Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu
Tiyatrolar Halkındır…
Yayınlanma:
Güncelleme:
27 Mart Dünya tiyatrolar günüydü. Her yıl Tiyatro’ya gönül verenler bu günü kutlar, Tiyatronun sorunları ve geleceği konusunda mesajlar verirler. Bu yıl da Tiyatrocular bir araya geldiler. İstanbul Taksim ‘de yedi yıldır AKP iktidarı tarafından kapalı tutulan Atatürk Kültür Merkezi(AKM) için bir araya geldiler. 1969 yılında hizmete giren bu büyük yapı, İstanbul’da yaşayanlar açısından çok önemli bir Tiyatro ve opera merkeziydi. İstanbul’da bulunduğum uzun yıllar içinde yılda bir iki kez buradaki gösterilere giderdik. Her gösteride biletler tükenir, tiyatro ya da opera salonu tıklım, tıklım olurdu. Refah Partisi ilk kez 1995’te İstanbul’da iktidara geldiğinde tiyatroların kapatılması gündeme getirilmişti. Hatta Güngören semtindeki Aziz Nesin sahnesi kapatıldı. O yıllarda daha sonra sıklıkla gündeme getirilecek olan, “devlet tiyatrolarını kaldıralım”, “Devlet Tiyatroyla uğraşmamalı”. Ödenekli Tiyatrolar özgür sanatı bitiriyor gibi, yanıltmacılarla vatandaşın, gösteri sanatlarını seyretme hakları tartışma konusu haline getiriliyordu. AKP iktidarı süresince, bu tartışmalar daha da büyütüldü. “Halkın büyük çoğunluğu Tiyatro’ya gitmiyor, o zaman niye Tiyatroya bütçeden pay ayıralım” dediler. İstanbul’ da, Ankara’da devlet tiyatrosu sahneleri kapatılmaya başlandı. İstanbul’da Şehir Tiyatroları da kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum sıklıkla dillendiriliyor.
Gelelim Şehrimiz Gaziantep’e; şehrimizde devlet tiyatrosu, ancak turnelerle geliyor. Oysa nüfus olarak Gaziantep’ten daha az kalabalık olan Antalya, Trabzon, Erzurum, Van ve Diyarbakır’da Devlet tiyatroları Kurum olarak var iken Gaziantep’te yok. Daha önceki yıllarda Perşembe günleri de tiyatro oyunları oynanırken, birkaç yıldır, Perşembe günleri oyun oynanamıyor.
AKP iktidarının sanata olan düşmanlığı, kural haline gelmiş durumda. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek heykeller için “ben böyle sanatın içine “tükürürüm” demişti. Kars’ta İnsanlık anıtı “ucube” denilerek yok edildi. Tarihe bir baktığımızda ülkemizin Tiyatronun, yontma sanatlarının, mozaik sanatının anavatanı olduğunu görürüz. Bilim ve Sanat düşmanlığı Ortaçağcılığın kuralıdır. Ortaçağda Bilim ve Sanattaki gelişmeler, olmamış gibi davranılmış, halkların ileriye gitmesi engellenmeye çalışılmıştır. Ülkemizde de İslam dini farklı yorumlarla değerlendirilerek, Bilim ve Sanat engellenmeye çalışılmaktadır. Oysa İslam medeniyetlerin ilk çıkışında Bilim ve Sanatta çok ileri gelişmeler yaşanmıştır. İbni Sina Tıp alanında çok önemli bir örnektir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, “Sanattan yoksun olan toplumların, hayat damarlarından biri eksiktir”. Tiyatromuza ve AKM’ye sahip çıkmak bir anlamda yaşama sarılmak demektir.
ercankosmanoglu@hotmail.com
Şehirlerarası ulaşım ve otobüs şoförlerinin geceyle imtihanı…
06 Mayıs 2025 Salı 16:25Şikâyetiniz nedir?
17 Ekim 2022 Pazartesi 21:50Hekim Sendikaları Niye Kuruluyor?
01 Mart 2022 Salı 22:42Gaziantep’in Karla sınavı…Çile!
28 Ocak 2022 Cuma 20:03Sendika Kongreleri..
06 Aralık 2021 Pazartesi 21:50Genel Sağlık İş'in sağlık emekçileri için talepleridir
26 Şubat 2021 Cuma 09:43Gaziantep'in ve Memleketin Koronavirüs ile Sınavı..
19 Ocak 2021 Salı 06:16Malatya’da Trenler çarpıştı, Makinistler hayatını kaybetti…
18 Haziran 2020 Perşembe 20:33Gaziantep’te Koronavirüs vakaları neden arttı?
21 Mayıs 2020 Perşembe 01:01Ah Güzel İstanbul...
01 Mayıs 2020 Cuma 23:27

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.