Mersin CHP’de kartlar yeniden mi dağıtılıyor?

BEKİR ŞAHİN

Mersin siyasetinde son günlerde dikkat çeken hareketlilik yaşanıyor. CHP’nin Mezitli, Yenişehir ve Toroslar ilçe örgütlerinde yaşanan istifaların ardından, boşalan koltuklara eski ilçe başkanlarının getirilmesi, yalnızca birer atama olarak mı görülmeli, yoksa parti içindeki dengelerin yeniden kurulmasının işareti mi?

Mezitli’de Tolga Gökçeli’nin yerine eski ilçe başkanı Gökhan Gök, Yenişehir’de Toprak Hünkar Çalışkan’ın yerine Hüseyin Şahin, Toroslar’da ise İzzet Kırılmaz’ın yerine eski ilçe başkanı Cumali Akbaş görevlendirildi. Bunlar tesadüf mü dersiniz.

Aynı nakarat…

Bu isimlerin ortak özelliği ise CHP örgütünü yakından tanımaları ve parti hafızasına sahip olmaları.

Tam da bu nedenle Mersin’de şu soru daha yüksek sesle sorulmaya başladı:

“CHP’de fabrika ayarlarına mı dönülüyor, yoksa örgüt dengeleri yeniden mi kuruluyor?”

Atamaların ardından gözlerin çevrildiği isimlerin başında ise Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer geliyor.

Genel Merkez’in belediye başkanlarının örgüt üzerindeki etkisini azaltmak ve parti örgütlerini belediye yönetimlerinden daha bağımsız hale getirmek istediği yönünde iddialarda gelen kulis bilgileri arasında.

Asıl dikkat çekici gelişme ise il başkanlığı konusunda yaşanabilir.

CHP’nin resmi kanallarında Koral Ömür il başkanı olarak gözükse de emanetçi olduğu bilinmekte. Kural Ömür zaten göreve geldiği günden beri sivil toplum örgütleriyle olsun diğer kesimlerle olsun mesafeli duruşu da hep dikkat çekti. Bu nedenle olsa gerek ki kitlelere heyecan katmadan da sıkıntı yaşadığı ileri sürülen bilgiler arasında.

Hal böyle iken o koltuk için farklı isimlerin konuşulduğu belirtiliyor. Kulislerde Alper Turna, Hasan Engin ve Kenan Hazar’ın isimleri konuşuluyor.

Eğer il başkanlığında da örgüt tabanında karşılığı bulunan, geçmişte parti çalışmaları içerisinde yer almış bir isim tercih edilirse, CHP Mersin’de belki daha güçlü olabilir.

Mersin siyasetindeki hareketlilik yalnızca CHP’nin ilçe örgütleriyle de sınırlı değil.

Mezitli Belediye Başkanı A. Serkan Tuncer’in CHP’den ihraç edilmesi, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın geçmişte ilk belediye başkanı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği destekle anılması, Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz’in CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılarak taraflarını seçmeleri, siyasi dengelerin ne kadar hareketli olduğunu gösteren gelişmeler arasında.

Milletvekilleri cephesinde de önemli değişiklikler yaşanıyor. Ali Mahir Başarır ve Talat Dinçer Yeni Parti’ye katılırken, Gülcan Kış ise CHP’de kalırken bu durum, Mersin’deki siyasi tabloyu daha da tartışmalı hale getiriyor.

Belediye başkanları açısından ise mesele yalnızca parti tercihi değil. Belediye meclislerindeki dengeler, çoğunlukların korunması ve yerel yönetimlerin siyasi hareket alanı da hesap edilmesi gereken başka bir başlık. Kısacası Mersin’de siyaset yalnızca “kim hangi partide?” sorusundan ibaret değil.

Asıl soru şu:

Kim, hangi örgütle ve hangi siyasi anlayışla yol yürüyecek?

Çünkü siyaset, koltukların el değiştirmesinden çok daha fazlasıdır.

Bir örgüt yeniden şekillenirken, aslında o örgütün halka ne söyleyeceği de yeniden şekillenir. İlçe başkanlıkları değişebilir, il başkanları değişebilir, siyasi ittifaklar değişebilir. Fakat vatandaşın beklentisi değişmiyor:

İş, aş, adalet, liyakat ve geleceğe dair umut.

Mersin’in ve Türkiye’nin temel meselesi de tam burada başlıyor.

Siyaset, sürekli olarak “hangi taraf kazanacak?” sorusuna sıkıştığında halkın gerçek gündemi arka planda kalıyor.

Oysa bugün sol ve sosyalist çevrelerin de kendilerine çok daha temel bir soru sorması gerekiyor:

Neden geniş toplum kesimlerinin umuduna dönüşemiyoruz?

Türkiye’de uzun yıllardır siyasal iktidarın ağırlıklı olarak sağ siyaset tarafından belirlenmesi, solun ve sosyalist hareketlerin üzerinde ciddi biçimde düşünmesi gereken tarihsel bir mesele.

Sadece iktidarı eleştirmek yetmez.

Alternatif olmak gerekir.

Sadece mevcut düzenin yanlışlarını anlatmak yetmez.

İnsanlara nasıl bir ülke kurulabileceğini göstermek gerekir.

Sadece birbirine yakın siyasi çevrelerle konuşmak yetmez.

Sokağın, emekçinin, gençlerin, kadınların, emeklilerin ve geleceğinden kaygı duyan milyonların dilini anlamak gerekir.

Mersin’de bugün yaşanan örgüt değişiklikleri belki yalnızca CHP’nin kendi iç meselesi olarak görülebilir.

Ama daha geniş açıdan bakıldığında mesele bundan ibaret değil.

Çünkü siyaset yeniden şekillenirken, halkın karşısına gerçek bir alternatif çıkıp çıkmayacağı da önem taşıyor.

Mersin’de kartlar yeniden dağıtılıyor olabilir.

Fakat asıl mesele, kartları kimin dağıttığı değil; halkın eline nasıl bir gelecek konulacağıdır.

Ve siyasetçiler için en önemli soru da belki tam olarak budur:

Tarafınızı değil, halkın yanında durduğunuzu ne zaman göstereceksiniz? www.yenicizgihaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir Şahin Arşivi