Geçmişten ders çıkarmak

Biliyor musunuz?

ALİ DOĞAN

İnsan, hayat yolculuğunda en ağır yükü çoğu zaman sırtında değil, zihninde taşır. O yükün adı ise geçmiştir. Söylenemeyen sözler, kaçırılan fırsatlar, yapılan hatalar, yarım kalan hikâyeler ve "keşke" diye başlayan cümleler…

"Geçmiş üzerinde hiçbir gücünüz yoktur."— Eckhart Tolle

Oysa geçmiş ne geri getirilebilir ne de yeniden yazılabilir. Zaman, ardında yalnızca iz bırakır; geri dönüş bileti bırakmaz. Buna rağmen insan, çoğu zaman dünün gölgesinde bugünün güneşini göremeyecek kadar geçmişe takılı kalır.

Filozof Sokrates, "Sorgulanmamış hayat, yaşanmaya değmez." derken aslında bize geçmişe mahkûm olmayı değil, yaşadıklarımızı sorgulayarak kendimizi yeniden inşa etmeyi öğütlüyordu. Çünkü insanı büyüten şey, hiç hata yapmaması değil; yaptığı hatadan hakikati ve hikmeti çıkarabilmesidir.

Bugün pişmanlık duyduğumuz birçok karar, aslında o günkü bilgi, duygu ve şartlarımızın doğal sonucuydu. İnsan, dünün şartlarını bugünün aklıyla yargıladığında kendisine karşı adaletli davranmış olmaz. Geçmişi suçlamak yerine ondan ders almak, ruhu hafifleten en doğru yoldur.

Konfüçyüs bunu şu sözleriyle dile getirir:

"En büyük zafer, hiç düşmemek değil; her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmektir."

Hayatın gerçek öğretmeni kusursuzluk değildir. Acılar, kayıplar, hayal kırıklıkları ve yanlışlar… Bunların her biri, insanın karakterini işleyen görünmez bir kalemdir. Eğer yaşananlardan ders çıkarılmışsa, hiçbir hata boşa yaşanmamıştır.

Bir başka önemli düşünür olan Epiktetos ise şöyle der:

"İnsanı rahatsız eden olaylar değil, olaylar hakkındaki düşünceleridir."

Belki de bizi yıllarca yoran şey, yaşanan olayların kendisi değil; onları zihnimizde tekrar tekrar yaşatmamızdır. Yanımızda olmayan insanları kalbimizde taşımaya devam ettiğimiz sürece, görünmeyen yüklerin altında eziliriz. Bazen bırakılması gereken kişi değildir; ona tutunmakta direnen yanımızdır.

Hayat, geriye dönüp durmadan hesap sormak için değil; önüne bakıp yeni yollar açmak için vardır. Çünkü gelecek, geçmişin gölgesinde değil; bugünün doğru kararlarında şekillenir.

Ben artık şuna inanıyorum: İnsan geçmişini değiştiremez. Ama geçmişinin bugününü yönetmesine izin verip vermeyeceğine yalnızca kendisi karar verir. İşte gerçek özgürlük de tam bu noktada başlar.

Geçmiş, omzumuzda taşınacak bir yük değil; geleceğimizi aydınlatacak bir rehber olmalıdır. Yaşadıklarımızdan kaçmadan, onlara teslim de olmadan yürüyebilmek… İşte hayatın en büyük olgunluğu budur.

Çünkü insan, geçmişini unutarak değil; ondan ders çıkararak geleceğini inşa eder. Ve unutmayalım ki, geçmiş bir zincir değil; doğru okunduğunda geleceğe uzanan en sağlam köprüdür. www.yenicizgihaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ DOĞAN Arşivi