ALİ DOĞAN
Gaziantep, yıkımın kıyısında değil, merkezindeydi
Bazı şehirler depremi yaşar…
Bazı şehirler depremin içinde kalır.
Gaziantep, 6 Şubat 2023 depremlerinde yalnızca “etkilenen” illerden biri değildi. Özellikle Gaziantep merkezde yıkılan Emre Apartmanı, Nizip ilçesinde yıkılan Furkan Apartmanı gibi yapıların enkazı altında yaşanan can kayıpları; İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde ise doğrudan yaşanan büyük yıkım, Gaziantep’in felaketin merkezinde yer aldığını açıkça göstermiştir. Bu gerçek yalnızca tanıklıklarla değil, resmi verilerle de ortadadır.
13 Şubat 2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları kapsamında 13 ilde toplam 830 bin 783 binada, 3 milyon 273 bin 605 bağımsız birimde inceleme yapılmış ve ağır hasarlı, yıkık ve acil yıkılacak bina yapı sayısı 262.506, bağımsız birim sayısı 675 bin 899 olarak açıklanmıştır.
Gaziantep’te ise toplam 228 bin 272 binada, 842 bin 811 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapılmıştır.
Bu tespitlere göre;
15 bin 008 binadaki 36 bin 620 bağımsız birim ağır hasarlı, yıkık ve acil yıkılacak,
5 bin 662 binada bulunan 22 bin 829 bağımsız birim orta hasarlı,
42 bin 945 binadaki 252 bin 089 bağımsız birim az hasarlı,
135 bin 809 binada bulunan 461 bin 926 bağımsız birim ise hasarsızdır.
Bu veriler tek bir cümleyi zorunlu kılmaktadır:
Gaziantep, yıkımın kıyısında değil; yıkımın tam ortasındaydı.
Bu gerçek yalnızca istatistiklerle değil; yaşanan kayıplarla da hafızalara kazınmıştır. Afetin Gaziantep için bir risk değil, bir gerçeklik olduğunu ortaya koymaktadır.
Üç Yıl Geçti: “Geçici” Yaşam Kalıcılaştı
Deprem yalnızca binaları yıkmadı. Hayatın düzenini de parçaladı.
Gaziantep özelinde özellikle İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde yaklaşık 2 bin 025 konteynerde 21 bin 985 kişi hâlâ geçici olarak barınmaktadır.
Üç yıl…
Ve hâlâ “geçici” kelimesinin arkasına sıkışmış hayatlar…
Bu durum bize şunu göstermektedir:
Sorun yalnızca konut üretmek değil, dönüşümü doğru yerde ve doğru yöntemle yönetememektir.
Rezerv Alan Tartışması: Taşıyarak mı, Yerinde mi?
Afet sonrası iyileştirme yalnızca konut yapmak değildir. Bu süreç; sosyal düzenin korunması, ekonomik hayatın sürdürülebilmesi ve kent bütünlüğünün yeniden kurulmasıdır.
Bu nedenle rezerv alan uygulamalarında “taşıma” yöntemi, toplumun yaşam damarlarını kesmektedir. Çünkü taşınan sadece insanlar değil; mahalle kültürü, iş düzeni, eğitim sistemi ve sosyal bağlardır.
Gaziantep’in ihtiyacı; yerinden eden değil, yerinde yaşatan bir dönüşüm modelidir.
Afet Yönetimi Teknik Bir Disiplindir
Plansız ve hız odaklı dönüşüm;
zemin risklerini büyütür,
altyapıyı yetersiz bırakır,
ulaşımı kilitler,
yeni yapılaşma hataları üretir.
Bu nedenle Gaziantep’in ihtiyacı yalnızca yeni bina değil; dirençli şehir planlamasıdır.
Meslek Örgütleri Sürecin Dışında Kalamaz
Deprem sonrası yeniden yapılanma yalnızca idari kararlarla yürütülemez. Üniversiteler, mühendislik odaları ve şehir plancıları bu sürecin doğrudan paydaşı olmak zorundadır.
Çünkü şehir yalnızca betonla değil, bilimle yeniden kurulur.
Yapı Denetimi Yeniden Kurulmalıdır
Bugün en kritik mesele yapı denetim sistemidir. Yapı denetiminin finansmanının yapı sahipleri üzerinden yürütülmesi, denetimin bağımsızlığını zayıflatmaktadır.
Bu nedenle yapı denetim sistemi; yerel yönetimler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortak yapısında, kurumsal ve güçlü bir modele dönüştürülmelidir.
Denetimi sağlıklı yapmayan yapı denetim kuruluşları için;
ruhsat iptali,
faaliyet durdurma,
ağır para cezaları ve cezai sorumluluk
net şekilde uygulanmalıdır.
Çünkü yapı güvenliği bina yıkıldıktan sonra değil, bina yapılırken sağlanır.
Sonuç: Gaziantep’in İhtiyacı Beton Değil, Bilimdir
Gaziantep yeniden yapılabilir.
Ama güven yeniden inşa edilmezse, hiçbir bina sağlam değildir.
Binalar yıkıldıktan sonra suçlu aramak toplumu rahatlatmaz.
Asıl sorumluluk, bina yıkılmadan önce hatayı durdurmaktır.
Gaziantep’in ihtiyacı;
plansız hız değil bilimsel akıl,
taşıma değil yerinde dönüşüm,
denetimsiz büyüme değil dirençli şehir modelidir.
Ve unutulmamalıdır:
Denetim yoksa dönüşüm yoktur.
Bilim yoksa güven yoktur.
Güven yoksa şehir yoktur. www.yenicizgihaber.com
Kerbelâ'dan bugüne vicdanın ve adaletin sınavı
26 Haziran 2026 Cuma 12:49Bugün Babalar Günü...
19 Haziran 2026 Cuma 22:52Temmuz 2026 beklenen zam
15 Haziran 2026 Pazartesi 13:44Butlan sonrası CHP'de siyasetin yönü
12 Haziran 2026 Cuma 15:51İşsizlik rakamlarının anlattığı gerçek
05 Haziran 2026 Cuma 00:27Kuvâ-yı Milliye ruhu ayrışmanın değil, birliğin adıdır!
03 Haziran 2026 Çarşamba 14:17Değişimden korkanlar, geleceği kaybeder
30 Mayıs 2026 Cumartesi 16:48Bir Bayram sabahı
28 Mayıs 2026 Perşembe 15:47Siyasi partiler, hukuk ve demokrasinin geleceği
22 Mayıs 2026 Cuma 17:0519 Mayıs bir milletin yeniden doğduğu gün
18 Mayıs 2026 Pazartesi 07:17

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.