ALİ DOĞAN
Dünya, kadınların omuzlarında yükselir
“Dünyanın yarısını kadınlar oluşturur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir.”
Bu söz, insanlık tarihinin en yalın ama en güçlü gerçeklerinden biridir. Çünkü bir toplumun gerçek gücü yalnızca ekonomisiyle, teknolojisiyle ya da şehirlerinin büyüklüğüyle ölçülmez. Bir toplumun gerçek gücü, kadınlarının nasıl yaşadığıyla ölçülür.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bu yüzden yalnızca bir kutlama günü değildir. Bu gün, aynı zamanda insanlığın vicdanına sorular soran bir gündür.
Her gün televizyon ekranlarında bir başka haber düşer hayatımıza. Bir kadın; eşi tarafından, sevgilisi tarafından, arkadaşı tarafından ya da yalnızca “hayır” dediği için bir erkek tarafından katledilir. Kimi zaman bir parkta, kimi zaman bir evde, kimi zaman bir sokak ortasında… Bazıları yaşamını yitirir, bazıları ağır yaralı halde hayata tutunmaya çalışır. Bazıları ise son anda kurtulur ama hayat boyu taşıyacağı korkunun ve travmanın içinde kalır.
Bu haberleri o kadar sık duyar hale geldik ki, neredeyse birer istatistiğe dönüşmeye başladılar. Oysa her biri bir hayat, bir umut, bir hikâyedir.
Bir kadının hayatı, bir erkeğin öfkesiyle ya da egosuyla sona erecek kadar değersiz değildir.
Kadınların maruz kaldığı şiddet yalnızca fiziksel değildir. İş hayatında karşılaşılan mobbing, kamusal alanlarda yaşanan taciz, sosyal hayatta karşılaşılan ayrımcılık… Bunların her biri kadınların hayatını daraltan, özgürlüklerini sınırlayan görünmez duvarlardır.
Bir toplumun gerçek ilerlemesi, bu duvarları yıkabildiği ölçüde mümkündür.
Bu nedenle kadınların korunması yalnızca bireysel bir mesele değildir; aynı zamanda bir hukuk ve vicdan meselesidir. Kadınların yaşam hakkını koruyan güçlü ve caydırıcı yasalar; yalnızca suçluları cezalandırmak için değil, suçun oluşmasını engellemek için de gereklidir. Çünkü adalet yalnızca suç olduktan sonra verilen ceza değildir; adalet, suçun yaşanmasını engelleyebilen toplumsal iradedir.
Türk kadını ise tarih boyunca yalnızca hayatı büyüten bir güç değil, aynı zamanda milletin kaderini değiştiren bir irade olmuştur. Milli Kurtuluş Savaşı’nda cephane taşıyan, cephe gerisinde üretimi sürdüren, gerektiğinde cephede savaşan Anadolu kadınları; bu ülkenin bağımsızlık destanının görünmeyen kahramanlarıdır.
Cumhuriyet’le birlikte Türk kadını eğitimde, bilimde, sanatta, siyasette ve çalışma hayatında güçlü bir yer edinmiştir. Bu nedenle Türk kadınının mücadelesi yalnızca bir hak arayışı değil; aynı zamanda bir çağdaşlaşma yürüyüşüdür.
Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bu gerçeği şu sözlerle ifade etmiştir:
“Şuna inanmak gerekir ki dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”
Kadınların özgür olmadığı bir toplumda demokrasi eksik, adalet eksik, gelecek eksiktir. Kadınların korkmadan yaşayabildiği bir toplum ise yalnızca kadınlar için değil, insanlığın tamamı için daha aydınlık bir geleceğin kapısını aralar.
Kadın haklarından değil, insan haklarından söz etmeliyiz ve bu konuda kendimizi eğitmeliyiz. İnsan haklarına yeterince saygı göstermeyi öğrendiğimiz zaman hiçbir kadın hak aramak zorunda kalmaz.
Bu nedenle 8 Mart, yalnızca çiçek verilen bir gün değil; eşitliği, adaleti ve insan onurunu hatırlatan bir vicdan günüdür.
Tüm olumsuzluklara rağmen, inatla ayakta kalabilen kadınlara…
Sözlerimi Türk kadınının gücünü ve değerini anlatan Atatürk’ün şu sözleriyle bitirmek isterim:
“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın.”
Başta Cumhuriyet’in aydınlık yolunda yürüyen güçlü Türk kadınları olmak üzere; emeğiyle, bilgisiyle, cesaretiyle hayatı büyüten tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü saygıyla ve minnetle kutluyorum.
Daha adil, daha eşit ve daha özgür bir dünya dileğiyle…
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kaleme aldığım bu yazıyı, hayatı emeğiyle büyüten ve dünyayı daha yaşanabilir kılan tüm kadınlarımıza sevgi, saygı ve minnetle ithaf ediyorum. www.yenicizgihaber.com
ÖNEMLİ NOT: YENİ ÇİZGİ HABER'DEN
Kıymeti takipçilerimiz lütfen paylaştığımız haberleri, köşe yazılarını, sadece okuyup geçmeyiniz, beğeni, yorum ve paylaşım yaparak haber sitemize destek olmanızı önemli rica ediyoruz.. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayınız. Desteğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.
Yeni Çizgi Haber Gazetemizin; Web Sayfa ve sosyal medya hesapları şunlar;
https://www.yenicizgihaber.com/
https://www.facebook.com/profile.php?id=61564912765480
https://www.facebook.com/yenicizgihaber
https://x.com/yenicizgigazete
Gözyaşlarından yoksun bir yüzyıl
05 Mart 2026 Perşembe 08:09Emeğin poşeti boşalırken
04 Mart 2026 Çarşamba 07:44Büyümede esas, adaletli bir paylaşım
03 Mart 2026 Salı 00:39Bir olmanın öğretisi ve barışın izinde
01 Mart 2026 Pazar 15:10Anadolu’nun kokusu, sesi ve sıcaklığı
28 Şubat 2026 Cumartesi 10:39Aydınlanmanın izinde
27 Şubat 2026 Cuma 07:22Ağaç ve sessiz gelecek
25 Şubat 2026 Çarşamba 07:01Emeğin Baharı
23 Şubat 2026 Pazartesi 16:35Bitiş ve başlangıcın umudu
22 Şubat 2026 Pazar 12:08Bir kalpte başlayan okyanus
21 Şubat 2026 Cumartesi 12:22

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.