ALİ DOĞAN
Aydınlanmanın izinde
Hasan Ali Yüceli'n anısına...
Cumhuriyet’in erken döneminde eğitim, yalnızca bir kamu hizmeti değil; bir toplumsal dönüşüm projesiydi. Bu dönüşümün en önemli mimarlarından biri olan Hasan Âli Yücel, eğitimi insanın iç dünyasını, toplumun yapısını ve kültürün yönünü aynı anda şekillendiren bir güç olarak görüyordu.
Bu dönüşümün hukuki temeli ise Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile atılmıştı. Eğitim birliği, yalnızca idari bir düzenleme değildi; ortak bir bilinç inşasının teminatıydı. Çünkü farklı hakikatler üzerinden büyüyen kuşaklar, ortak bir gelecek kuramazdı. Eğitim, kamusal ve laik bir zeminde buluşmalıydı ki yurttaşlık bilinci kök salabilsin.
Hasan Âli Yücel’in öncülüğünde kurulan Köy Enstitüleri, bu birliği Anadolu’nun en ücra köşelerine taşıdı. Köy çocuğu artık yalnızca öğrenen değil; üreten, sorgulayan ve dönüştüren bir özneydi. Eğitim üretimle birleşti; emek bilgiyle anlam kazandı. Kalkınma, yalnızca ekonomik değil; zihinsel ve kültürel bir kalkınma olarak tasarlandı.
Bu anlayışın düşünsel temelinde, Mustafa Kemal Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesil ideali vardı. Laik ve bilimsel eğitim, bireyin aklını özgürleştirmeyi amaçlıyordu. Çünkü özgür düşünce olmadan ilerleme; eleştirel bilinç olmadan demokrasi mümkün değildi.
Bugün kendime şunu soruyorum:
Eğitim sistemimiz gerçekten ortak bir yurttaşlık bilinci mi inşa ediyor, yoksa çocuklarımızı farklı doğruların dar alanlarına mı sıkıştırıyoruz?
Eğitim birliği zedelenirse ortak bilinç zedelenir.
Laik eğitim zayıflarsa eleştirel düşünce zayıflar.
Sorgulama azalırsa özgürlük de azalır.
Belki de mesele, geçmişi anmak değil; o iradeyi yeniden hatırlamaktır. Çünkü eğitim, bir ülkenin yalnızca geleceğini değil, karakterini de belirler.
Ve bu yazıyı, o iradenin kurucu sözlerinden biriyle bitirmek isterim:
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Çünkü yolumuzu aydınlatacak olan, ancak aklın ve bilimin ışığıdır. www.yenicizgihaber.com
Ağaç ve sessiz gelecek
25 Şubat 2026 Çarşamba 07:01Emeğin Baharı
23 Şubat 2026 Pazartesi 16:35Bitiş ve başlangıcın umudu
22 Şubat 2026 Pazar 12:08Bir kalpte başlayan okyanus
21 Şubat 2026 Cumartesi 12:22Bir kalpte başlayan okyanus
21 Şubat 2026 Cumartesi 11:53Gazze Dramı ve Barış
20 Şubat 2026 Cuma 07:36Reel sektörde tehlike sinyali
19 Şubat 2026 Perşembe 07:39Yoksulluk sıradanlaştırılıyor
17 Şubat 2026 Salı 07:24Kadın özgür değilse, toplum da özgür değildir
14 Şubat 2026 Cumartesi 18:04Tapuda düşük beyan yapmayın! Cezası ağırlaştı!
12 Şubat 2026 Perşembe 16:23

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.