Aklın cesareti

Aydınlanma ve insanın kendiyle yuzleşmesi

Aydınlanma, insanın başkalarının gölgesinde yaşamayı bırakıp kendi aklının ışığında yürümeye cesaret etmesidir.

Alman filozof Immanuel Kant,

insanlığın düşünce tarihine yön veren en önemli isimlerden biridir. Onun aydınlanma anlayışı, yalnızca bilgi sahibi olmayı değil; insanın kendi aklını kullanma cesaretini göstermesini, bireyin kendi iradesiyle düşünmesini, sorgulamasını ve sorumluluk almasını bir özgürlük meselesi olarak görür. Kant, bu düşüncesini şu sözlerle adeta noktalara bağlar:

“Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.”

Bu söz, aslında insanın hayatındaki en büyük dönüşümü anlatır. Çünkü ergin olmama durumu, bir yaş eksikliği değil; cesaret eksikliğidir. Nice yetişkinler vardır ki başkalarının fikirleriyle yaşar, başkalarının doğrularını sorgulamadan kabul eder. Birilerinin rehberliğine ihtiyaç duymadan karar veremeyen bir insan; yaşça büyümüş olsa bile düşünce bakımından hâlâ olgunlaşmamıştır.

Aydınlanma ise işte tam burada başlar:

İnsan, kendi aklını kullanmaya cesaret ettiği gün büyür.

Toplumların kaderi de bireylerin cesaretiyle şekillenir. Düşünmeyen, sorgulamayan ve sorumluluk almayan bireylerden oluşan bir toplum, gelişemez; sadece yönlendirilir. Oysa aklını kullanan insanlar, hem kendilerini hem de yaşadıkları toplumu ileriye taşır. Bu nedenle aydınlanma, yalnızca bireysel bir kazanım değil; toplumsal bir ilerlemenin temelidir.

Aydınlanma aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Doğruyu bilmek kadar, doğruyu savunabilmek de cesaret ister. Bazen kalabalığa karşı tek başına durmak, bazen alışkanlıkları sorgulamak, bazen de hatayı kabul etmek gerekir. İnsan, hatasını fark edip değiştirebildiği ölçüde olgunlaşır.

Bu yüzden aydınlanma, yalnızca bilgi sahibi olmak değil; sorumluluk sahibi olmaktır.

Sonuç olarak aydınlanma, bir ışık yakmak gibidir.

O ışık önce insanın içinde yanar, sonra çevresini aydınlatır.

Ve unutulmamalıdır ki bir toplumun geleceğini belirleyen şey, sahip olduğu imkanlar değil; düşünebilen ve sorumluluk alabilen insanlarıdır.

Çünkü aydınlanma, başkasının ışığını beklemek değil; kendi ışığını yakabilme cesaretidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ DOĞAN Arşivi