Arif Nacaroğlu
Hüseyin
Yayınlanma:
Güncelleme:
Adı Hüseyin. Suriyeli.
Her iki tarafın da kirli olduğu, ‘özgürlük’ yalanıyla başlatılıp insanları köleleştiren bu savaşın içinde olmamak için kaçmış çoluk, çocuk Türkiye’ye. Alabildiklerini alabilmişler ancak küçük valizlerine bir Esma, üçte çocuk. Esma gelinliğini, düğün ayakkabısını, küçük Ferit ayıcığını. Valizdeki kendi hakkını kızına vermiş hatıra defterini koyabilsin diye.
Onu üzen geride bıraktığı, yıllarca özenle biriktirdiği anıları. Okuduğu okul, sevdiği kızı gizlice izlediği büyük gölgeli, yüksek ağaç, yaşlı babası. Her sabah besmeleyle açıp çocukların nafakasını çıkardığı dükkanı.
Bir koşu mesafede olmasına rağmen bir daha asla dönemeyeceğini düşündüğü vatanı. Dönse bile bir daha bulamayacağı eşleri, dostları. Ege Denizi’nin sularında kaybolan amca oğlu ve onun oğlu.
Ama çalışıyor. Kimseye yük olmamak için her sabah 6’da kalkıp işçi pazarında arkası açık kamyonetleri kovalıyor. Bir tek dişlerine bakmayan işçi tüccarlarının süzen bakışlarına karşı durduğu iri vücuduna güveniyor.
Yevmiye 20 lira. Bir de öğle yemeği. “Şükür” diyor. Babasından öyle öğrenmiş.
“Şükür “.
Hasan’ı lokantaya çırak vermiş kalan artık ekmekler akşam yemeklerine destek olsun diye. “Doktor olacaktı Hasan okuyabilseydi, ama ha doktor ha garson ne fark eder kazandığın helal olduktan sonra.”
Sadece bugünleri değil gelecekleri çalınan çocukların ülkesi Suriye.
Ege’nin umut dalgalı ölüm sularında son bulan hayatlar.Boğaziçi kayyumu
12 Şubat 2026 Perşembe 13:29Kentsel dönüşüm
06 Şubat 2026 Cuma 13:31Bakan Mehmet Şimşek açıklamış, “Ocak enflasyonu yüksek çıkacak.”
03 Şubat 2026 Salı 23:23Beceri
23 Ocak 2026 Cuma 00:40Ters yüz
17 Ocak 2026 Cumartesi 16:04Asgari ücret
24 Aralık 2025 Çarşamba 16:49Hukuk
15 Kasım 2025 Cumartesi 01:36Casus belli
07 Kasım 2025 Cuma 22:434+4+60
13 Ekim 2025 Pazartesi 00:23Kindar ve din...
25 Ağustos 2025 Pazartesi 23:25

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.