Bihter Köse Güllü
Kuş haklı...
Yayınlanma:
Güncelleme:
Memleket meselelerine her gün bir yenisi ekleniyor ve biz gün geçtikçe alışıyoruz bu hallere ne yazık ki... Bakın son günlerde bazı tetkikler için gittiğim hastaneler bile bunları düşündürmeye yetiyor bana. Hastanelerin yasal ödeme prosedürleri amacıyla el izinizden sizi tanımlayan dijital makinaların rezaletini gören var mı bilemiyorum. Tam bir mikrop barınağı olmasının yanında sürekli arıza gösteren, amacından sapmış bir alet uygulaması bana kalırsa. Yüz kere elinizi kaldırıp koymak zorunda kalıyorsunuz çünkü hastanenin kalabalığına karşı makina da dayanmıyor sanırım. Hani sağlıkta reform yapılmıştı diye düşünmeden edemiyor insan. Bu yazdığım hastane sıkıntılarından sadece devede kulak olanı zaten. İçeri girince anlıyorsunuz.
Güzel bir kısadan hisse geldi aklıma;
Hz. Süleyman zamanında bir kuş, kanadını bir sofînin kırdığından şikâyet ile Hz. Süleyman’a gelmiş. Hz. Süleyman da o kuşun şikâyetçi olduğu sofîyi huzuruna getirtip sormuş
— Bak, bu kuş senden şikâyetçi. Niye bu kuşun kanadını kırdın?
Sofî cevap vermiş:
— Sultanım, Allah bu mahlûkatı bizim emrimize musahhar kılmıştır. Ben bu kuşu avlamak istedim, önce kaçmadı. Yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacakken kaçmaya çalıştı. O esnada da kanadını incittim. Ona kaçması için fırsat verdim, fakat o bekledi. Adeta “Gel beni tut, ne istiyorsan yap,” dedi
Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa hitaben demiş ki:
— Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Neticede sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun.
Kuş, Hz. Süleyman’a şöyle cevap vermiş:
— Efendim, ben onu sofî kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı o zaman hemen kaçardım. Fakat bundan bana zarar gelmez diye öylece bekledim.
Hz. Süleyman bu savunmayı beğenmiş ve kuşu da haklı bulmuş. Kısasın yerine gelmesi için:
— Kuş haklı. Hemen bu sofînin kolunu kırın, diye emretmiş.
Kuş o an,
— Efendim, böyle yapmayın! diye feryad etmeye başlamış.
— Ne yapayım?
diye sormuş Hz. Süleyman.
— Efendim, bunun kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapmaya kalkar.
Bu söz üzerine Hz. Süleyman:
— Peki, ne yapalım? diye sormuş tekrar.
Kuş bu sefer şöyle cevap vermiş:
— Siz bunu sofî kıyafetinden, libasından (GİYSİSİNDEN) sıyırın!
Sıyırın ki, benim gibi kuşlar aldanmasın!
Dil Susar, Kalem Yazar Yeniden...
24 Kasım 2015 Salı 21:34Eğitim bir meçhul değildir, olamaz!
30 Temmuz 2015 Perşembe 12:58Günlerimiz aydın olsun
08 Haziran 2015 Pazartesi 20:28Birlikten Doğan Huzur (Sıla-i Rahim)
28 Nisan 2015 Salı 19:19SAĞLIK BU...
14 Nisan 2015 Salı 20:21GÜVEN MEK...
31 Mart 2015 Salı 22:39GİTTİ KOCA ÇINAR...
04 Mart 2015 Çarşamba 23:38Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı idamdır!
17 Şubat 2015 Salı 20:43ÇOCUKLARIMIZ İÇİN...
10 Şubat 2015 Salı 20:34Bencillik ve İnsan İlişkileri
28 Ocak 2015 Çarşamba 12:02

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.