Arif Nacaroğlu
Yazıcı
Yazıcı
ARİF NACAROĞLU
anacaroglu@evrensel.net
Yoksulluk böyle bir şey mi? Konu üniversiteler, öğretim üyeleri, öğrenciler olunca insanın aklına “Artık ayağa kalkamazsınız” diyen rakibine, 2. Dünya Savaşı’ndan yerle bir olmuş altyapısıyla çıkan Almanya bakanının verdiği “Üniversitelerimiz sapasağlam ayakta. Birkaç senede toparlanırız” cevabı geliyor.
“Üniversitelerimiz ayakta”
Bizde durum ne?
Öğrencilerimiz ayakta. Yurtlarda perişanlık. Batılı arkadaşı devlet bursuyla tek kişilik odalarda kalırken, bizim 10 katımız hızla bilgiye ulaşırken, bilgisini nota dönüştürürken kendi dışından hiç bir baskı görmezken, hatta ufak tefek de olsa bir motosiklet veya küçücük bir ikinci el araba alabiliyorken bizim genç öğrencimiz 8-10 kişilik odalarda kişisel mahremiyeti zedelenmiş, günde bir öğün yemek ve bulamadığı bilet parası yüzünden tabana kuvvet okumaya, mühendis, doktor, sosyal bilimci, öğretmen olmaya, hem de mezun olduğunda karşısına çıkacak olan duvarları bilerek okulunu bitirmeye çalışıyor.
Öğrencide durum bu.
Biat etmemiş, özgür öğretim üyesi ne durumda? Bir uyduruk bahane ile üniversiteden uzaklaştırılmamış ise, profesör maaşı yoksulluk sınırı. Rektör, dekan, bölüm başkanı bu sınıra dahil. Bulabilen varsa fazladan birkaç saat ders verip saat başına 80-100 lira alarak durumu kurtarmaya çalışıyor. Bir de tepeden gelen keyfi baskı ile uğraşmak var. Öyle komik(?) şeyler okuyoruz ki tam mizahlık. Bir üniversitede koskoca (O öyle zannediyor) dekan öğretim üyesinin ikinci el 500 liralık “yazıcısına” takmış. Tüm idare, hukuk büroları, ardından belki mahkemeler hepsi yazıcının peşinde. Sanırsın yazıcıya el konulup, acayip bir tasarruf sağlanınca dekanın fakültesi dünya sıralamasında ilk 100’e girecek. Bir diğeri “oda” derdinde. Tıp fakültelerinde yakın profesöre daha çok yatak, uzak hocaya sedye bile çok. Araştırma görevlisini saymıyorum bile. 150 bin liralık borca evlilik desteği olmasa(?) ömür boyu bekar. Sağdan, soldan (Sol olmaz. Terörist damgası yer) biraz dünyalık kazanma, malum yerlere kayıtlı olmadığından danışmanlık, yönetim kurulu üyeliği gibi olanağı da yok; yüksek lisans, doktora mı yapsın, hocasının işlerine mi yetişsin, öğrencilerin laboratuvarlarını mı hazırlasın.
Peki kurumun görünmez mutfağında çabalayan idari personel?
O kim?
Bilmiyorum ve merak ediyorum; şu anda üniversitesinin basiretsiz, atanmış yöneticisi ile mahkemelik olan kaç öğretim elemanı, kaç idari görevli, kaç öğrenci var? Dünya sıralamasında üniversitelerimiz bu alanda kaçıncı sırada?
Boğaziçi kayyumu
12 Şubat 2026 Perşembe 13:29Kentsel dönüşüm
06 Şubat 2026 Cuma 13:31Bakan Mehmet Şimşek açıklamış, “Ocak enflasyonu yüksek çıkacak.”
03 Şubat 2026 Salı 23:23Beceri
23 Ocak 2026 Cuma 00:40Ters yüz
17 Ocak 2026 Cumartesi 16:04Asgari ücret
24 Aralık 2025 Çarşamba 16:49Hukuk
15 Kasım 2025 Cumartesi 01:36Casus belli
07 Kasım 2025 Cuma 22:434+4+60
13 Ekim 2025 Pazartesi 00:23Kindar ve din...
25 Ağustos 2025 Pazartesi 23:25

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.