Azin Rakhtshah
Bisikletli ve İnsanların Düşünce Analizi
Yayınlanma:
Güncelleme:
Bugüne kadar yazdığım köşe yazılarında bisikletli olmanın birçok güzel yönlerinden bahsettim ve zamanla yaşanan problemleri de köşeme taşıdım. Biraz da genel olarak bisikletli olmanın can sıkıcı yönlerinden bahsedip, genel olarak bana sorulan sorular ve verdiğim cevaplardan bahsetmek istiyorum. Türkiye şartlarında bisikletçi olmak başlı başına anormal bir vaziyettir.
Sık sorulan sorular ve cevaplarımla konuya devam etmek istiyorum
1. Soruyorlar :“Çocuk musun da pisikleyte binin?”
Cevabım : “avrupada bisiklet kullanıcılarının yaş ortalaması 40 yaşın üzerinde.”
Şahısların tepkisi : “Avrupalılar salaklar”
Bu soruyu sormak, soran kişinin konu hakkında bilinçsizliğinin ve cahilliğinin zirve yaptığının belirtisidir. Tavsiyem bilgilendirdiğinizde temeshur ile konuşuyorsa kesinlikle kendinizi yormayınız.
2. Soruyorlar : “Bu pisikleyt kaç basıyor ?”
Cevabım : “sürene bağlı, yola bağlı, zaten bu bisiklet hız bisikleti değil dağ bisikleti, şartlara bağlı vs”
Tepki : (Heee)
3.Soruyorlar : “Ağam bu pisikleytin tekeri niye ince del. Yarış pisikleyti del mi bu ?”
Cevabım : “Bu arazi ve dağ bisikleti. Buda yarış ama yol bisikleti değil.”
4.Soruyorlar : “o gafandaki gask ney eyle? Biz motor gullanik gask dakmik?”
Cevabım : “Ben beyin taşıyorum seni bilmiyorum”
5.Soruyorlar : “Şu pisikleyt nekadar?”
Cevabım : “iyi bisiklet 1000 tlden başlar 80 milyara kadar bisiklet var, şuda 10-15 civarında fiyatı.”
Tepki : “öööööf ben manifortlu şahin alırım, ben motor alırım vs”
Tepkiye cevabım “Kültür meselesi. Biz havayı kirletmemeyi, ses kirliliği ve trafik kirliliği yapmadan ulaşım sağlamayı ve başkalarına zarar vermeden yaşamayı tercih ediyorz.”
Genellikle bu tarz insanlar farketmeden dünyaya birçok zarar verirler ve en son derler : “e biz zararlımıyız?”
6.Soruyorlar :“En uzun yol burdan nereye kadar gittin ?”
Cevabım : “ Zamanım ve bütçem yettiği kadar heryere gidebilirim ”
Tepki : “örneğim burdan başpınara gidebilin mi?”
bu tarz insanlara göre başpınar uzaklara pedallayabilme ölçüsüdür
Tepkiye cevabım : “uzaya bile giderim” veya “sende gidersin”
tesbitime göre bu soruyu soranlar bisikletli olmaya meyilliler ve bilgilendirmekde ihmal etmemeliyiz.
7.Şehirde pedallarken bazen bisikletli çocuklar yanıma gelir sorarlar : “Gapışiin mi?”
bu sorudan kast ettikleri şu ki : Yarışıyormusun? Bu gibi aşhas beni gözlerinde büyütüp kaskım ve tipimle sporcu görüp kendilerine yediremedikleri için kendilerinin daha üstün olduklarını ıspatlamaya çalışdıkları için yarışıyormusun gibi sorular öne sürerler. Cevabım : “Sen yenersin ki, ben yaşlıyım.” Tepki olarak kimisinin egosu tatmin olur kimiside beklemediği bir cevabı alınca bozulur.
8.Soruyorlar : “Satin mi ? Kaça satin?”
Cevabım : “Satmıyorum”
Tepkisi : “ satarsan kaç kağıt? ”
Cevabım : “50-100 lira”
Bu soru bisikleti satın almak istediği için değildir. Ya fiyat aralıkların öğrenmek istiyor, ya da bende alırım ne var ki bunda, demeye çalışıyor veya işsizdir uğraşacak şey arıyor ya da kötü bir ihtimalle hırsızdır çalarsam kaça satarım, düşüncesinde.
9.Soruyorlar : “Niye bukadar pahalı? Özelliği ney? Gendi gendine mi gidi? Uçiy mi? ”
Cevab olarak saatlerce açıklamak zorundayız ve bütün çabamız sonunda “hee” tepkisini alabilmek. Ve ne yazık ki sonuç olarak yinede şahin alırım, motor alırım gibi cümleler duyuyoruz.
Trafikte yaşadığımız zorlukla, şartların zorluğu, imkânsızlıklar, kötü koşullar yetmiyormuş gibi bunlar gibi birçok soruyla da karşı karşıyayız. Heleki Gaziantep Bisikletçileri Derneği başkanı olmam sosyal ağdan gece gündüz demeden insanların soruların cevaplamaya büyük zamanlar ayırmak zorundayım.
Biz dernek olarak bilgilendirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Haftalık köşe yazılarımızı bile ihmal etmiyoruz. Peki devletimizin bu konuda eğtim adına atacağı bir adımı yok mu? Okullarda bisiklet adına her yıl 4-5 saatlik bir eğitim eklemek o kadar mı zor bir mesele? Futbola harcanılan rakamların ne kadar yüksek olduğunu biliyoruz. Diğer sporlar bu kadar mı üveyler?
Sorun bunlarla bitmiyor. Her sene kendi kulağıma gelen yüzden fazla bisiklet hırsızlığı vakıasını duyuyorum. Dünya buna teknolojik çözümler üretiyorken biz halen sağlam kilitler peşindeyiz hâlbuki en sağlam zincir bile kesilebiliyor. Derneğimizin önünden 15 milyarlık bisikletimi çalan çocuğun peşinden koşarak yakaladım. Şikayetci oldum ve mahkemeye verdim. Sonuç kaçınılmaz. Devlet hırsıza avukat verdi ve çocuk serbest bırakıldı. Suçlu ben mişim gibi. Sporu bu şekilde destekleyen bir devletimiz var. Problem bitmez tabi. Bir de kendi aramızda yaşanan problemler var. İyi bisikletimiz olsun diye milyarlar döküp uluslararası alışverişler sonucu pahalı bisikletlere binmeye başarıyoruz. Malum bazen ihtiyaç gereği bisikletlerimizi satmak durumunda kalıyoruz ama pusuya yatanlar var. Birilerinin eli sıkışsın bisikletin ölü fiyatlara elinden çıkartalım diyenler var.
Amacım içinizi karartmak değil ama zihniyetimizi değiştirmeliyiz. En çok kendimizi değilde diğer insanları düşünmeyi hedeflediğimiz an, başarılı olacağız. Ben kendimi düşünsem, beni düşünen bir kişi olacak ama başkalarını düşünecek olsam bir toplum beni düşünmüş olacak.
AZİN RAKHTSHAH
Gaziantep Bisikletçileri Derneği Başkanı
4.Soruyorlar : “o gafandaki gask ney eyle? Biz motor gullanik gask dakmik?”
Cevabım : “Ben beyin taşıyorum seni bilmiyorum”
5.Soruyorlar : “Şu pisikleyt nekadar?”
Cevabım : “iyi bisiklet 1000 tlden başlar 80 milyara kadar bisiklet var, şuda 10-15 civarında fiyatı.”
Tepki : “öööööf ben manifortlu şahin alırım, ben motor alırım vs”
Tepkiye cevabım “Kültür meselesi. Biz havayı kirletmemeyi, ses kirliliği ve trafik kirliliği yapmadan ulaşım sağlamayı ve başkalarına zarar vermeden yaşamayı tercih ediyorz.”
Genellikle bu tarz insanlar farketmeden dünyaya birçok zarar verirler ve en son derler : “e biz zararlımıyız?”
6.Soruyorlar :“En uzun yol burdan nereye kadar gittin ?”
Cevabım : “ Zamanım ve bütçem yettiği kadar heryere gidebilirim ”
Tepki : “örneğim burdan başpınara gidebilin mi?”
bu tarz insanlara göre başpınar uzaklara pedallayabilme ölçüsüdür
Tepkiye cevabım : “uzaya bile giderim” veya “sende gidersin”
tesbitime göre bu soruyu soranlar bisikletli olmaya meyilliler ve bilgilendirmekde ihmal etmemeliyiz.
7.Şehirde pedallarken bazen bisikletli çocuklar yanıma gelir sorarlar : “Gapışiin mi?”
bu sorudan kast ettikleri şu ki : Yarışıyormusun? Bu gibi aşhas beni gözlerinde büyütüp kaskım ve tipimle sporcu görüp kendilerine yediremedikleri için kendilerinin daha üstün olduklarını ıspatlamaya çalışdıkları için yarışıyormusun gibi sorular öne sürerler. Cevabım : “Sen yenersin ki, ben yaşlıyım.” Tepki olarak kimisinin egosu tatmin olur kimiside beklemediği bir cevabı alınca bozulur.
8.Soruyorlar : “Satin mi ? Kaça satin?”
Cevabım : “Satmıyorum”
Tepkisi : “ satarsan kaç kağıt? ”
Cevabım : “50-100 lira”
Bu soru bisikleti satın almak istediği için değildir. Ya fiyat aralıkların öğrenmek istiyor, ya da bende alırım ne var ki bunda, demeye çalışıyor veya işsizdir uğraşacak şey arıyor ya da kötü bir ihtimalle hırsızdır çalarsam kaça satarım, düşüncesinde.
9.Soruyorlar : “Niye bukadar pahalı? Özelliği ney? Gendi gendine mi gidi? Uçiy mi? ”
Cevab olarak saatlerce açıklamak zorundayız ve bütün çabamız sonunda “hee” tepkisini alabilmek. Ve ne yazık ki sonuç olarak yinede şahin alırım, motor alırım gibi cümleler duyuyoruz.
Trafikte yaşadığımız zorlukla, şartların zorluğu, imkânsızlıklar, kötü koşullar yetmiyormuş gibi bunlar gibi birçok soruyla da karşı karşıyayız. Heleki Gaziantep Bisikletçileri Derneği başkanı olmam sosyal ağdan gece gündüz demeden insanların soruların cevaplamaya büyük zamanlar ayırmak zorundayım.
Biz dernek olarak bilgilendirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Haftalık köşe yazılarımızı bile ihmal etmiyoruz. Peki devletimizin bu konuda eğtim adına atacağı bir adımı yok mu? Okullarda bisiklet adına her yıl 4-5 saatlik bir eğitim eklemek o kadar mı zor bir mesele? Futbola harcanılan rakamların ne kadar yüksek olduğunu biliyoruz. Diğer sporlar bu kadar mı üveyler?
Sorun bunlarla bitmiyor. Her sene kendi kulağıma gelen yüzden fazla bisiklet hırsızlığı vakıasını duyuyorum. Dünya buna teknolojik çözümler üretiyorken biz halen sağlam kilitler peşindeyiz hâlbuki en sağlam zincir bile kesilebiliyor. Derneğimizin önünden 15 milyarlık bisikletimi çalan çocuğun peşinden koşarak yakaladım. Şikayetci oldum ve mahkemeye verdim. Sonuç kaçınılmaz. Devlet hırsıza avukat verdi ve çocuk serbest bırakıldı. Suçlu ben mişim gibi. Sporu bu şekilde destekleyen bir devletimiz var. Problem bitmez tabi. Bir de kendi aramızda yaşanan problemler var. İyi bisikletimiz olsun diye milyarlar döküp uluslararası alışverişler sonucu pahalı bisikletlere binmeye başarıyoruz. Malum bazen ihtiyaç gereği bisikletlerimizi satmak durumunda kalıyoruz ama pusuya yatanlar var. Birilerinin eli sıkışsın bisikletin ölü fiyatlara elinden çıkartalım diyenler var.
Amacım içinizi karartmak değil ama zihniyetimizi değiştirmeliyiz. En çok kendimizi değilde diğer insanları düşünmeyi hedeflediğimiz an, başarılı olacağız. Ben kendimi düşünsem, beni düşünen bir kişi olacak ama başkalarını düşünecek olsam bir toplum beni düşünmüş olacak.
AZİN RAKHTSHAH
Gaziantep Bisikletçileri Derneği Başkanı
Halkın mutluluğu, bir ülkenin bekâsıdır
21 Haziran 2025 Cumartesi 21:50İş bilmeyenlerin iş başında olması, hem engel hemde tehdit!
25 Kasım 2024 Pazartesi 15:01Çocuk Katilleri ve Cinayetler: Toplumsal refah, bilinçlenme ve öz gelişimin rolü
17 Kasım 2024 Pazar 01:07Paramız neden mi değersiz, işte değer katmanın yolları!
14 Ekim 2024 Pazartesi 01:15Katma değerli ürünler üretmenin önemi
26 Eylül 2024 Perşembe 19:12Sokak Köpeklerinin Yok Edilmesinin Zararları
14 Eylül 2024 Cumartesi 20:47Doğa ve Tarih: Milli Değerlerimizi Koruma Sorumluluğu
04 Eylül 2024 Çarşamba 00:04Yapay zekalı dolandırıcılıklara karşı korunma yöntemleri
27 Ağustos 2024 Salı 10:35Telefondan kafanızı kaldırın mı?
15 Ağustos 2024 Perşembe 00:25Sosyal Medya Üreticilerini Desteklemeliyiz!
11 Temmuz 2024 Perşembe 14:14

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.