Kentsel dönüşüm! //HÜSEYİN HIDIROĞLU
Yayınlanma:
Güncelleme:
Kentsel dönüşüm! //HÜSEYİN HIDIROĞLU
HÜSEYİN HIDIROĞLU
İnşaat Müh.
Birçoğumuz kentsel dönüşümü gecekondu alanlarının dönüşümü olarak algılıyoruz. O kadar büyük bir iş ki; bu kadarını bile halletsek yeter diyoruz herhalde. Çarpık yapılaşma bugünün ya da son yılların sorunu değil. Köyden kente göç ile başlayan ve duraksamadan devam eden, kentlerin belki de en önemli hastalığı.
Şuradan başlayalım; çarpık yapılaşma yıllar boyu sürerken bu kentlerin belediyeleri ne yapıyordu? Zira çarpık yapılaşma kısaca; ‘kontrolsüz, plansız, estetik kaygı taşımayan yapılaşmadır.’ Bunlardan ilk ikisi doğrudan, üçüncüsü ise dolaylı olarak belediyelerin sorumluluğundadır. Sonra madem çarpık, bu yapılara abonelikleri kim verdi, yolları kim yaptı, emlak vergilerini kim aldı? Diyelim ki oy almak, doğruyu yapmaktan daha değerli ya da ikisi bir arada mümkün olamıyor; kimse uzun vadede bunun çok büyük problemlere yol açabileceğini göremedi mi?
İnsan sosyal bir varlık olduğuna göre, sosyal ihtiyaçları olduğuna göre, yapıları sadece barınılacak, yatılıp kalkılacak yerler olarak göremeyiz. Bu ihtiyaçlar giderilmediğinde, güzel duygulardan yoksun insanlar yetiştiğine, tahammülsüzlüğe, sevgisizliğe, paylaşamayan ve gülemeyen bir topluma birlikte tanık olduk. Bugün çokça yaşadığımız asayiş sorunlarının bile temelinde çarpık yapılaşma olduğunu görmeliyiz.
Belediyelerimiz şu anda ne yapıyor? Ruhsatsız ve plansız yapılara kaçak kat çıkılmasına engel olarak yeni konut ihtiyaçlarının yakın planlı bölgelerdeki konutlara kaymasını sağlıyorlar. Bu güzel ama sorunu çözmüyor. Kentsel dönüşüm alanları yaratıyorlar ama o bölge kentin bir parçası olduğundan yani problemleri ile ( trafik gibi altyapı yetersizliği gibi , otopark sorunu gibi ve bir çok daha.. ) orada durduğundan ne kadar iyi planlama yapılsa da sağlıklı sonuç alınamıyor.
Tabi ki belediyelerimizde de TOKİ’de de uzman arkadaşlarımız vardır. Üniversitelerle çalışıyorlardır, örnekleri inceliyorlardır, kafa yoruyorlardır. Ancak sorun orada duruyor.
Sonuç: Kaynağımız var, muhteşem bir coğrafyamız, düzlüklerimiz, kayalıklarımız, yeraltı sularımız var. Belki de dünyadaki en güzel iklimlerden biri bu topraklarda.
O halde bütünsel bir plan yapmalıyız. Bu plana sadık kalmalıyız. Rant hesapları yapanları planların başından uzaklaştırmalıyız. (YENİ ÇİZGİ)
Yerel


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.