ALİ DOĞAN
Nehirlerin hafızası
Kendime Yazılarım
Dünya su günü’ne ithafen
Bazen bir nehrin kıyısında durduğumu hayal ediyorum. Suyun akışını izlerken şunu fark ediyorum: Nehirler konuşmaz ama anlatır. Gürültü yapmaz ama öğretir. Ve çoğu zaman insanın söylemeye cesaret edemediği gerçekleri, sessizce önümüze koyar.
Nehirler ve akarsular bilgedir oysa ki; hafızaları çok kuvvetlidir. Çünkü onlar yalnızca su taşımaz, bir toplumun izlerini de taşır. Üzerinden geçen köprüleri, kıyısında büyüyen çocukları, içine bırakılan atıkları, yapılan iyilikleri ve ihmalleri unutmadan akmaya devam ederler. Tıpkı toplumlar gibi… Yaşanan hiçbir şey gerçekten kaybolmaz; sadece akışın içinde birikir.
Kendime soruyorum:
Bir toplumun temizliği nereden başlar?
Kanunlardan mı, kurumlardan mı, yoksa insanın içinden mi?
Cevabın çoğu zaman çok uzakta olmadığını hissediyorum. Bir akarsu kirleniyorsa, bu yalnızca doğanın değil; sorumluluğunu unutan insanların hikâyesidir. Bir nehir kuruyorsa, bu sadece yağmurun azlığından değil; ihmallerin birikmesindendir. Çünkü doğa, insanın aynasıdır; ona nasıl davranırsak, o da bize öyle karşılık verir.
Nehirler çok yol kat eder. Engellerle karşılaşır, taşlara çarpar, bazen daralır, bazen genişler. Ama akmayı bırakmaz. İşte burada kendime bir ders çıkarıyorum:
Hayat, durarak değil; akarak temiz kalır.
Toplum, susarak değil; sorumluluk alarak güçlenir.
İnsanın ana maddesi sudur derler. Belki de bu yüzden suyun berraklığı, insanın yaşamla kurduğu bağın en sade göstergesidir. Ne kadar temiz tutulursa o kadar hayat verir; ne kadar ihmal edilirse o kadar sessizce eksilir. Bir toplumun gerçek zenginliği, sahip olduğu kaynakların çokluğu değil; onları koruyabilme bilincidir. Çünkü korumak, sadece bugünü değil, yarını da düşünmektir.
Bugün kendime şu gerçeği hatırlatıyorum:
Doğa bize ait bir miras değil, bizden sonrakilere bırakacağımız bir emanettir. Ve emanet, yalnızca kullanmak için değil; korumak için vardır.
Ve artık şunu biliyorum:
Bir nehir kuruduğunda sadece su çekilmez; umut çekilir, üretim çekilir, hayat çekilir. Su giderse, geriye sadece suskun bir toprak ve gecikmiş bir pişmanlık kalır. www.yenicizgihaber.com
Okumayan zihin, kuruyan toprak gibidir
22 Mart 2026 Pazar 20:30Kışın ardından, sabır ve umutla gelen bahar
18 Mart 2026 Çarşamba 22:02Türkiye’de gıda enflasyonu
16 Mart 2026 Pazartesi 01:24Türkiye ekonomisinde cari açığın anatomisi
14 Mart 2026 Cumartesi 08:34Sessizleşen tezgâhlar
12 Mart 2026 Perşembe 12:58Sınırdaki savaşın gölgesi
10 Mart 2026 Salı 22:36Dünya, kadınların omuzlarında yükselir
08 Mart 2026 Pazar 10:45Gözyaşlarından yoksun bir yüzyıl
05 Mart 2026 Perşembe 08:09Emeğin poşeti boşalırken
04 Mart 2026 Çarşamba 07:44Büyümede esas, adaletli bir paylaşım
03 Mart 2026 Salı 00:39

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.