Ters yüz
Bu iç cephe işi artık kabak tadı verdi
Mesela, iç cepheyi güçlendirmek için büyükşehirlere, şehirlere, ilçelere, başkanları içeri tıkıldıktan sonra atanan kayyımlara “eyvallah” mı diyeceğiz? İç cephe yaygarasına kapılıp, yıllardır direndiğimiz Boğaziçi Üniversitesinin atanmış rektörüne, onun uygulamalarına “eyvallah” mı diyeceğiz?
İç cepheyi bozmamak için, 18 bin yaptıkları emekli maaşımızla sürünmeye devam edip, açlığa, yoksulluğa, yoksunluğu “eyvallah” mı diyeceğiz?
“Aman iç cepheye zarar vermeyelim.” diye yurtta kalsak yemeğe, yemek yesek yurtta kalmaya, her ikisini de yapmasak günde bir kahveye, fotokopiye, kitaba, deftere, ulaşıma yetmeyen öğrenci kredisine, yoksunluğu “eyvallah” mı diyeceğiz?
“İlla iç cephe” diye, açlık sınırına bile ulaşmayan asgari ücrete, çocuklarımızın mahzunluğuna, mutfağımızdaki sefalete, fabrikadaki eziyete “eyvallah” mı diyeceğiz?
Emekçi yoksul, öğrenci perişan, çocuklar aç, kadınlar çaresiz ve güvencesiz, çalışkanlar, becerikliler işsiz iken, kim bu iç cephe? Neresi iç? Dışı neresi? İçinde kim var? Merkezinde kim oturuyor?
Güçlü iç cephe istiyorsanız, çalışan emekçi doyacak, yıllarını, emeğini üretmek için harcamış emekli doyacak, öğrenci doyacak, ev kadını ölmeden doyacak, çocuklar doyacak hem doyacak hem oynayacak, patates, soğan eken köylü doyacak, köylünün ineği, koyunu doyacak.
İç cephe ancak özgür olanlarla, çocuğu, bebeği doyanlarla güçlü olur.
Ülkemde sadece bir avuç doyuyorsa, için dışı daha büyük, daha güçlüdür ve ters düz ediverirler içi dışa, dışı içe alimallah.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.