım. Alt sınıf gelir guruplarından olduklarını anında fark edeceksiniz zaten. O gencecik insanların gelecekte nasıl bir yere geleceğini, kendilerini ve çocuklarını nasıl yetiştireceklerini, hangi konularda belki de tüm insanlığa faydalı bir şeyler yapabileceklerini bilebilmek mümkün değil. Ama hepsinin de binlerce hayalinin olduğunu bilebiliriz. Yazık. Yarım kaldı hayalleri de yaşamları da. Yaralananlar ile ilgili tek söz duyuyoruz. Acil şifalar dileriz diye. Ya onlarda oluşan travmaların ve duygusal kırılmaların tamiri nasıl olacak? Belki de sakat kalanlar çıkacak. Ömür boyu yürüyemeyecek, göremeyecek olanlar çıkacak. Ruhlarındaki yaralar hiç tedavi olamayacak. Lanet olası kör terör. Yıktığı yuvalar, söndürdüğü ocaklar, kararttığı gelecekler… Lanet olası… Lanet olası çanak yalayıcıları… Sülükler. Vampir misali kana doymazlar. Kandan ve candan beslenenler… Lanet olası rant devşiriciler… Geleceğimizi ve canlarımızı alarak palazlananlar. Lanet olası… Lanet olası insanlık düşmanları… Toplumsal yapımızı bölmek için gece gündüz yara kaşıyanlar… Bin yıllık toplumsal katmanlarımızı Alevi- Sünni diye, Kürt – Türk diye ayrıştırma çabasında olanlar. Lanet olası… Lanet olası siyasal piyonlar… Lanet olasılar… Artık yeter. Dökülen kanlar neredeyse aktığı bedeni sürükleyecek. Sizleri bulunduğunuz makamlarda tutsun diye aldığınız canlar yeter. Yaktığınız ocaklar yeter. Canlarımız pahasına biriktirdiğiniz servetler yeter. Lanet olasılar, koca bir ülkeyi malınız, milyonlarca insanı köleniz gibi gördüğünüz yeter. Anadolu insanının bin bir zahmetle yetiştirdiği evlatlarını kurbanlıklar olarak gördüğünüz yeter. İnsanlığınızdan bunca uzaklaşmış olmanız yeter. Ve halen bunca ölüme rağmen insanlarımızla dalga geçmeniz yeter. Aklımızla alaya etmeniz, vicdanlarımıza kin ekmeniz yeter. Siyasal kariyeriniz uğruna ikiyüzlülükle saf tuttuğunuz cenaze namazları yeter.  Ve hatta yüzlerce koruma arasında taziye çadırlarımıza gelmeleriniz yeter. Biraz İNSAN olmayı deneyin. İnsanların acılarını bile kendi ikballeriniz için devşirmekten vaz geçin. Hele ki kanları yerde kalmayacak. Bedelini misliyle ödeyecekler gibi hamasi ve boş nutuklarınızdan vaz geçin. Zira yayınladığınız kınama bildirilerinin bile ikiyüzlülük koktuğunu görmüyor muyuz sanırsınız? Biz şöyle kınadık. Şunlar kınamadılar bile diye hala ahkâm kesmeyin. Eski zengin konaklarında parayla tutulmuş “ağıtçı” rollerinden vaz geçin. En azından biraz insaflı olmaya çalışın. İnsafı kuruyasıcalar…            

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet İletmiş Arşivi