Vahap Öztürk
Yeni Parti il başkanlığı seçimi değerlendirmesi
Gaziantep te pazar günü gerçekleştirilen il başkanlığı seçimi, basit bir görev değişiminin ötesinde, parti içindeki farklı siyaset anlayışlarının yarışına sahne oldu.
Bir tarafta kendisini sürekli merkeze koyan, kimseyi yeterince beğenmeyen, en doğrusunu yalnızca kendisinin bildiğine inanan ve destek isterken bile elitist tavrından ödün vermeyen bir yaklaşım vardı. Bu anlayışın ortak özelliği, kendisinden olmayanlara alan bırakmaması ve farklı sesleri çoğu zaman yok saymasıydı.
Diğer tarafta ise henüz tüm hatlarıyla şekillenmemiş olsa da daha kapsayıcı bir dil kullanma çabasında olan bir yaklaşım yer aldı. Bu anlayış, "Gelene buyurun, siz de bizdensiniz" diyerek ötekileştirmek yerine kucaklamayı tercih etti. Belki eksikleri vardı, belki yol haritası tam olarak netleşmiş değildi; ancak dışlamak yerine dahil etmeyi esas alan tavrı önemli bir karşılık buldu.
Burada dikkat çekici olan nokta şudur: Nasıl ki geçmişte toplumun itilmiş, ötelenmiş ve kendisini yok sayılmış hisseden kesimleri AK Parti'yi iktidara taşıdıysa, bugün de parti içerisinde uzun süre görmezden gelinmiş, söz hakkı tanınmamış veya değersiz hissettirilmiş kesimler, iyi bir birliktelik oluşturarak parti elitlerine karşı önemli bir başarı elde etmiştir.
Bu sonucun doğru okunması gerekir. Seçimi kazananların zafer sarhoşluğuna kapılması da, kaybedenlerin toplumsal mesajı görmezden gelmesi de aynı ölçüde yanlış olacaktır. Çünkü siyasette güç, denetlenmediği zaman sahibini de zehirleyen bir unsura dönüşebilir. Güç zehirlenmesi, er ya da geç onu taşıyan yapıya zarar vermeye başlar.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde partinin daha kapsayıcı, daha kuşatıcı ve tabanın tüm kesimlerine kulak veren bir anlayışla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Eğer ortaya çıkan mesaj doğru okunabilirse, bu sonuç sadece bir seçim başarısı olarak kalmayacak, aynı zamanda geleceğin güçlü siyasi zeminini de oluşturacaktır.
Temennimiz, il başkanlığı seçimlerinin ortaya çıkardığı bu yeni tablonun şehrimiz ve ülkemiz adına hayırlı sonuçlar doğurmasıdır. Siyasetin ayrıştıran değil birleştiren, dışlayan değil kucaklayan bir dil üzerinden şekillenmesi hepimizin ortak kazancı olacaktır.
Kötünün İyisini seçmeye mahkûm muyuz?
03 Ekim 2026 Cumartesi 07:45Sessizlik kara mizah;
18 Ağustos 2026 Salı 17:25Sadece buna bakalım: Siz kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz?
30 Temmuz 2026 Perşembe 11:35CHP'de çekişme, günlük yaşamda çöküş
06 Temmuz 2026 Pazartesi 14:54Delegeler Demokrasisi
07 Haziran 2026 Pazar 00:05Demokrasiye ödenen bedeller ve mutlak butlan
22 Mayıs 2026 Cuma 17:30Tazmanya canavarı
11 Mayıs 2026 Pazartesi 22:02Vejeteryanlık lüks, Nefeseryanlık mecburiyet
05 Mayıs 2026 Salı 00:53İktidar Çöküyor- Muhalefet Çaresiz
28 Nisan 2026 Salı 01:56Aynasız Cumhuriyetin hayali lideri ve muhalefetin yanlış adresi
26 Nisan 2026 Pazar 18:55

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.