Bir kalpte başlayan okyanus

“Birinin hayatında bir fark yarattığınızda, sadece onun hayatını etkilemekle kalmaz, tüm yaşamları boyunca ondan etkilenen herkesi de etkilersiniz. Hiçbir eylem asla çok küçük değildir. Birer birer, bir okyanusun yükselmesi böyle olur.”(Danielle Doby)

Bazen dünya değişmez sanırız; çünkü gözümüz büyük dalgaları arar. Oysa hiçbir okyanus bir anda kabarmaz. Her şey bir kalpte başlar. Bir sözle, bir bakışla, bir el uzatmayla… Küçücük görünen bir an, bir insanın iç dünyasında yankı bulur ve oradan başka hayatlara doğru sessizce akmaya başlar. İşte o an, bir kalpte başlayan okyanusun ilk damlasıdır.

İnsan çoğu zaman yaptığı küçük bir iyiliğin, söylediği tek bir cümlenin ya da uzattığı bir elin ne kadar büyük bir dalga yaratabileceğini fark etmez. Oysa hayat, görünmeyen bağlarla birbirine tutunmuş insanların hikâyelerinden oluşur. Bir kalbe dokunan her davranış, yalnızca o kalpte kalmaz; oradan başka kalplere doğru çoğalır.

Bir öğretmenin öğrencisine söylediği cesaret verici bir söz, o öğrencinin gelecekte yüzlerce insana umut olmasına vesile olabilir. Bir annenin çocuğuna gösterdiği sabır, o çocuğun büyüdüğünde daha anlayışlı bir birey olmasını sağlar. Bir dostun zor bir günde omzunu sunması, belki de bir hayatın kırılma noktasını iyiliğe doğru çevirir. Küçük gibi görünen bu anlar, aslında insanlığın büyük hikâyesini yazan görünmez satırlardır.

Toplum dediğimiz yapı, büyük devrimlerden önce küçük dokunuşlarla değişir. Bir fikir bir zihinde filizlenir, sonra başka zihinlere taşınır. Bir iyilik bir yürekte çoğalır, sonra başka yüreklere ulaşır. Okyanus bir anda yükselmez; damlalar sabırla birikir.

İyilik de kötülük de böyledir. Küçük bir öfke büyüyerek kırgınlıklara; küçük bir sevgi çoğalarak merhamete dönüşür. Bu yüzden hiçbir eylem önemsiz değildir. Attığımız her adım, söylediğimiz her söz, gösterdiğimiz her tavır görünmeyen bir suya atılmış taş gibidir. Dalgalar genişler, genişler ve bir gün hiç beklemediğimiz bir kıyıya ulaşır.

Belki adımız tarihe yazılmayacak. Belki yaptığımız iyilikler manşetlere çıkmayacak. Ama bir insanın gözlerindeki umudu yeniden yakmak, bazen dünyayı değiştirmekten daha değerlidir. Çünkü dünya, kalplerden oluşur.

Ve her kalp, bir okyanusun başlangıcı olabilir.

Ama mesele yalnızca bireysel iyilik değildir.

Mesele, nasıl bir toplum inşa ettiğimizdir.

Çünkü toplum; yasalarla değil vicdanla ayakta durur.

Adalet, önce insanın içinde başlar.

Dayanışma, zor zamanlarda değil, gündelik hayatta gösterilen küçük sorumluluklarla büyür.

Gelecek, büyük sözlerle değil, küçük ama kararlı duruşlarla kurulur.

Bir çocuğa fırsat vermek bir mahalleyi değiştirir.

Bir genci anlamak bir neslin yönünü değiştirir.

Bir haksızlığa sessiz kalmamak, toplumsal vicdanı diri tutar.

Toplumlar bir günde çökmez; küçük ihmallerle aşınır.

Toplumlar bir günde yükselmez; küçük sorumluluklarla güçlenir.

Eğer daha adil, daha merhametli, daha güçlü bir yarın istiyorsak, başkasının değişmesini bekleyemeyiz. Çünkü okyanus uzakta değildir. Okyanus biziz. Ve yükselip yükselmeyeceğine, her gün verdiğimiz küçük kararlar karar verir. www.yenicizgihaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ DOĞAN Arşivi