ALİ DOĞAN
Okumayan zihin, kuruyan toprak gibidir
Toprak ne kadar zengin olursa olsun, ekilmedikçe mahsul vermez. Bunu Anadolu’da bilmeyen yoktur. Yaşlı bir çiftçinin nasırlı ellerine bakarsın; yılların emeği konuşur.
Gökyüzüne bakıp yağmuru sezer, toprağa dokunup ne istediğini anlar. Çünkü bu topraklarda bir söz vardır:
“Alın teri değmeyen yerde bereket durmaz.”
İnsan zihni de böyledir. Ne kadar yetenekli olursa olsun, işlenmeyen bir zihin zamanla kurur, çatlar, çoraklaşır.
Anadolu’da sürülmeyen tarla uzun sürmez; yabani otlar sarar dört bir yanını. Toprak boş kalmayı sevmez, mutlaka bir şey yetiştirir. Ama o yetişen her zaman hayra çıkmaz. İşte insan zihni de böyledir. Okumadığında, öğrenmediğinde, sorgulamadığında; boşluk kendiliğinden dolmaz, yanlışla dolar. Bilginin yerini kulaktan dolma sözler, düşüncenin yerini ezberler alır.
Oysa okumak, Anadolu insanının diliyle “zihni sürmektir.”
Düşünmek, tohumu toprağa bırakmaktır.
Sabırla öğrenmek ise onu suyla buluşturmaktır.
Köy odalarında anlatılan hikâyeler vardır; bir tandırın başında, bir sobanın etrafında paylaşılan hayatlar… Yaşlıların “Dinle de öğren evlat” diye başlayan sözleri… Ve kitapların içinde saklı binlerce hayat… Hepsi aslında aynı hakikati fısıldar:
“Öğrenmeden büyüyemezsin.”
Çünkü bilgi, insanı sadece değiştirmez; derinleştirir. Okuyan insan, yalnızca kendini değil; bastığı toprağı da anlar. Neden ektiğini, neden biçtiğini, neden yaşadığını bilir. Böyle bir insan, sadece kendine değil; çevresine de ışık olur.
Toplumlar da tıpkı Anadolu’nun tarlaları gibidir. Eğer genç zihinler işlenmezse, en verimli toprak bile susar. Ama her insan zihnini bir tarla gibi görüp emek verirse; o zaman sadece birey değil, bütün bir memleket yeşerir.
Sonuç değişmez, Anadolu’nun sözü nettir:
“Emek olmadan ekmek olmaz.”
Toprak ekilmeden ürün vermez.
Zihin okunmadan düşünce üretmez.
İnsan, zihnine ne ekerse hayatında onu biçer.
Ama asıl mesele şudur:
Eğer bir insan zihnini boş bırakırsa, hayatını da başkalarının ektiği düşüncelerle yaşar.
Ve o zaman ne toprağı kendinindir,
ne de biçtiğin hayat…
Gerçek zenginlik; sahip olduklarımızda değil,
onu nasıl işlediğimizde,
nasıl düşündüğümüzde
ve nasıl bir insan olduğumuzda saklıdır. www.yenicizgihaber.com
Nehirlerin hafızası
24 Mart 2026 Salı 22:19Kışın ardından, sabır ve umutla gelen bahar
18 Mart 2026 Çarşamba 22:02Türkiye’de gıda enflasyonu
16 Mart 2026 Pazartesi 01:24Türkiye ekonomisinde cari açığın anatomisi
14 Mart 2026 Cumartesi 08:34Sessizleşen tezgâhlar
12 Mart 2026 Perşembe 12:58Sınırdaki savaşın gölgesi
10 Mart 2026 Salı 22:36Dünya, kadınların omuzlarında yükselir
08 Mart 2026 Pazar 10:45Gözyaşlarından yoksun bir yüzyıl
05 Mart 2026 Perşembe 08:09Emeğin poşeti boşalırken
04 Mart 2026 Çarşamba 07:44Büyümede esas, adaletli bir paylaşım
03 Mart 2026 Salı 00:39

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.