Kazım Aldoğan
Gemi Batıyor Seyrediyorlar
Dil toplumsal yaşamda insanların anlaşmasını ve birbirileriyle yakınlaşmasını sağlayan en önemli iletişim aracıdır. İnsan, dil olmadan kendini ifade edemediği gibi acı olsun sevinç olsun, hiçbir ortak payda da buluşamaz. Felsefi bir deyimle dil varoluştur. Dil eylemin asıl niteliğini ortaya koyan son ve en güçlü halkadır.
İnsanlar bir kavramı anlatırken eğreltilemeye başvururlar. Metafor eğreltileme anlamına gelir. Metafor genellikle benzetme olarak bilinir fakat benzetmeyle farklıdır. Bir sorunu başka bir şekilde ifade etmek için kullanılır.
Hans Blumenberg,’Gemi Batıyor Seyrediyorlar’ adlı çalışmasında, denizin insan yaşamı için kullanılan en eski metaforlarından birisi olduğunu belirtir.
Deniz yolculuğu sıklıkla hayat yolculuğuyla karşılaştırılmıştır. Hepimiz gemi kazalarının bu yolculukta oynaya bileceği rolü biliyoruz bazı durumlarda hepimiz başkalarının kazalarına şahit olmuşuzdur.
Geminin batması, yenilginin, hedeflenen amaca, ereğe ulaşamamanın metaforudur. Horatius tarafında kullanılan bu retorik günümüzde ‘devlet gemisi’ ya da siyasal oluşumların liderliği yerine kullanılan ‘’kaptan’’ imgesi ile de karşılaştırılmaktadır.
Güçlü lider betimlemesi çoğu kez fırtınadan gemisini kurtaran kaptan metaforu ile ifade edilir. Bu nedenle bindiğimiz, hep beraber içinde bulunduğumuz geminin kaptanı bizi limana güvenle götürmesi lazım. Umutlarımızı uçsuz bucaksız okyanusların dibine gömmeyen usta kaptanlara ihtiyacımız var.
Gemiyi batıranı tekrar dümene oturtmak biz Ortadoğulara özgü bir karakterdir.
Gemi batarken seyretmek bize haz verir..
Biraz Sokrates’e özeneyim…
‘Görevim gemiyi limana güvenli götürmek’ gibi romantik aforizmalara karnımız doymadı mı?
Yolculuk boyunca kırılan, ölen yolcuların hesabını kim verecek?
İnsanlığın akılla, bilimle ölümleri önlediği, her türlü doğal afetlere ‘’fıtrat’’ diyen bir zihniyet bile, sonunda ardına bakmadan kendini ‘’rasyonel akla’’ teslim ettiyse ‘’sana bana ne oluyor’’ diye sormazlar mı?
Bu toplum yeniden ağır bir ‘’decadence’’ı ( çöküş) kaldıramaz…
Endişe etmenize gerek yok,çağ bilim çağı, ’gidenin yeri dolmaz’’ gibi bir safsatanız varsa da bırakın gitsin…
Gemiyi okyanuslarda güvenle yüzdürecek bir ehil kaptan bulunur elbet..
Adorno’nun Kültür Endüstrisi Kuramı Üzerine
16 Mayıs 2024 Perşembe 00:37Gelecek İçin Şimdi’nin Önemi
25 Mart 2024 Pazartesi 11:00Üst ve Alt Kültür Kavramları
22 Mart 2024 Cuma 22:55Diyalojik Demokrasi ve Şiddetsizliğin Gücü
21 Mart 2024 Perşembe 12:51Modern Ulus Süreci Yarım Kaldı
26 Şubat 2024 Pazartesi 23:50Saray Yine Montaj Siyasetine Dönecek
22 Şubat 2024 Perşembe 11:42Erdoğan’ın Merkez Sağ’ı Parçalama Projesi Gerçekleşiyor
03 Şubat 2024 Cumartesi 14:08İktidarın Kendi Hakikatini Üretme Aracı Dildir
09 Ocak 2024 Salı 07:23Kent Kültürü ve Popüler Kültür Tuzağı
25 Aralık 2023 Pazartesi 08:30Uluslaşma Sürecinde Edebiyatın Rolü
22 Kasım 2023 Çarşamba 12:14

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.