Azin Rakhtshah
“Bisiklet, insanlığın en asil icadıdır.” William Saroyan Nobel ödüllü yazar
Yayınlanma:
Güncelleme:
Günümüzün Türkiye’sinde bisiklet ve bisikletçiliğe verilen önemin oldukça azaldığını üzülerek görmekteyiz.
Son on yıldan bu değer kaybı birçok insanında dikkatini çekiyor. Bu bağlamda birçok il ve ilçede bu kültürün gelişimi ve hak ettiği değeri bulması adına son zamanlarda gruplar, topluluklar ve dernekler oluşmaya başladı. Bu topluluklar, bisiklet kültürüne hizmet adına ellerinden gelen gayreti göstermekte.
Neden bisiklete binmeliyim, bana yahut topluma ne faydası var? Sorusuna sayfalar dolusu cevap verebiliriz; fakat bir kaçına değinecek olursak: Çok küçük yaşlardan beridir bisiklet kullanıcısıyım.2007 yılında Türkiye’ye geldiğimde ulaşımın pahalı olduğunu görünce bisikleti daha çok kullanmaya başladım, benzinli araçlarla kıyasladığınız zaman da, bisikletin nasıl bir avantaj sağladığını göreceksiniz. Bisiklet aslında halkımızın algıladığından çok daha fazlasıdır.
Bisiklet, her şeyden önce çevreci, sağlıklı ve stressiz bir yaşam tarzında atılan kocaman bir adımdır. Ülke ekonomisi açısından da göz ardı edilmeyecek kadar önemli bir husustur. Bugün dünyanın en pahalı ve en lüks otomobillerini üreten ülkelerin başbakanları yahut bakanları işyerleri olan meclislere yahut bakanlıklara bisikletleriyle ulaşım sağlamaktadır. Buna mukabil, maalesef halkımızın nazarında bisiklet hala bir çocuk oyuncağı olarak durmaktadır. Zira zaman zaman trafikte şoförlerle yaptığımız tartışmalarda neden anayolda gidiyorsunuz, burada ne işiniz var? şeklinde sorulara muhatap olmaktayız. Bu sorun, çocukken bisiklete binen bireylere ebeveynleri tarafından: “anayola çıkma” ihtarından kaynaklanıyor olmalıdır. Bisiklet sorunun aşılması açısından, bize göre can alıcı noktalardan birisi ve belki de en önemlisi, bisikletin mahiyetine dair bilgilerimizin yanlış yahut eksik olmasıdır. Bu bağlamda, yazının da ikinci bölümünü oluşturacak olan bisikletin kısa tarihine de değinmekte fayda görmekteyim.
Bisikletin tarihi oldukça eski dönemlere dayanır. “Binicisi tarafından itme gücü sağlanan iki tekerlekli ve kanıtları tartışmalı olmayan ilk taşıt, Alman Baron Karl Von Drais de Sauerbrun tarafından icat edilmiştir. Drais, 1817 yılında aracı 14 km boyunca kullandı ve 1818 yılında Paris'te sergiledi. Von Drais, aracını Laufmaschine (koşu makinası) olarak adlandırdı, çünkü tahtadan yapılmış aracın sabit bir gidonu vardı, fakat hareketi sağlamak için pedalları yoktu. Binici, ayakları ile yerden güç alıyor, bir denge tahtası binicinin kollarını destekliyordu. Zamanla bu isim yerine draisienne ve velosipede isimleri daha popüler hâle geldi.” Bisiklet pedal gücüyle dönen sade bir alet olsa bile dünyanın dört bir yanında teknolojisi geliştirilmekte olan bir icattır. Belki şaşıracaksınız, ama bu aletin 80,000 TL ye ulaşan yükseklikte fiyatlarda satışı görülmektedir. Günümüzün yarış bisikletlerinde olan teknoloji ise benzeri konumda. Spor bisikletlerin kadroları (Beden, şase) Aluminum, Carbon Fiber, Titanium vb materyallerden oluşmakta. Asıl amaç hafiflik ve sağlamlık. Parçalar ise dünyaca ünlü markaların üst kalite malzemelerinden oluşmakta örneğin hepimizin bildiği Shimano markanın 20 Tlye de aynakolunun (Ön dişli takımı) olması ve aynı markanın XTR modeli olarak 1500 TL’ye de ayna kolunun olması.
Uzun lafın kısası bisiklet sadece sokakta çocuk eğlencesi sağlayan bir oyuncak değil, günümüzün en masrafsız ve en faydalı ulaşım aracıdır. Ehliyet, sigorta, muayene gibi masraflar gerektirmeyen, trafiğe sıkışıklığını ve trafik cezalarını dert etmediğiniz, toplu taşıma araçlarının sıkışıklıklarından kurtulmakla kalmayıp, her gün düzenli olarak sporunuzu yapacağınız kalp-damar hastalıklarından büyük ölçüde korunmanızı sağlayacak bedensel ve ruhsal sorunlardan sizi arındıracak sihirli bir binektir. Şimdiye kadar saydığımız faydalar sadece insanlık için olanlardı: fakat bu noktada altını çizmemiz gereken bir nokta da dünyanın tüm canlıların müşterek yaşam alanı olmasıdır. Her geçen gün kalabalıklaşan dünyamızda, bisikletin herhangi bir karbon salımının olmayışı bisikletin önemini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Yurdumuz bugün araç ihtiyacının karşılanması adına yurtdışından olağan üstü maliyetlerle: araç, yakıt, yedek parça vs. ithal etmekte ve dolayısıyla bu hususta ülkemiz ekonomik olarak da büyük kayıplara uğramaktadır. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle. Sağlıcakla kalını.Halkın mutluluğu, bir ülkenin bekâsıdır
21 Haziran 2025 Cumartesi 21:50İş bilmeyenlerin iş başında olması, hem engel hemde tehdit!
25 Kasım 2024 Pazartesi 15:01Çocuk Katilleri ve Cinayetler: Toplumsal refah, bilinçlenme ve öz gelişimin rolü
17 Kasım 2024 Pazar 01:07Paramız neden mi değersiz, işte değer katmanın yolları!
14 Ekim 2024 Pazartesi 01:15Katma değerli ürünler üretmenin önemi
26 Eylül 2024 Perşembe 19:12Sokak Köpeklerinin Yok Edilmesinin Zararları
14 Eylül 2024 Cumartesi 20:47Doğa ve Tarih: Milli Değerlerimizi Koruma Sorumluluğu
04 Eylül 2024 Çarşamba 00:04Yapay zekalı dolandırıcılıklara karşı korunma yöntemleri
27 Ağustos 2024 Salı 10:35Telefondan kafanızı kaldırın mı?
15 Ağustos 2024 Perşembe 00:25Sosyal Medya Üreticilerini Desteklemeliyiz!
11 Temmuz 2024 Perşembe 14:14

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.