Çocukların çantasında kitap mı, yük mü var?

Bir toplumun geleceği, çocuklarının iyi eğitim sisteminin niteliğine ve erişilebilirliğine bağlıdır.

Ama bugün o omuzlara baktığımızda, sadece okul çantası değil; kaygı, öfke, yoksunluk ve yalnızlık da yüklendiğini görüyoruz.

Son günlerde peş peşe gelen haberler, hepimizin yüreğini sıkıştırıyor. Bir ilçede bir öğrencinin okulu basarak 16 kişiyi yaralaması… Ardından başka bir şehirde bir okulda yaşanan ve ölümle sonuçlanan şiddet olayı… Daha dün konuştuğumuz akran zorbalıkları…

Bu olayları tek tek değerlendirmek kolaydır.

Ama asıl zor olan, bu olayların bir zincirin halkaları olduğunu kabul etmektir.

Çünkü mesele sadece bir öğrencinin öfkesini kontrol edememesi değildir.

Mesele, bir toplumun çocuklarının duygularını, ihtiyaçlarını ve umutlarını yeterince görememesidir.

Sessiz çığlıklar büyüyor

Okullarda yaşanan şiddet olayları, çoğu zaman “disiplin sorunu” diye geçiştirilir.

Oysa bu olaylar, aslında birer sessiz çığlıktır.

Bir çocuk okula öfkeyle geliyorsa,

Bir genç arkadaşına zorbalık yapıyorsa,

Bir öğrenci şiddeti çözüm olarak görüyorsa…

Bu durum sadece bireysel bir hata değildir.

Bu, toplumsal bir alarmdır.

Bugün gençler;

gelecek kaygısı, ekonomik baskı, aile içi stres, sosyal medya etkisi ve yalnızlık arasında sıkışmış durumda.

Kendini ifade edemeyen, dinlenmeyen ve anlaşılmayan bir gençlik büyüyor.

Bu noktada eğitim sisteminin yalnızca bilgi değil, insan inşa etmesi gerektiğini hatırlamak gerekir.

“Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı bir toplum halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.” – Mustafa Kemal Atatürk

Ve unutmayalım:

Anlaşılmayan her duygu, zamanla öfkeye dönüşür.

Zorbalık bir oyun değildir

Akran zorbalığı artık sadece bir “şakalaşma” değildir.

Bu, bir çocuğun özgüvenini kıran, ruhunu yaralayan ve bazen hayatını karartan bir travmadır.

Bugün bir çocuk okulda aşağılanıyorsa,

yarın o çocuk ya içine kapanır ya da öfkesini yanlış bir yerde patlatır.

Bu yüzden zorbalık, sadece mağduru değil;

faili ve toplumu da yaralayan bir sorundur.

Çünkü zorbalık, empati eksikliğinin en çıplak halidir.

Bu gerçeği anlamak, toplumsal sorumluluğun en temel şartıdır.

“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiği yeteneği kazanmasıyla ilerleyemez.” – Mustafa Kemal Atatürk

Eğitim sadece ders değildir

Biz yıllarca eğitimi not ortalamasıyla ölçtük.

Ama karakteri, merhameti ve dayanışmayı ölçmeyi unuttuk.

Bir çocuğa matematik öğretmek önemlidir.

Ama öfkesini yönetmeyi öğretmek daha önemlidir.

Bir gence tarih anlatmak değerlidir.

Ama sorumluluk ve vicdan duygusunu kazandırmak daha değerlidir.

Eğitim, sadece bilgi vermek değildir.

Eğitim, insan yetiştirmektir.

Nereye Gidiyor Bu Gelecek?

Bugün yaşanan olaylar bize acı bir gerçeği hatırlatıyor:

Gençlerimiz sadece büyümüyor, aynı zamanda biriktiriyor.

Öfke biriktiriyor.

Kırgınlık biriktiriyor.

Umutsuzluk biriktiriyor.

Ve bir gün bu birikim, patlamaya dönüşüyor.

Bu yüzden sormamız gereken soru şudur:

Biz çocuklarımızı geleceğe mi hazırlıyoruz, yoksa onları yalnızlığa mı itiyoruz?

Çözüm ceza değil, ilgi

Toplumsal sorunların çözümü sadece cezayla olmaz.

Çözüm; erken fark etmek, anlamak ve destek olmaktır.

Okullarda psikolojik danışman sayısını artırmak,

aileleri bilinçlendirmek,

öğretmenleri desteklemek,

ve çocuklara kendilerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar oluşturmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Çünkü bir toplum, çocuklarını koruyabildiği kadar güçlüdür.

Son söz

Şanlıurfa ile Kahramanmaraş’taki iki okulda yaşanan öğrenci saldırısında, ders esnasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin aziz hatırası milletimizin yüreğinde derin bir yara bırakmıştır. Bu elim olayda kaybettiğimiz eğitim neferleri ve evlatlarımızı rahmetle anıyor; başta ailelerine olmak üzere tüm eğitim camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Çocukların omzundaki yük büyüyorsa, o toplum yanlış yoldadır. www.yenicizgihaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ DOĞAN Arşivi