Bekir Şahin
Yolsuzluk var mıdır yok mudur?
Yayınlanma:
Güncelleme:
Evet sn Başbakan şunu öğrenmek istiyoruz 17 Aralık operasyonu ile ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet iddiaları yalan mı, yani böyle bir şey var mı yok mu, bunu açıklayın. Eğer varsa hırsızın hiç mi suçu yokta polis ve yargıçlar hedef alındı, yada olay başka yönlere çekilerek üzeri örtülmek, kapatılmak isteniyor. Yani yolsuzluğu, millet iradesi kılıfına girip kapatmak ne kadar doğru olabilir. Millet iradesi ne zamandan beri böyle olayları kapatmak için kullanılıyor ki...
Eğer böyle bir yolsuzluk ve rüşvet olayı yoksa da nedir bu telaş, kaygı...
Üstelik siz millet iradesi deyip duruyorsunuz, mahkemeler de yüce millet adına karar vermiyor mu. Mahkemeler gücünü milleti temsil eden Anayasa'dan aldıklarına göre, bu kadar telaş ve milleti yanlış bilgilendirme niye ?
Geçmişi şöyle bir hatırlayacak olursak, örneğin Demirel veya Özal hükümetleri döneminde yaşanan benzer yolsuzluk ve rüşvet olaylarında adı geçen bakanlar yargılandı, bunlardan hapse atılanlar oldu. Süleyman Demirel'in yeğeni yargılandı hüküm giydi, hapse atıldı. Turgut Özal 'ın çocukları yakın akrabaları yargılandı, mahkum olanlar oldu. Ama hiçbiri yolsuzluğun üzerine kapatmaya yönelik özel çaba ve gayret göstermedi. Yargıyı ve polisi hedef almadı. Ayrıca bizler bu yargıya, askere, polise güvenmeyeceksek kime güveneceğiz adaleti ve güveni nerde arayacağız, kime güvenip sığınacağız. Bu millete adaleti, güvenliği nerde, kimde arayacak.
AKP hükümeti döneminde insanların en demokratik hakları olan ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yapma özgürlüğü gasp edildi, suç sayılıyor, demokrasilerde var mı böyle bir uygulama. Gezi direnişinde yurttaşlar öldü, çoğu gözünden ve çeşitli yerlerinden darbe aldı, sakat kaldı, hapse mahkum oldu. Bir gün bu ülkenin en tepesindeki başbakan çıkıp bu insanların ailelerine baş sağlığı dilemedi, geçmiş olsun demedi. Nerde bu milleti temsil gücü. Yüzde 50 diyorsunuz, peki geri kalan bu ülkenin vatandaşı değil mi. Bu ülke insanları arasına ayrılık tohumları ekerek iktidar ömrünüzü uzatmak ne kader insani, ne kadar vicdani olmuştur.
XXX
Biraz yerele gelecek olursak, Gaziantep'te şu sıra meslek ve esnaf odalarında kongre süreci başladı ve devam ediyor. Yine başkanlık köşkünü işgal eden yani verimsiz, pasif, bu işi meslek edinen kimi başkanlar ile o koltuklarda uzun süre oturup, kalkmak istemeyen 25-30 yıl o koltukları işgal edenler, yine sahneye çıkıp adaylıklarını açıklıyor. Örneğin, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Kamyoncular Odası başkanlık koltuklarını işgal edenler gibi. Sanki bulunmaz bursa kumaşları, başka kimse yapamaz gibisinden terk etmiyorlar. Bunlarda tıpkı şu bildik siyasetçiler gibi. Esnaf yeni yüzleri, verimli tutarlı kişileri temsil gücü olanları başkanlık koltuklarına layık görmelidir. Aslında bu anlayış siyasetende böyle olmalıdır. Çürümüşlere, yıllanmışlara, yıpranmışlara etiket meraklısı verimsizlere artık temsili yet yetkisi verilmemelidir. Toplum artık, top yekin kendine gelip tüm kanallarda bir temizlik hareketi başlatmalıdır. Ülkenin geleceği için insanlar duyarlı hareket etmek zorundadır.
Emek sömürüsü nde failler kim?
02 Şubat 2026 Pazartesi 13:29Basında emek sömürüsü nereye kadar?
06 Ocak 2026 Salı 07:01Basına yük olanların dikkatine!
16 Şubat 2025 Pazar 18:30Tolstoy İstanbul hayaliyle Bulgaristan’da bir bankta öldü!
10 Aralık 2024 Salı 23:06CHP’de benzer ayrılık ilk değil
09 Aralık 2024 Pazartesi 11:16Özgür basın mı dediniz!
20 Ağustos 2024 Salı 14:40Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü'nden hatırlanmak var
24 Temmuz 2024 Çarşamba 01:33Ne olacak şu basının hali!
09 Temmuz 2024 Salı 10:32Belediyeler ile yerel basını karşı karşıya getirme planı
08 Haziran 2024 Cumartesi 17:19Tasarruf tedbirleriymiş! Duyda inanma
16 Mayıs 2024 Perşembe 23:53

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.