Gazze Dramı ve Barış

Gazze Dramı ve Barış

“Barış, sadece savaşın yokluğu değil; adaletin varlığıdır.” (Martin Luther King Jr.)

Barış…

İnsanlığın en çok özlediği, en çok geciktirdiği hakikat.

Gazze Şeridi bugün yalnızca bir coğrafya değildir.

Bir insanlık sınavıdır.

Bir vicdan aynasıdır.

Yıkılmış duvarların arasında yürüyen bir çocuk düşünürüm.

Oyuncağı yok.

Güvencesi yok.

Ama hâlâ gökyüzüne bakıyor.

Belki de insan ruhunun en dirençli tarafı budur:

Umut, en ağır enkazın altında bile nefes alabilir.

Fakat umut tek başına yeterli değildir.

Çünkü umut, adaletle beslenmezse yorulur.

Gazze’de yaşanan dram, sadece fiziki yıkım değildir.

Dram; belirsizliğin sürekliliğidir.

Dram; korkunun gündelik hayata dönüşmesidir.

Dram; çocukluğun yarım kalmasıdır.

Dünyanın başka yerlerinde “denge”, “strateji”, “güvenlik” konuşulurken;

orada bir annenin duası sadece şudur:

“Bu gece sağ salim sabaha ulaşalım.”

Felsefenin en temel sorusu yine karşıma çıkar:

İyi nedir?

Eğer “iyi”, sadece güçlü olanın güvenliği olarak tanımlanıyorsa;

zayıf olanın yaşam hakkı hangi kavramın içine sığdırılacaktır?

Adalet soyut bir ideal değildir.

Adalet; ulaşabilen bir ekmektir.

Adalet; gecikmeyen bir yardımdır.

Adalet; korkusuz bir uykudur.

Ve barış…

Barış; bir anlaşmanın maddesi değil, insanın insana verdiği değerin somut hâlidir.

Gazze dramı bana şunu düşündürüyor: Bir yerde çocuklar korkuyla büyüyorsa,

orada yalnızca şehirler değil; insanlık da yıkılıyordur.

Gerçek barış, silahların susmasından önce vicdanın konuşmasıyla başlar.

Ve belki de en ağır soru şudur: Bir dram sürerken susan dünya, gerçekten barıştan söz edebilir mi?

Ramazan ayının bu ilk günlerinde, oruçla arınmaya çalışırken, açlığın ne demek olduğunu bir nebze hissederken; başkalarının zorunlu açlığıyla yüzleşmek, vicdanı daha da ağırlaştırıyor.

Ramazan; sadece sabrı değil, paylaşmayı da öğretir.

Sadece nefsi değil, duyarsızlığı da terbiye etmektir.

Belki de bu ayın en büyük duası şudur: Hiçbir çocuk korkuyla uyanmasın.

Hiçbir anne endişeyle uyumasın. Hiçbir insan temel hakkı için beklemesin.

Çünkü barış; ancak adaletle tamamlanır.

Ve adalet, ancak vicdanla başlar.

Bir çocuk korkuyla büyüyorsa, insanlık barışı hak etmiyordur. www.yenicizgihaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ DOĞAN Arşivi